Analiz: 'Siyaset sahnesinde üçüncü bir ittifak mümkün mü?'

Ankara Enstitüsü Araştırma Direktörü Osman Sert "Türkiye'de şu anda ikili bir oluşum var. Yeni partilerin ardından üçüncü bir ittifak ortaya çıkabilir" diye konuştu.
Eklenme Tarihi: 30.09.2019 12:03:00 - Güncellenme Tarihi: 30.09.2019 12:03:56

Ankara Enstitüsü Araştırma Direktörü Osman Sert Medyascope’ta ‘Açık Oturum’ programında önemli açıklamalarda bulundu. Programa Kemal Can, Seren Selvin Korkmaz ile birlikte katılan Osman Sert, yeni siyasal oluşumlar hakkında önemli analizler yaptı.

Yeni oluşumlara, yeni partiye ihtiyaç var mı sorusu yanıt veren Osman Sert, "Yeni siyasi partilere, yeni bir söyleme ihtiyaç var. Toplumda siyaseten bir tıkanmışlık var. Bunu kamuoyu araştırmalarında, sokakta, kamuoyu araştırmalarında da görüyorsunuz." şeklinde konuştu.

İşte Osman Sert'in yeni partiler, yeni oluşumlarla ilgili değerlendirmeleri:

Burada 18 yıllık AK Parti iktidarının getirdiği yorgunluk da var. AK Parti’nin artık sorunlara çözüm üretemeyişini, siyaset üretmek yerine taktiksel adımlarla iktidarda kalmaya çalışmasını görüyoruz. Bunların getirdiği bir yorgunluk var.

15 Temmuz Türkiye’de siyasetin alanını daraltan çok ağır bir travmaydı. Ciddi bir daralma yaşandı siyasette. Çünkü normalin dışında çıktı Türkiye. Fakat buna rağmen insanlar siyasetten umutlarını kesmedi. Yerel seçimlerde yeniden bir çözüm olacaksa bunun siyaset yoluyla olması gerektiğini sandıkta ortaya koydular.

Ekrem İmamoğlu’nun varlığı ve CHP’nin yürüttüğü süreç de siyaseten o alanı genişletme çabasıydı.

 "Ahmet Davutoğlu hareketinin daha net olduğunu görüyoruz"

Sağ cenahta da öncelkile Ahmet Davutoğlu’nun çıkışı ve arkasından gelen süreç var. Abdullah Gül’ün önderlik ettiği Ali Babacan’ın göründüğü hareketle de o cenahta da siyaseten bir çözüm arayışı var. Bunlar son tahlilde bir vesayet odağından değil sandıktan, seçimden bir çözüm bekleme umudunun göstergeleri. Ben bunları Türk demokrasisi açısından müspet, olumlu gelişmeler olarak değerlendiriyorum.

Öncelik hukuk olmalı. Hukuki sistem, ifade özgürlüğü, insan hakları, mülkiyet hakkı garantiye alınmadığı sürece ekonomiyi düzeltmek de sistemi düzeltmek de mümkün değil. Eğer ilkeleri doğru koymazsanız iki sistem de Türkiye’yi doğru yere götüremez. Hastalıklı bir parlamenter sistemin de bizi demokratik anlamda ne kadar sıkıntılara soktuğunu daha önce gördük. Mevcut başkanlık sisteminin demokratik anlamda çok büyük defoları olduğu bir vakıa olarak duruyor.

Ahmet Davutoğlu hareketinin daha net olduğunu görüyoruz. 22 Nisan’da manifestoyu ortaya koydular, neyi yanlış gördüklerini söylediler. KHK’lılara varıncaya kadar pek beklenmeyen çıkışlar vardı. Daha sonra istifa sürecinde de gördük. Yanındaki isimler de belli. 

http://www.enpolitik.com/haber/316452/analiz-siyaset-sahnesinde-ucuncu-bir-ittifak-mumkun-mu.html

Sizin Yorumunuz:

*
*