Etyen Mahçupyan Davutoğlu öncülüğünde kurulacak yeni partinin kurucular kurulunda!

Eklenme Tarihi: 30.11.2019 11:56:00 - Güncellenme Tarihi: 30.11.2019 11:59:43

Kürt meselesinde inkarcı politikalara getirdiği eleştirileri, FETÖ’nün yargı eliyle devleti ele geçirme hevesini deşifre eden yazılarıyla bilinen Etyen Mahçupyan, Davutoğlu öncülüğünde kurulacak yeni partinin kurucular kurulunda. 

Etyen Mahçupyan’ın Sayın Davutoğlu’nun öncülüğünü yaptığı siyasi harekete dahil olması hem Mahçupyan’ın hem de Davutoğlu’nun vizyonunu göstermesi açısından önemli. Mahçupyan Anadolu sosyolojisini toplumsal değişimin motor gücü olarak değerlendiriyor, Davutoğlu ise ufukları geniş bir siyasi hareket düşünüyor. Buluşma bu vizyonun da altını çiziyor.

Mahçupyan aynı zamanda Kürt meselesinde geleneksel “inkarcı” siyasetleri daima eleştiren ve sorunun çözüme kavuşturulması için cesur bir vizyona sahip olunması gerektiğini savunan bir entelektüel.

Zaman gazetesinde yazarken FETÖ’ye ilk ciddi eleştirileri getirdi


Toplumda zayıf olanların ve temsil edilmeyenlerin sözcüsü olmak pahasına ucuz formüllerin ve klişe çözüm önerilerinin peşinde hiçbir zaman koşmadı.   

İktidarla FETÖ arasındaki savaşın en civcivli olduğu zamanlarda ‘hizmet’in hangi amaca hizmet ettiğini sorgulamaktan geri durmadı.

İşte tam da bu nosyonla FETÖ örgütünü kavramsal düzeyde yapısöküme uğratan ilk eleştiriler ve mücadelede atılması gereken kritik adımların ipuçlarını da yazılarıyla verdi.

Hükümeti o dönem sık sık FETÖ’nün elinde biriktirip durduğu, günü geldiğinde, uygun bir zamanda kullanmak üzere elinde beklettiği dosyalar hakkında uyardı.  

FETÖ’nün dindar kesimi özgürleştirici bir misyon olmaktan çıkıp devleti ele geçirme hevesine kapıldığı tespitini dile getiren, FETÖ’nün ne kadar hırçınlaşabileceğini açık eden ilk yazıları yine Etyen Mahçupyan yazmıştı.

Mahçupyan’a göre 17-25 Aralık soruşturmaları FETÖ’nün siyasallaşma eğiliminin şahikasıydı ve pislik ortalığa saçılmıştı. 

Dersane tartışmasında, FETÖ’nün gözü dar gelirli ama yetenekli gençlerin üzerinde diyerek Gülen’in dersanelerine ihtiyaç olmadığını, iktidar-FETÖ tartışmalarının yaşandığı ilk günlerde bir tespit olarak ortaya koydu.

17-25 Aralık ve ardından gelen yolsuzluk operasyonuyla FETÖ’nün yargıyı bir siyasi enstrüman olarak kullandığını belirten ilk kişiydi. Üstelik bu uyarılarını Zaman gazetesinde dile getirdi. Yargının siyasallaştığını, sınırlarını hayli esnettiğini, ciddiyetsiz davrandığını tarihe not düştü.

FETÖ’nün hükümeti yargı yoluyla sıkıştırdığı, kendisini milli iradeyi temsil eden bir güç olarak lanse etmeye heveslendiği o karanlık günlerde FETÖ’cülere Zaman gazetesindeki yazılarıyla ‘dur’ ihtarında bulunan ilk isimlerden biriydi Etyen Mahçupyan.

‘Hizmet’in bir gönül hareketi olmaktan çıkıp İslami kitleler dışındaki güçlerle koalisyonlar kurduğunu ve bunu hükümet aleyhine kullandığını FETÖ’nün belki de en güçlü olduğu zamanda dile getirdi.

Entelektüelin sorumluluğu ve Mahçupyan’ın bir entelektüel olarak kısa portresi 


Etyen Mahçupyan sahip olduğu sorgulayıcı ve şüpheci kafayla endişelerini daima dile getiren ve kritik zamanlarda kritik uyarılarda bulunan bir entelektüeldi.

İktidara hakikati söylemek hiçbir zaman bir entelektüel için nihai amaç olamazdı. Mahçupyan da bununla yetinmedi. Şovenist milliyetçilikle otoriter kemalizm arasına sıkışmış imtiyazları sorgulayan yazılar yazdı.

Mahçupyan aynı zamanda Kürt meselesinde geleneksel “inkarcı” siyasetleri daima eleştirdi ve sorunun çözüme kavuşturulması için cesur bir vizyona sahip olunması gerektiğini savunageldi

Şovenist milliyetçi, reaksiyoner, içe kapanmayı salık veren iktidar dilinin sağladığı konfor alanını gizleyen perdeyi aralama gayretinde oldu hep. İnsanlar için tek bir standart aramanın tehlikeleri konusunda toplumu uyaran yazılarıyla sivrildi.

Onun yaşamı korkusuzca ruhla muhalefete adanmış bir hayatla benzeşebilirdi. Güç odaklarına meydan okuyuşuyla, umursamazlıklara direnişiyle daima enerjisi yüksek ve muhalif bir entelektüeldi.

Etkili iletişim araçlarının iktidar sahipleri tarafından gasp edildiği bir düzende siyasal alanın cansızlaştırılmasına, güçten düşmesine karşı koyan bir entelektüel olarak Etyen Mahçupyan’ın Türkiye’de sayıları gittikçe azalan bir cesaretliler sınıfına mensup olduğunu söylemekle mübalağa etmiş sayılmayız.

Türkiye’de iktidarın siyaset alanını içinden çıkılmaz bir bataklığa hapsetme girişimini, bitmek bilmeyen bir enerjiyle eleştirme, etkisini kırma girişimi olarak da okunabilir Mahçupyan’ın yazıları.

Değişimin motor gücü Anadolu


Tıpkı Davutoğlu’nun savunduğu gibi devlet yönetiminde şeffaflığın (Çoğu kaynak Davutoğlu’nun başbakanlıktan el çektirilmesine neden olarak onun şiddetle savunduğu şeffaflık yasasını gösterir) önemine dikkat çektiği onlarca yazı kaleme aldı. Açık toplumun açıklığından yararlanmanın tehlikelerini vurguladı. Şeffaflığın demokrasinin oluşması için zorunlu ön koşul olduğunu savundu.

Mahçupyan’ın Sayın Davutoğlu’nun öncülüğünü yaptığı siyasi harekete dahil olması hem Mahçupyan’ın hem de Davutoğlu’nun vizyonunu göstermesi açısından önemli. Mahçupyan Anadolu sosyolojisini toplumsal değişimin motor gücü olarak değerlendiriyor, Davutoğlu ise ufukları geniş bir siyasi hareket düşünüyor. Buluşma bu vizyonun altını çizmiş oluyor.


kaynak: medyanotu


http://www.enpolitik.com/haber/317897/etyen-mahcupyan-davutoglu-onculugunde-kurulacak-yeni-partinin-kurucular-kurulunda.html

Sizin Yorumunuz:

*
*