Tarih: 24.06.2022 21:38

GELECEK PARTİSİ: ELMA ŞEKERİNİN İÇİNDEKİ ZEHRİN FARKINDAYIZ: DEZENFORMASYON YASASINA HAYIR!

Facebook Twitter Linked-in

Gelecek Partisi Genel Baskan Yardimcilari Doç. Dr. Selçuk Özdag, Ayhan Sefer Üstün ve Prof. Dr. Serap Yazici, Cumhur Iktidari’nin çikarmak için kollari sivadigi Dezenformasyon Yasasi’na iliskin bir açiklama yayinladi. Ifade özgürlügünü muglak ifadelerle dogrudan ortadan kaldiracak yasaya karsi Gelecek Partisi harekete geçerek ‘Hep birlikte bu yasaya dur diyecegiz’ iradesini gösterdi ve bu kapsamda Ankara’da temsilciligi bulunan pek çok gazete-medya temsilciliklerini ziyaret etti. Ziyaretleri gerçeklestiren Gelecek Partisi Genel Baskan Yardimcisi, Sivil Toplum ve Halkla Iliskiler Baskani Doç. Dr. Selçuk Özdag, gittigi tüm adreslerde bu yasanin ‘Hapsetme Yasasi’ olduguna önemle vurgu yapti.
 

Selçuk Özdag’a ziyareti sirasinda, Parti Politika Izleme Kurulu Baskan Yardimcisi Gülnur Hayran, Sivil Toplum ve Halkla Iliskiler Baskan Yardimcilari Hakverdi Altug, Ali Burak Topaloglu ve Ergün Peker eslik etti. Özdag, ziyarette bulundugu medya sektör temsilcilerine basta Genel Baskan Prof. Dr. Ahmet Davutoglu olmak üzere, Hukuk ve Seçim Islerinden Sorumlu Genel Baskan Yardimcisi Ayhan Sefer Üstün ile Insan Haklari’ndan sorumlu Genel Baskan Yardimcisi Prof. Dr. Serap Yazici’nin selamlarini iletti.

Iki gün süren ziyaretlerde Özdag ve beraberindeki heyet, Yeniçag Gazetesi, Flash Haber, Gazeteciler Cemiyeti, Küresel Gazeteciler Konseyi, Tv5, Milli Gazete, Sözcü Gazetesi, Cumhuriyet Gazetesi, Ilk Sayfa Gazetesi, KRT Televizyonu, ANKA Haber Ajansi, Baskent Postasi’ni ziyaret ederek Dezenformasyon Yasasi için birlik beraberlik vurgusu yapti ve gösterdikleri ilgiden dolayi medya temsilcilerine tesekkürlerini iletti.

“Iktidar yine her zamanki bildik numaralarindan birini yaparak adina “Dezenformasyon Yasasi” dedigi aslinda sosyal medyaya sansür getiren “elma sekeri içine zerk ettigi zehirli” bir yasa teklifini meclisten geçirmek üzere” diye sözlerine baslayan Özdag, uzun zamandir artarak devam eden sansürcü anlayisin dozajinin arttigini kaydetti.
Iktidarin, en bastan beri geçmiste tatbik edilen ne kadar yanlis uygulama varsa, hepsini kendi siyasetine malzeme yaptigini belirten Özdag, “Iktidar bunlari sömürme ve üstüne yeni sömürü alanlari olusturma konusunda da her türlü olguyu araçsallastirmaktadir. Bu konuda çok mahir ve ince bir strateji uygulamakta olduklarini da itiraf etmeliyiz” dedi.
Özdag, “Bu iktidar herhangi bir konuda düzenleme yapacagi zaman önce o meseleyi çözümsüz ve içinden çikilmaz bir hale getiriyor. Insanlarin illallah demesini ve magduriyetlerin çogalmasini bizzat körüklüyor ve yol veriyor. Sonra bu sorunu da ben çözerim diyerek ortaya çikiyor ve bir kurtarici edasiyla aslinda kendi elleriyle büyüttügü meselelerin üstünde sörf yapiyor. Tipki uzunca bir süredir aslinda CB hakaret vs iddialari vs gibi birkaç konu disinda müdahale etmedigi sosyal medyadaki kakafoni gibi.

Sosyal medyayi, yandas ve trolleri ile domine ederek yalan, iftira ve haysiyet cellatligi ile bu kesmekesi körükledigini bizzat ortaya çikan itiraflardan ve kendi beyanlarindan biliyoruz. Ama konunun içeriginden haberi olmayan vatandaslara sanki iyi bir sey yapiliyormus algisi ile adina sosyal medya düzenlemesi yerine dezenformasyon yasasi diyerek magdur vatandaslarimizin gönlünü oksuyor. Iktidar, Insanlarin ve belli bir çogunlugun iyi bir sey yapiliyor hissi ile tamam yahu, bu haysiyet cellatligina bir son vermenin zamani gelmisti zaten diyecegi elma sekeri görüntüsü altinda zehirli bir tatliyi topluma dayatiyor.

Iktidar her konuda oldugu gibi bu düzenleme ile de kendi taraftarlarinin yalan ve iftiralarina kayitsiz ama muhalif kesimin dogrularina ceberut bir pratigi hayata geçiriyor. Yasada “kamu düzeni” “kamu sagligi” “kamu yarari” gibi genel ve muglak ifadeler kullanilmasi bilinçli bir tercihtir. Bu sekilde uygulama/yargilama esnasinda ortaya çikacak takdir yetkisini rahatça kullanacaktir. Bu gri alanlar sayesinde kendi yandaslarini, trollerini ve tetikçilerini tereyagindan kil çeker gibi alip takibata konu etmeyecekler, muhalifler ve siradan vatandaslar için ise takdir yetkisini onlarin aleyhine sonuna kadar hoyratça kullanacaklardir.
Bu yasa ile Iktidar, toplumsal ve kurumsal muhalefetin az da olsa nefes borusu olan sosyal medyayi kendi yandaslarinin cirit attigi ama muhaliflere tuzak ve dikenli tellerle çevrili bir yer haline getirmektedir.
Iktidar, yol ve imkan verdigi trol ve yandaslarin her türlü haysiyet cellatligina kör ve sagir ama muhaliflerin aldigi nefese bile radarlarini sonuna kadar açacaktir. Avinin ölmesini bekleyen akbaba misali sosyal medya mecralarinda muhalif avina çikacaktir ki zaten bunu yapmaktadir.
Buradan bir kere daha hatirlatmak ve uyarmak isterim ki; yasanin içindeki süslü cümlelere ve tatli dillere kanmayacagiz.

 

Elma sekeri içindeki zehrin farkindayiz. Önce ülkem ve halkim diyen tüm demokratlara sesleniyorum;
 

Bu konuda ses yükseltelim. Hukuki ve mesru alanda yeri gögü inletelim. Nasil olsa önümüzde bir seçim var o zamana kadar ne yaparlarsa yapsinlar demeyelim” ifadelerini kullandi.
 

BU YASA YEREL BASINI YOK ETMEK ISTIYOR
 

Söz konusu yasa teklifinin bir baska dikkat çeken tehlikesinin yerel basini yok etme üzerine kurgulandigini da vurgulayan Özdag, “Cumhur Partisi her geçen gün halk nezdinde zayiflarken devlette ve bürokraside güçlenmek için siyasi mühendislik yoluna ve zaman zaman da kanuni düzenlemelere ihtiyaç duymakta. Hangi iktidar ayakta kalmak için siyasi ve kanuni mühendisliklere basvurduysa yikilmistir. Bu iktidar da gelecek dönem olmayacaginin isaret fisegini bir yandan seçim kanunu ile bir yandan bu dezenformasyon yasasi ile göstermistir.
 

Elbette sosyal medyanin bir düzenlemeye ihtiyaci vardir ama bunu yaparken elma sekerinin içerisine zehir zerk etmisler;
- Bir, ilanlari azaltarak yerel medyayi ortadan kaldirmak istiyorlar, medyada tekellesmeye gidiyorlar zaten çogu kurumu arka bahçeleri yapmak isteyip basardilar,
- Iki, dezenformasyon yasasinin 29. Maddesi ile kendilerini destekleyen gazetelerin, internet medyasinin yapmis oldugu hatalarini görmeyip muhalefetin piresini deve yapmak istemektedirler.
Bu yasa ile konusmayin, susun diyorlar. Bu sansür yasasi da degil, susturma yasasi da degil bu gazetecileri ve siyasetçileri hapsetme yasasi. Konusan biz olalim siz bizi takip edin diyorlar, oysa Cumhuriyet, fikri hür, irfani hür, vicdani hür nesiller ister.

 

Basin özgürdür, asla hapsedilemez, siyasetçiler de asla susmaz. Biz Gelecek Partisi olarak, Dezenformasyon Yasasi mecliste gündeme gelir gelmez gündemimize aldik ve kamuoyuna mal etmeye çalistik; medya ile 6’li masa ile bunu ele alip gündeme getirdik. Bu yasa komisyonda harfi harfine geçti. Hükümet bu yasaya iliskin Yargitay’dan bir üye talep etti ve gelen üyenin açiklamalarindan da rahatsizlik duyarak; bu yasa böyle çikarsa yargida kargasa çikar AYM’nin yükü artar, AIHM’de mahkum oluruz tazminatlar öderiz demis olmasina mütevellit Cumhur Iktidarinin mensuplari ‘siyaset yapma’ diyerek cevap verdiler. Demek ki meseleye ‘biz yaparsak olur’ mantigi ile yaklasiyorlar. Bu yasayi bir müddet ertelediler, gönül ister ki bu 29. Maddeyi bu yasadan tamamen çikarsinlar, eger bu maddeyi tamamen çikarmazlarsa keser döner sap döner gün gelir hesap döner, bu ayarini bozduklari kantar bir gün gelir onlari da tartar” dedi.


“BU YASA IKTIDARI KAYBEDECEKLERININ ISARET FISEGI”
 

Bir kez daha bu yasanin iktidar için ‘sonun’ baslangici oldugunu kaydeden Özdag, “Bu yasa iktidari kaybedeceklerinin isaret fisegidir. Kaybedecekler! Kaybettikten sonra da bu yasa bumerang gibi kendi yandas medyalarini vuracak ama biz bundan da üzüntü duyariz. Eskiden ‘ferman padisahinsa daglar bizimdir’ diyordu Köroglu, yandas medyayi ele geçirenlere karsi ‘sosyal medya da bizimdir’ diyordu hür düsünenler, demokratlar. Simdi iktidar bu yasa ile ‘biz sosyal medyayi da zapt u rapt altina aliriz’ diyor. Ama bizler susmayacagiz. Türkiye 1000 yillik bir devlet 5 bin yilik milletin çocuklarinin yasadigi cografya, 100 yillik Cumhuriyet, biz susmadan konusmaya devam edecegiz, konusmamizdan rahatsiz olmasinlar çünkü geçmiste de Sayin Recep Tayyip Erdogan ve arkadaslari muhalefetten geliyorlar kendilerine yapilanlardan dolayi sikayetçiydiler bu sikayetlerinde samimi olmadiklari görülüyor. Ne yaparlarsa yapsinlar bu da geçer ya hu!” diye konustu.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —