Tarih: 24.04.2022 17:44

Selçuk Özdağ milyonların sesi, vicdanların sözcüsü oldu

Facebook Twitter Linked-in

İşçi Sendikaları tarafından yapılan araştırma sonucunda açlık rakamının 4948 TL olarak açıklandığını kaydeden Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selçuk Özdağ, “Açlık rakamı 4948 TL olarak açıklanırken asgari ücret 4324 TL. Bu ülkenin en az yüzde 50'si asgari ücretle geçimini sağlamaya çalışıyor. Yani açlık sınırının altında yaşıyor. Açlık,sefalet,kötü yönetim,rüşvet, yolsuzluk bir ülkenin felaketine yol açabilir. Beka meselesini sadece bölücülükle ilişkilendirmek yanlıştır.Vatandaşı canından bezdiren bir hayat pahalılığı vatandaşla devlet arasındaki ipleri gevşetir, bağlılığı örseler,aidiyetini aşındırır. Bugün tam da öyle bir hal yaşıyoruz. Kitleler perişan, insanların büyük kısmı asgari ihtiyaçlarını gideremiyor” dedi.

AHLAKSIZLIĞIN EN YAYGIN OLDUĞU TOPLUMLAR KRİZ TOPLUMLARIDIR

Özdağ halkla lktidar sahipleri arasındaki ayrışmanın iyice ayyuka çıktığını kaydederek, “Roma İmparatorluğu döneminde dahi iktidar sahipleri ve yandaşları bu kadar saltanat yaşamadı. İki millet var sanki bir tarafta saraydakiler,diğer tarafta sarayın dışındakiler. Aç bir toplum değerlerini yemeye başlar.ahlaksızlığın en yaygın olduğu toplumlar kriz toplumlarıdır.İnsanlar ihtiyaçları için her şeylerini satmaya başlarlar,tüm değerlerini, inançlarını... Bu tip toplumlarda ideoloji yapılmaz, vatandaşın derdine çareler aranır, sorun giderici bir siyaset izlenir, çözüm odaklı siyaset yapılır.Esefle belirtiyoruz ki bizde tam tersi yapılıyor, aç, yoksul toplumlara ideolojik vaatleriyle gidiliyor. Bu tarz siyaset hem taraftar üretmez hem de ülkenin bütünlüğüne zarar verir” ifadesinde bulundu.

BİLGİDEN, BİLİMDEN, AKILDAN MAHRUM POLİTİKALAR ÇARE BULAMAZ

“Hiç bir siyaset milli bütünlükten önemli değildir” diyen Özdağ sözlerini şöyle sürdürdü, “Politikalarımız, vaatlerimiz, projelerimiz hep bu çerçeve içinde kalmalıdır. Aksi takdirde Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak mümkün. Çok derin bir kriz yaşanıyor. Bunun temel nedeni bilgiden, bilimden,akıldan mahrum politikalardır. Rüşvetin ekonominin rüknü haline geldiği bir ülkede işleri kolay kolay rayına sokamazsınız. Bakın daha birkaç hafta önce açılan Tokat hava alanına uçak inemiyor. Çünkü hava alanının yapıldığı yer çok rüzgar alan, en son hava alanı yapılması gereken bir yer. Bartın'a yapılan hava alanı yolcu bulamıyor. 1915 Çanakkale köprüsünün garanti edilen araç sayısını bulabilmesi için on yılların geçmesi gerekecek. Bütün bu süre içinde bu garantilerin parası milletin verdiği vergilerden çıkacak. Yani cebimizden… Kimse,'kardeşim bu nasıl hesap, içinizde hesap kitap bilen hiç kimsede mi yok' diyemiyor. Çünkü dağlaşmış egolarıyla gözleri hiç bir şey görmüyor, kulakları hiç bir uyarıyı işitmiyor.”

ETİKETLER YERİNDE DURMUYOR, İKTİDARIN UMRUNDA DEĞİL..!

Bir ay içerisinde başta temel gıdalar olmak üzere etiketlerin sürekli değiştiğini ve yerinde durmadığını kaydeden Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selçuk Özdağ, “Bizi felakete götüren bu politikanın maliyeti her geçen gün biraz daha artıyor. Hala iktidarın umurunda değil. Rasyonel hareket eden,vatandaşın feryatlarına kulağını açan bir iktidar bu sefalet ortamında yandaşlara 5-6 maaş verecek adımlar atmaz. Ama aynı savurganlık, pervasızlık devam ediyor.Emekli 2 Bin 500-3 Bin TL'ye geçinmeye mahkum edilirken sadakatine göre yandaş bürokratlara 5-6 maaş bağlanabiliyor. Bu elbette kötü bir politika ama daha kötüsü vatandaşın çığlıklarına kapalı politikayı alkışlayanların olması. Bir ülkenin halkı ülkeyi bu hale getirenleri alkışlarsa o ülke düzelir mi? Başarısızlığı, yolsuzluğu, rüşveti alkışlayan sayıları belirli yandaş grupları bütün o sonuçları adeta hak etmiş demektir. Muhalefet bu ağır yükün atından nasıl kalkacağına kilitlenmeli ve halkı bu çukurdan çıkaracağına ikna etmelidir. Yoksa Ankara'da başka, Diyarbakır'da başka konuşarak, ekonomiyi, ekmek davasını bir tarafa bırakarak siyaset yapmak tam da Erdoğan'ın en çok istediği şeydir. Önümüzdeki seçimlerin kaderini belirleyecek olan etnik veya bölgesel dalkavukluk değil, çözüm üretici,insan odaklı,toplumun taleplerini yerine getiren politikalardır” dedi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —