Türk Tarihçiliğinin duayen ismi: Şehir Üniversitesi suç işlemiştir! Suçu, 'bilgi üretmektir'

Eklenme Tarihi: 15.11.2019 11:02:00 - Güncellenme Tarihi: 15.11.2019 11:02:39

Halkbank'ın hukuksuz bir şekilde Şehir Üniversitesi'nin tüm mal varlığına el koymasına üniversitenin tarih bölümünde görevli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Genç de tepki gösterdi. Binlerce öğrencinin mağdur edildiği hukuksuz uygulamayla ilgili Genç, "Türkiye'de bilgi üreten üniversite sayısı yok denecek kadar az ve Şehir Üniversitesi bunu başaran nadir üniversitelerimizden. Dolayısıyla Şehir Üniversitesi bu suçu işlemiştir. Cezayı hak ediyor" tepki gösterdi.

Halkbank'tan iki yıl önce üniversiteyi büyütmek için kredi çeken İstanbul Şehir Ünivirsitesi, bankanın milyarlarca liralık mal varlığına karşılık, 400 milyonluk borç için üniversitenin tüm hesaplarına el koydurdu. Hukuksuz uygulama nedeniyle üniversitede eğitim ve öğretim imkansız hale geldi. 

Yaşanan bu hukuksuzluğa pek çok çevreden tepkiler gelmeye devam ediyor. Üniversitenin haksız bir şekilde mağdur edilmesini sosyal medya üzerinden gündeme getiren "Bu Şehir Hepimizin" adlı Twitter hesabından üniversitede görevli Tarihçi Mehmet Genç'in bir videosu yayınlandı.

"HADDİNİ AŞTI"

Genç yayınlanan videoda, Üniversitelerin iki önemli görevi olduğunu bunların bilgi üretmek ve bunları gençlere transfer etmek olduğunu söyledi. Türkiye'deki üniversitelerin ise bu çok pahalıya mal olan uğraşı yapamayarak, sadece Batı ülkelerinin ürettiği bilgileri tercüme edip, topluma aktarmaktan öteye geçemediklerini ifade eden Genç sözlerine şöyle devam etti:

"Türkiye'de bilgi üreten birkaç üniversitenin başında Şehir Üniversitesi geliyor. Şehir Üniversitesi bu suçu işlemiştir. Bu cezayı hak ediyor galiba. Bilgilerimize yenilerini katmak istiyordu ve bu haddini aşmak sayıldı. Onun için kapatmaya yöneldiler" 

"DİĞER ÜNİVERSİTELER UCUZ VE KOLAY YOLU SEÇİYOR"

İşte Genç'in o sözleri:

"Üniversitelerin başlıca iki fonksiyonu var, birinci fonksiyon mevcut bilgilerin alanını genişletmek, yeni bilgiler elde etmek. İkincisi oluşan bilgi stokunu topluma özellikle gençlere transfer etmek. Birinci fonksiyon araştırma, ikinci fonksiyon ise öğretim. Araştırma pahalı bir şeydir. Hem çok para ister, enerji ister, fedakarlık ister ve sonucunu kestiremezsiniz. Uzun zaman, çok para harcarsınız ve bir sonuca ulaşamayabilirsiniz. Onun için bu lüksü, hala Batı dünyası kendi tekeline almış bulunuyor. Batı dışı dünya ise Batı'nın elde etmiş olduğu bilgileri öğretmekle vaktini geçiriyor. Bu daha ucuz ve daha kolay.

Türkiye'deki üniversitelerin sayısı 200'ü geçti, devlet ve vakıf üniversiteleri olmak üzere. Bunların da çoğunun belki de hepsinin asıl fonksiyonu, mevcut bilgi stokunu daha doğrusu Batı dünyasının meydana getirdiği bilgileri tercüme edip gençlere ve topluma aktarmaktır. Yeni bilgi meydana getirmek ise bizim üniversitelerimizde çok nadir bir vakadır.

Şehir Üniversitesi ise bu suçu işlemiş üniversitelerimizin başında geldiği için bu cezayı galiba hak ediyor. Yeni bilgiler meydana getirmek üzere 10 senedir bu yönde ki sebatı ısrarla sürdüren bir üniversitedir. Bilgilerimize yenilerini katmak istiyordu. Bu haddini aşmak sayıldı. Onun için kapatmaya yöneldiler. 


http://www.enpolitik.com/haber/317536/turk-tarihciliginin-duayen-ismi-sehir-universitesi-suc-islemistir-sucu-bilgi-uretmektir

Sizin Yorumunuz:

*
*