Göktan Ay sordu, Ortaş cevapladı: 'Çin Yükseköğretimi ve akademisyenlik'

Enpolitik yazarı, iletişim Dr. Göktan Ay’ın, Çukurova Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ortaş ile “Çin’de yükseköğretim ve akademisyenlik” üzerine yaptığı röportajı yayınlıyoruz...
Eklenme Tarihi: 26.10.2019 12:21:00 - Güncellenme Tarihi: 26.10.2019 12:30:46

Enpolitik yazarı, iletişim Dr. Göktan Ay’ın, Çukurova Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ortaş ile “Çin’de yükseköğretim ve akademisyenlik” üzerine yaptığı röportajı yayınlıyoruz...

AY: 13 yıl sonra Çin’de nasıl bir  izlenim edindiniz?

ORTAŞ: Çin Halk Cumhuriyetini ilk defa 2015 yılında “Bitki Besleme Kolokyumuna” katılmak üzere bulunmuş, Pekin’deki toplantıdan sonra, uzun bir tren yolculuğu ile Şanghay geçmiştim. 13 yıl geçti ve geçen Kasım 2018’de bu kez bir başka “bitki besleme sempozyumuna” katılmak üzere davetli olarak Wuhan ’da Huazhong Tarım Üniversitesi’nde bulundum.

AY: Çin, bilimsel yönden ABD’yi geçiyor mu?

ORTAŞ: Çin bugün; 1.5 milyara yakın nüfusu ve 9.59 milyon kilometrekarelik yüzölçümüne sahip. Yıllık % 6-7 aralığında büyüme ile 7.5 trilyon dolarlık milli geliri ve kişi başına gelirinin 6000 USD üzerinde olduğu, dünyanın ikinci büyük ekonomisine sahip devasa dinamik bir ülke. 12 yıl aradan sonra davet edildiğim Wuhan’daki üniversitedeki izlenimlerim ve derlediğim bilgiler, Çinin beklediğimden de daha büyük bir hızla büyümekte ve dünyada ticarete söz sahibi olmaya çabalamaktadır. Ülkenin iç bölgelerindeki beşinci büyük kenti Wuhan; havaalanı, üniversiteleri, ticareti ve sanayisi bakımında hızla gelişmiş.  

2005 yılına göre bugün, Çinlilerin hem gelirleri (maaşları) artmış hem de satın alma değeri de aynı şekilde yükselmiş. Nerdeyse her şey batıdaki marketlerdeki düzeye ulaşmış durumda. Ürünlerin ederi ülkemiz ile kıyaslandığında hemen hemen eşyanın fiyatı nerdeyse bizdeki ürünlerin değerlerine yakın görülüyor (özellikle ülkemizdeki son zamlılardan sonra fiyatların birbirine yakınlaşmış)

AY: Şu anda Çin’de günlük yaşam nasıl?

ORTAŞ: Bir Çin Yuvan’ı 0.78 TL eşdeğerinde. Kamu taşımacılığı ve olanakları çok ucuz. Hemen herkese ev imkânı sağlanmış durumda, işsizlik oranı nerdeyse yok gibi. İşsizliğin % 3-4 olduğu belirtiliyor. Hemen her sokak başında temizlik işçisi görüntüsü var, bu, çok sayıda kişinin kamuda istihdam edilmekte olduğunu gösteriyor. Özel sektör hızla geliştiği için yeni iş imkânları yaratılıyormuş. Öğrencilere sorduğumda iş konusunda kaygıları yok gibi. Ancak, iyi bir iş imkânı için daha iyi çalışmaları gerektiğini ve kamudaki prestijli işlere girmek için, sınavlarda iyi başarı göstermeleri  gerektiğini belirtiyorlar. 

AY: Çin’lilerin teknoloji ile arası nasıl?

ORTAŞ: Çin’de eskiye oranla havayolu taşımacılığı ve hızlı tren yolculuğu çok daha yaygınlaşmış. Telefon kullanımı bizden daha yaygın. Uçağa bindiğinizde hemen herkesin elinde gelişmiş akıllı telefon var. Çin bu arada Iphone düzeyinde ileri düzede kendi telefonunu geliştirmiş. Genelde her gittiğim toplumda kitap okuma durumuna bakarım. Çok az insanın, uçakta-trende kitap okuduğunu gördüm.  Ancak halen dünya ile iletişim özellikle watsapp, fecbook üzerinden açık değil. Kendi sitemleri mevcutmuş. Tabii, yasaklar her zaman yeni arayışları da berberinde getirmiş. Ancak gençler sistemi baypas etme yolu bulmuşlar. Endonezyalı bir mihmandar öğrenci, bilgisayarımıza bir program yükleyerek yurtdışı ile watsapp üzerinden görüşme yapmamızı sağlandı.

AY:Kırsal-kent ayrımı var mı?

ORTAŞ: Çin’de kırsal kesim ile kent arasında ciddi bir farklılığın olduğunu, daha önceki bilimsel toplantı ekseninde götürdükleri köylerde fark etmiştim. Ancak bu defa kırsala gitme şansım olmadı. Sorduğumda, kırsala ayrı kente ayrı ekonomik ve sosyal politikaların sürdürüldüğü belirtildi. Çinin gece ve gündüz sokakları çok hareketli. Sokak satıcıları, yemek kültürü yanında alışveriş merkezleri ve iyi restaurantları da göze çarpmakta. Çin’de de arka sokaklara yönelince yoksulluğun ibareleri görülmeye başlıyor. Genel görünüm, derme çatma yapıların içinde işini gören esnaf yoğunluğu...

AY: Çin, nasıl üretiyor ve dünya pazarlarına açılıyor? Başarı nerede?

ORTAŞ: Ülkenin mili politikası gereği, Çin’in; üretim ekonomisine dayalı devletçi-özel sektör anlayışının birlikte yürütüldüğü bir karma sistem olduğu, özel sektörün; ülkenin milli politikasına uygun olarak koordineli hareket ettiği görülüyor. Gece sokağa çıktığınızda yollarda inşaatların, alt yapı çalışmalarının devam etiği görülüyor. Herkese ev imkânı sağlamak için kentlerin etrafında çok katlı binalar ve gökdelenlerin yükseliyor. Çin hükümeti, herkesin ev sahibi ve araç sahibi olmasını teşvik ediyor. Sokaklarda, çok değişik araba modelleri görülüyor. Trafik, 13 yıl öncesine göre çok artmış. Bisikletlilerin yerini elektrikli bisikletler ve motosikletliler almış. Öğrencilerin çoğu, motorlu ve elektrikli bisikletli olmuşlar.  

AY: Çin, bilime ciddi bir destek sağlıyor. Beyin göçü alıyor mu?

ORTAŞ: Çin bilimsel ve teknoloji eksenli kalkınmaya önem vermiş görülüyor. Eğitimli ve nitelikli liyakatli bilim insanına bel bağlamış. Gördüm ki, bilim insanlarına -bir önceki ziyaretimde konuşulan- maaşlar ve satın alma değerlerinin çok çok üzerinde bir ücret ve destekler sağlanmış. Çin, geriye yönelik bir beyin göçü başlatmış ve çok sayıda Çinli bilim insanı iyi maaş ve olanaklarla ülkelerinde dönmüş. Aynı zamanda yurtdışındaki Çinli bilim insanları ile de beyin dolaşımı yaptıkları belirtiliyor.  Çin üniversiteleri, sınav ile aldığı başarılı öğrencileri; yüksek lisans ve doktora öğrencisi ve post doktor eleman olarak bünyelerine katıyor. Öğrencilere ciddi burs imkânları sağlanmakta. Lisansüstü öğrencilere 1200, Araştırma öğrencilere 2200, Doktora öğrencilere 6000 Çin Yuanı ödeme yapmaktadır. Yabancı öğrencilere tek kişilik yurt imkânı ve 2000- 3000 Çin Yuanı ödeme yamaktadırlar. Post Doktoralı 10000 ve Akademik personel 15-25 bin Yuan maaş alıyormuş. Ayrıca yüksek etki faktörlü (impact) dergilerde yayın yapan, uluslararası ağırlığı olan bilim insanlarına birçok ayrıcalığın sunulduğu belirtiliyor. Yurtdışından geri çağırılan nitelikli bilim insanlarını etkin kurumların başına getirdikleri ve laboratuvar ve araştırma merkezlerini Ar-Ge kapsamında destekledikleri belirtiliyor. Çin’de yayın yapmaya çok önem veriliyormuş Yükse etki faktörüne yapılan yayınlara çok fazla teşvik veriliyormuş. Öğrenciler yapılan yayınlardan da teşvik alıyorlarmış.  Akademik yükseltmede yapılan yayınların etki faktörü ve sayısı önemli bir ağırlığa sahipmiş.

AY: Çin’de bilimsel yayın durumu nasıl?

ORTAŞ: ABD Ulusal Bilim Vakfı’nın verilerine göre, Çin, bilimsel yayın konusunda ABD’yi aştı aşacak durumda. Elsevier’s Scope veri tabanı verilerine göre, Çin’in ürettiği yayınların sayısı ABD adresli yayınları geçtiği görülüyor.  Ancak halen ABD yayınlarının etki faktörü Çin’e göre daha yüksek. Ancak bu durum, ABD’de rahatsızlık yaratmışa benzemiş ki, Çin ile teknoloji transferi ve diğer alanlarda Cin’e bilimsel ambargo koymayı düşünülmekte. Her ne kadar, ABD halen yükseköğretimde en çok doktora ve yüksek lisans mezunu veren ülke konumunda ve uluslararası öğrenciler için birinci derecede tercih edilen ülke olsa da, Çin’de benzer şekilde beyin göçümünün önünü açarak Asya-Pasifik bölgesi başta olmak üzere değişik ülkelerde ayrıcalıklı bursalar ile öğrenci kazanmaya çalışmakta.

AY: Çin üniversitelerinde yönetim şekli nasıl?

ORTAŞ: Çin Yüksek Öğretiminde, üniversitenin üst yöneticileri devlet tarafından atanıyormuş. Üniversitenin başındaki yönetici, devlet tarafından atanmış üst yönetici sembolik nitelikli. Bir de akademik işlerden sorunlu Rektör bulunuyor oda devlet tarafından atanıyormuş.  Üst yönetici bir bakıma İngiltere’deki gibi temsil nitelikte bir atama durumundaymış. Üniversitenin akademik ve bilim politikalarında Rektör ve diğer akademik senatolar ve kurullar sorumluymuş. Ancak atanan rektör ve dekanlar, üniversite kamuoyunun beklentisi ve atanması beklenen kişiler arasından seçiliyormuş. Açıkçası nasıl belirliyorlar tam anlamadım. Ancak, aşağıdan yukarıya doğru Çin’de üretime ve liyakate çok önem veriliyormuş. Dekanlar, bölüm başkanları, birim yöneticileri liyakate dayalı atandığı belirtiliyor.

AY: Akademisyenlikte anlayış farkı mı var? Bu farklı anlayış, dünyaya açılmanın bir  yolu mu?

ORTAŞ: Ziyaret ettiğim üniversitedeki laboratuvar ve birimlerde hemen herkes çalışıyor. Projesi olmayan nerdeyse biç bir araştırmacı hoca yokmuş. Anladığım kadarı ile Almanya’daki gibi yönetici konumdaki akademisyenler, daha niteliği yüksek kişilerden seçiliyor ve onlarda sistemin dinamosu ve motoru görevini üstleniyor. Yoksa bilimsel başarının koordine edilmesi kolay olmayabilir. Her hocaya üniversite yerleşkesinde ev ve değişik olanaklar sunulmuş. Üniversitede çalışan hemen herkes için sınıf, lojman bulunmakta. Öğrencilerin tamamı nerdeyse yurtlarda kalıyor. Evliler ve yüksek lisanlı ve doktoralılar için imkânı sağlanmış. Yabancı öğrenciler için tek kişilik ve iyileştirilmiş olanaklar ve koşullar sunulmakta. Çin bilimsel olarak kabuğunu yırtmış ve dışarıya açılmış ve daha da dünya ile bütünleşmek istiyor. Gençler eskiye rağmen çok daha çok yabancı dil biliyor. Lisansüstü öğrencileri, bizim öğrencilerden çok daha iyi İngilizce bilgisine sahipler. Öğrencilerin iletişim teknolojileri daha iyi kullandıkları görülüyor. Özellikle Excel ve istatistik kullanımı konusunda iyi olduklarını görüyoruz.1.5 milyara yakın insanın bulunduğu ülkede insanın karnını doyurduğu, iş imkânı bulduğu bir yapılanma görülüyor. Günümüzde Batı ülkelerinde görülen yüksek işsizlik onanının, Çin’de pek görülmemiş olması sanırım merkezi bir planlamanın yapılmasından. ABD gibi dünyanın beyin göçünü gerçekleştiren ve bilim-teknolojinin merkezi ile yarışması için, ondan daha çok bilim insanına ve liyakate önem vermesi gerekir.

AY:Teşekkürler...

http://www.enpolitik.com/haber/317078/goktan-ay-sordu-ortas-cevapladi-cin-yuksekogretimi-ve-akademisyenlik.html

Sizin Yorumunuz:

*
*