Türk siyasetinin 'Tank Hasan'ı' saygı özlem ve 'güzellikle' anılıyor...

28 Şubat sürecinde millet iradesinin yanında yer alan, Türk siyasetinin önemli ve eski simalarından Hasan Celal Güzel, vefatının birinci yıl dönümünde saygı ile anılıyor...
Eklenme Tarihi: 20.03.2019 12:44:00 - Güncellenme Tarihi: 21.03.2019 08:13:54

Türk siyasetinin önemli dava ismi, renkli siyasetçi yanı zamanda yazar ve fikir insanı olan Hasan Celal Güzel, bugün ölümünün 1.yılında saygı ve özlemle yad ediliyor...



Dönemin dürüst ve çalışkan müsteşarı olarak adını duyduğumuz, akabinde de ANAP hükümetinde bakan olarak bu ülkeye ve milletine senelerce hizmet etmiş, devletine büyük katkılar vermiş güler yüzlü, samimi ve içten kişiliği ile Hasan Celal Güzel sadece örnek bir siyasetçi değil 28 Şubat'ta gösterdiği duruş ile  Türk milletinin hafızalarında kıyamete kadar var olacak bir dava adamı olduğunu kanıtlamış bir isimdir...

"Ben Türk gencini bir elinde rahle, astronot elbisesi içerisinde uzaya bakarken tahayyül ediyorum"  (Hasan Celal Güzel) 



Çoğu insanın sustuğu, sindiği, sözlerini sakladığı bir 28 Şubat ortamında Hasan Celal Güzel, büyük bir fedakarlık ve cesaretle ortaya çıkarak millete karşı zulüm edilmesine mani olmaya çalışmış, millete zulüm eden 28 Şubat'taki o baskıcı zorbalara karşı sonuna kadar direnmişti. Her platformda kendisini gösteren,demokrasiye sahip çıkan, darbelere karşı duruşuyla bilinen Hasan Celal, halkımız tarafından da 'Tank Hasan' diye isimlendirildi." 

15 Temmuz sonrasında FETÖ darbe teşebbüsüne karşı gösterdiği dirayetli ve kararlı mücadelesiyle herkesin zihninde unutulmaz bir yer inşa eden Hasan Celal Güzel, hayatının son anına kadar milleti için güzel şeyler yapmaya çalışan bir vatansever bir emektar oldu.


Kalemi ve yazarlığı ile Türk tarihine büyük katkı sağlayan Güzel ayrıca, yerli ve yabancı pek çok akademisyeninin binlerce makalesini derleyip toplayıp 21 cilt halinde Türk tarihini harika bir şekilde anlatmıştır.


"Dünya üç-beş bilgisizin elinde;
onlarca her bilgi kendilerinde.
üzülme, eşek eşeği beğenir:
hayır var sana kötü demelerinde.

(Hasan Celal Güzel)

Hasan Celal Güzel Kimdir?

Hasan Celal Güzel, Türkiye'nin en renkli siyasetçisi, yazarı, devlet adamı... güzel insan Hasan Celal Güzel, 1945 yılında Gaziantep'te doğdu.  Güzel, İlk ve orta öğrenimini Malatya'da tamamladığı için, dostlarına "Bir yanım da Malatyalı'dır" diyordu.  Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, İktisat ve Maliye bölümününden mezun olan Hasan Celal Güzel'ın Türk siyasetindeki bir başka adı da, "TANK HASAN'dır... 

Türkiye Hasan Celal Güzel'i rahmetli Turgut Özal'la birlikte tanıdı. Başbakanlık müşavirliği görevinde bulunan Hasan Celal Güzel daha 38 yaşındaydı. Türkiye'nin en genç başbakanlık müsteşarı olarak görev alan Güzel, Devlet Bakanlığı ve Hükümet sözcülüğü görevinde de bulundu Özal iktidarı döneminde. 

1986 yılında girdiği ara seçimlerde Anavatan Partisi’nden Gaziantep milletvekili olarak TBMM’ye girdi. Turgut Özal Hükümeti’nde, Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü olarak görev aldı. 1987 yılı seçimlerinde yeniden seçilerek bu kez Millî Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı görevinde bulundu. Bu görevlerinin dışında, 1986-89 yılları arasında Dışişleri Bakan vekilliği görevini yerine getirdi. 23 Kasım 1992'de Yeniden Doğuş Partisi'ni (YDP) kurdu ve Genel Başkan seçildi.



28 Şubat sürecinde, darbeye karşı direnen nadir siyasetçilerden biriydi. Yaptığı konuşmalar, başına hep bela oldu. Hakkında çok sayıda dava açıldı. Siyaset yapamaz hale getirildi, hergün üç dört davaya katılmak zorunda kaldı. Darbeye karşı direnişi nedeniyle, TANK HASAN olarak nam saldı. 

1994 Yılı sonunda ‘Yeni Türkiye Stratejik Araştırma Merkezi'ni kurdu ve “YENİ TÜRKİYE” isimli 2 aylık akademik dergiyi yayınlamaya başladı. Yeni Türkiye kısa zamanda bir okul haline geldi. 2015 yılı sonuna kadar 7000'in üzerinde akademik makale ve 68.000 sayfalık dev bir külliyat ortaya çıkarıldı. Hasan Celâl Güzel halen ‘Yeni Türkiye Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı' olarak çalışmakta ve akademik faaliyetlerde bulunmaktadır.

Güzel'in ekonomi doktorası yanında, Türk tarihi, kültürü ve eğitimi konularında üç ayrı dalda fahri doktora unvanı bulunmaktadır. Hasan Celâl Güzel’e, Türkler konusundaki uluslararası çalışmasıyla Türk Tarih Kurumu takdirnamesi verilmiştir. Ayrıca Türk Dünyası çalışmasıyla TÜRKSAV’ın hizmet ödülüne lâyık görülmüştür. Kurduğu YTSAM (Yeni Türkiye Stratejik Araştırma Merkezi), bugün bütün dünyada ve Türkiye'de üçbinin üzerinde akademisyen ile iş birliği hâlindedir ve Türkiye'nin en büyük ve en üretken stratejik araştırma merkezidir.

Dünden Bugüne Tercüman, Halka ve Olaylara Tercüman, Radikal ve Vatan Gazetesinde yazarlık yaptı. Sabah gazetesinde de bir süre yazarlık yapan Hasan Celal Güzel, 19 Mart sabahı hayata veda etti. 


Sabah başyazarı Mehmet Barlas, Türk siyasetinin acı kaybı Hasan Celal Güzel'i şöyle anlattı:

"Turgut Özal'la birlikte Türk siyaset hayatında yıldız gibi parlayan isimlerden biri olan Hasan Celal Güzel, gelmiş geçmiş en çalışkan aydınlardandı. Siyasette o "Tank" lakabı ile bilinirdi ama aslında o bir karıncaydı. 1983'te otuz sekiz yaşındayken Türkiye'nin en genç Başbakanlık Müsteşarı olmuştu...

Arkadaştık 


Rahmetli Adnan Kahveci'yi olduğu gibi Hasan Celal Güzel'i de bana Turgut Özal tanıtmıştı... Daha sonra çok yakın arkadaş olduk. Ortak tutkumuz olan klasik Türk müziği bizi daha da yakınlaştırdı. Hasan Celal Güzel müzikle dolu gecelere tamburu ile de eşlik ederdi. Sıcakkanlı bir insandı ve heyecanlandığı zaman yüzü kızarırdı.

Bütün Gaziantepliler gibi ağzının tadını çok iyi bilirdi. Bu nedenle kilosunu pek kontrol edemezdi. Yeni tanıştığı insanlara elense çekerek kendisine yaklaştırırdı.

Özal'lı yıllar 


Siyasal Bilgiler mezunuydu. Merkezin solundaki herkesi "Komünist" olarak gören bir dönemin milliyetçisiyken, Turgut Özal'la birlikteliği sayesinde daha dünyalı olmuştu. 28 Şubat 1997'deki post-modern darbeye karşı koyuşu, tüm siyasetçilere örnek olacak kararlılıktaydı. 1986'da ara seçimlerde Anavatan Partisi'nden Gaziantep Milletvekili seçildi. Turgut Özal Hükûmeti'nde Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü olarak görev aldı.
1987 genel seçimlerinde yeniden milletvekili seçilerek Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı yapmıştı. 23 Kasım 1992'de Özal'la yolları ayrıldı. Yeniden Doğuş Partisi'ni (YDP) kurdu ve Genel Başkan seçildi.

Karınca gibi çalıştı 


Siyasetin ve idarenin zirvelerindeki yaşam öyküsünü hatırlamadan önce, onun vefatı üzerine yayınlanan haberlerin bir bölümünü aynen aktarayım...
Hasan Celal Güzel 1994 sonunda "Yeni Türkiye" isimli iki aylık akademik dergiyi yayınlamaya başladı. Sekiz yılda 4 binin üzerinde makale ve 40 bin sayfalık külliyat ortaya çıkarttı. Ayrıca Yeni Türkiye Araştırma ve Yayın Merkezi'ni kurarak demokrasi üzerine kitaplar yayınladı. 1998'de Cumhuriyet'in 75'inci yıl dönümü münasebeti ile 5 ciltlik bir "Cumhuriyet" çalışması, Osmanlı'nın 700'üncü kuruluş yıl dönümü için 12 ciltlik "Uluslararası Osmanlı Araştırması" ve 2002'de 21 ciltlik "Uluslararası Türkler" çalışmasını gerçekleştirdi."



Siyasetin tecrübeli isimlerinden AK Parti 24-25 ve 26'ıncı dönem Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ da dava insanı Güzel'i unutmayarak, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda:

" 28 Şubat sürecinde millet iradesinin yanında yer alan, Türk siyasetinin önemli simalarından ve eski Bakanlarımızdan Hasan Celal Güzel’in ölümünün yıl dönümünde kendisine Allah'tan rahmet, 

Vefatının hemen ardından yine bir köşe yazısı ile Güzel'i anan yazar D. Mehmet Doğan, Hasan Celal Güzel için 'Güzel adamdı' diyor ve şöyle anlatıyor: 

1970’li yıllarda Cumhuriyet bürokrasisinin değişimini müjdeleyen sembol isimlerdendi Hasan Celâl Güzel. Öğrenciliğimiz sırasında tanışamadık, biz Basın Yayın Yüksek Okuluna girdiğimiz yıl o SBF’den mezun olmuştu.

Ağır sol işgalindeki SBF Yurdu’nu basan gruba öncülük ettiğini duymuştuk. Esasen biz SBF ve Basın Yayın öğrencileri azılı solun rehinesi gibiydik. Bu baskın da bizim için iyi olmamıştı.

Onunla yüzyüze tanışıklığımız, 1970’lerin sonlarında. Mabedsiz şehre bir kimlik işareti gibi dikilmeye başlayan Kocatepe Camii’nin bodrum katı cuma buluşmalarının merkeziydi. Ankara’nın siyasileri, bürokrasisi, okur yazarları cuma için Kocatepe’ye gelirdi. Hafta boyu hissettiğimiz azlığı cuma kalabalığı ile telafi ederdik. Bir cuma çıkışı tanıştık Hasan Celâl Güzel’le. O cana yakın tavrıyla kucakladı. Batılılaşma İhaneti’ni heyecanla okumuş ve İçişleri Bakanlığında çalışırken yakınlarındakilere dağıtmıştı.

DPT’de çalışan Hasan Celâl’le bir işimiz olmadı ondan sonra. Yazarlar Birliği kurulduktan sonra Hatay sokağındaki yerimize uğrayanlardandı. Turgut Özal, Demirel hükümetinde Başbakanlık Müsteşarı olmuştu. Ona da müsteşar yardımcılığı teklif etmişti. Bu karışık dönemde kabul etmesinin faydalı olacağını düşünüyorduk. Nitekim kabul etti. O sıralar zihnimizi “Afgan Cihadı” ziyadesiyle meşgul ediyordu. Afganistan’dan bir heyet gelmişti, Rabbani’nin Cemaat-i İslâmî’sinden. Onları hem Ankara’daki yazar çizer, gazeteci cevresi ile tanıştırıyor, hem de siyasî liderlerle görüştürüyorduk. Hasan Celâl’in muvenetiyle Başbakanlık Müsteşarı Turgut Özal’la da görüştürdük. Görüşme iyi geçmişti. Adamlar silah ve mühimmat istiyordu. Bu hususta ne yapıldı, hatırlamıyorum, ama Türkiye’de yüksek seviyede bir devlet görevlisi ile görüşmeleri onları etkilemişti.

1980 darbesinin ayak seslerini Ankara sokaklarında duyuyorduk. Anarşi olayları hızla artıyor, halkın tedirginliği yaygınlaşıyordu. Kenan Paşa kuvvet kumandanlarıyla idareye el koydu. 12 Eylül darbesi ile sükunet sağlandı. Turgut Özal müsteşarlıkta bırakıldı, hatta bakan yapıldı. Hasan Celâl de müsteşar oldu.

Devletin üst kademesinde bulunan dinamik bir karakter olarak Hasan Celâl’in darbe sonrasi siyasî hayatta kendine bir yer araması olağandı. Onun Zincirbozan’dan bırakılmış olan “bir bilen” sıfatlı Süleyman Demirel’le düşüp kalktığını duyuyorduk. Yazarlar Birliği’ne arada bir uğrar ve bizi Demirel’in çok değiştiğine ikna etmeye çalışırdı. Buradan onun Demirel’in işareti ile kurulacak siyasî partiye gireceğini çıkarıyorduk. Doğru Yol Partisi Milli Güvenlik Konseyi’nden bir çok kurucusu için veto yedi ve teşekkülünü tamamlayamdığı için 1983 seçimlerine katılamadı. Bu Turgut Özal’ın Anavatan Partisi için fırsat oldu. Turgut Bey yüksek bir oy oranı ile seçimi kazandı. Böylece Hasan Celâl Bey Başbakanlık Müsteşarı oldu. Ara seçimlerde Gaziantep’ten milletvekili seçildi. Ankara bürokrasisinin kafileler halinde bu seçim kampanyasına katılmaya gittiklerini hatırlıyorum.

Hasan Bey milletvekili oldu, ardından bakan oldu. TYB ile ilişkilerini ihmal etmedi. Bir çok önemli hadisede danışmak için geldi. Bakan olduktan sonra bazı davranışlarından rahatsız olduk. Devlet bakanlığından sonra Milli Eğitim bakanı olmuştu. Arkadaşlarla istişare ettik, tebrike gitmeyecektik. Bir ay sonra özel kalemden bir telefon geldi. Bakan bey randevu talebimizi kabul edilmişti, bizi bekliyorlardı. Tabii özel kalemden arayanlara “hayır biz görüşme talep etmedik” diyemedik. Arkadaşları topladık Hasan Beyi ziyaret ettik. Hasan Bey bu kırgınlığı ortadan kaldırmak istiyordu. Neye ihtiyacımız olduğunu öğrenmeye çalıştı. Yıllık yayınlıyorduk, piyasada kağıt karaborsa idi. SEKA genel müdürünü aradı, bize yıllık için kağıt tahsis edilmesini sağladı.

Hasan Celâl’in siyasi hayatı talihsiz hadiselerle akamete uğradı. ANAP genel başkanlığına aday oldu. Tezgâhı kıramadı, kaybetti. ANAP’tan ayrıldı, kendi partisini kurdu: Yeniden Doğuş Partisi.

Onun bu sıralar siyasetten daha önemli bir işe başladığını söyleyebiliriz: Yeni Türkiye dergisini yayınlaması... Şimdi öyle sanıyorum ki, bazı sayıları kitaplık hacminde olan bu dergi gelecekte Hasan Celal Bey’i hep hatırlatacak. Siyaset, tarih, dil ağırlıklı özel sayılar kütüphanelerimizde mutena bir yer tutuyor. Osmanlı Devleti’nin 700. kuruluş yılı kutlamaları onun dergisinin 8 ciltlik Osmanlı sayısı olmasa idi, boş geçmiş sayılabilirdi. Bu derginin bir çok sayılarında yazım var. Hasan Bey gecenin bir yarısında arar: Özel sayının konusunu söyler ve yazı beklediğini belirtir. Onun sözü yerde bırakılmaz!

Parti merkezi aynı zamanda derginin merkezi idi. Giden geleni çoktu. Tek başına bir ordu gibi çalışırdı. Enerjisi bitmek tükenmek bilmez, geceleri çalışmaya devam eder. Bu yorucu faalliğin onun vücudunda bazı hasarlara yol açtığı tahmin edilebilir.

28 Şubat’ta tek başına her şeye rağmen direnen, sözünü esirgemeyen o dur. Bu sebeple “tank hasan” olarak adlandırılmış ve bir çok dava açılarak ile engellenmeye çalışılmıştır. Sonunda hapis cezasına çarptırılmış ve Ayaş cezaevinde yatmıştır. Devlet’in en yüksek makamlarında yer alan bir şahsiyetin cezaevinde yatırılması çok fazla görülen bir örnek değildir.

Vatanı, milleti ve devleti esas alan bir tavır sahibi idi Hasan Celâl Güzel. 12 Eylül’e yakın günlerde gençler arasında radikalizm alıp yürümüş, Bayrak, İstiklâl Marşı millî semboller küçümseniyor. Kızılay’da, eski Milli Kütüphane’nin karşısında, Kumrular sokağında Akıncılar Derneği’nde bir toplantı yapılıyor. Gençlere “akıncı” bile millî geliyor, “seriyye” diyerek daha sıkı müslüman olacaklarını sanıyorlar. Hasan Celâl onlara toprağa basmalarını, eğer toprak ayaklarının altından kayarsa, müslümanca sığınacakları yer bulamayacaklarını hatırlatıyor.

Bir özel durumu da atlamamalıyım: Hasan Celâl, başbakanlık müsteşarı iken nikâh şahidim oldu!

Güzel adamdı Hasan Celal Güzel, Allah rahmet etsin!"


kaynak: gazeteoku.com/sabah/enpolitik

haber: enpolitik.com

http://www.enpolitik.com/haber/310106/turk-siyasetinin-tank-hasani-saygi-ve-ozlemle-aniliyor.html

Sizin Yorumunuz:

*
*