Fikir ve dava yürüyüşüyle bir döneme damgasını vuran Seyyid Ahmet Arsavi unutulmuyor

Türk İslam ülküsünün fikrî mimarı olan milliyetçi mütefekkir Seyyid Ahmet Arvasi, panellerle bütün Türkiye'de konuşulmaya devam ediyor. “Asrın Yesevi'si” adıyla anılan büyük mütefekkir; Balıkesir, Tokat ve Erzurum'dan sonra bu defa Bursa'da yâd edildi.
Eklenme Tarihi: 11.03.2019 09:00:00 - Güncellenme Tarihi: 11.03.2019 08:57:56

“Ahmet Arvasi, karanlık dönemlerde gençliğe kelimenin tam manasıyla bir sığınak olmuştu. Topluma hâkim olan kötü gidişin tek çaresinin eğitim olduğunu bellettirdi. Gençliği ihtilal, inkılap ve tekâmül gibi yolların uygunsuzluğuna ikna ederdi” “Merhum Arvasi Hoca, daktilosu başında küfürle mücadele ederken ruhunu teslim etmişti. Onun en hassas olduğu hususlardan biri İslamiyetin doğru şekilde öğrenilmesi idi. Arvasi bu yüzden, İslam’ı tahrife kalkışanlarla mücadeleler etmişti.”

Türkiye gazetesi, Fikir Evim ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Halkla İlişkiler Daire Başkanlığının birlikte tertiplediği “Vefatının 30. Yılında Ahmet Arvasi'yi Anma” paneli önceki akşam Tayyare Kültür Merkezinde yapıldı. Gazeteci Hüseyin Sarıkoç'un yönettiği panele; Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Prof. Dr. Osman Kemal Kayra, Dr. İbrahim Sena Arvas, edebiyatçı yazar Hayati İnanç, gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Dr. İsmail Kapan, gazetemizin Yayın Koordinatörü Yücel Koç, İhlas Haber Ajansı Haber Koordinatörü İrfan Altıkardeş, İhlas Haber Ajansı Bursa Bölge Müdürü İhsan Altıkardeş, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Programa merhum Ahmet Arvasi'nin oğlu Mehmet Murat Arvasi de iştirak etti.

SARIKOÇ: SENTEZ DEĞİL ÜLKÜ…


Geçmiş yıllarda, bazı yazarlar tarafından “Türk-İslam Sentezi” fikrinin ortaya atıldığını söyleyen panelin moderatörü Hüseyin Sarıkoç “Ahmet Arvasi Hoca bu tartışmalara, özellikle de ‘sentez' fikrine karşı çıkar. Arvasi Hoca, ‘Türk-İslam Sentezi' anlayışının yerine, ‘Türk-İslam Ülküsü' kavramının çok daha doğru olduğuna dikkat çeker. Bu yöndeki düşüncelerini her daim dile getirmiş; yazılarını üç ciltlik ‘Türk-İslam Ülküsü' adlı kitabında toplamıştır” dedi.

ÜLKÜCÜ HAREKETİN MANEVİ 'HOCA'SI


Toplantıda konuşan Prof. Dr. Osman Kemal Kayra, S. Ahmet Arvasi'nin ülkücü hareketin İslami potansiyel kazanması için bütün Anadolu'da gayret sarf ettiğini söyledi. “Türk İslam tefekkür sistemini İslami platforma oturarak insanlara sunmayı başarabilmiş bana göre tek insan Ahmet Arvasi'dir, ikincisini aramak beyhudedir” diyen Prof. Dr. Kayra “Arvasi Hoca konuşmalarının en mühim anında bile ‘Haydi gençler cemaatle namazımızı kılalım' derdi. Münferit namaz kılmayı bize yasaklamıştı. Her zaman cemaatle namaz kılma şuurunu aşılardı. Ahmet Arvasi cebinde takkeler taşır, takkesiz gelen gençlere takke hediye ederdi” şeklinde konuştu. Kayra “Kendisine iki yerde vefa gösterisi yapıldı. Bir Fikirtepe Eğitim Enstitüsü, iki Türkiye gazetesi… Hayatının sıkıntılarla geçtiği dönemde Türkiye gazetesi devreye girdi ve ondan sonra yazılarıyla kendisi Türk milletine faydalı olmaya çalıştı” dedi.

56 YILLIK ÖMRÜNE ÇOK BÜYÜK İŞLER SIĞDIRDI


Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, panelde şunları ifade etti: Toplumda söylediği sözlerle hâl, hareket ve tavırlarıyla başkalarını etkileyen, topluma önder olan insanlar vardır. Seyyid Ahmet Arvasi de bunlardan bir tanesi. Merhum, farklı şehirlerde okul ve enstitülerde öğretmenlik yaparken hem öğrencilerine hem de meslektaşlarına tesir eden bir eğitimciydi. Osman Yüksel Serdengeçti, Nurettin Topçu, Necip Fazıl gibi ilim ve fikir adamlarıyla aynı dönemde yaşadı. Onlarla aynı hissiyatı paylaşıp yeni fikirler üretti. Genç yaşta ahirete göçmesine rağmen 56 yıllık ömrüne çok büyük işler sığdırdı. Onun sık sık öğrencilerine söylediği bir söz vardı. “Türk'e düşmanlık, İslam'a düşmanlıktır. Anadolu Türk'ü güçsüz olursa Türk ve İslam dünyası esaret altında olur. Bu iki dünyanın kurtuluşu Türkiye'nin maddi ve manevi güçlenmesi ile olur.” Geldiğimiz noktada bunun ne kadar değerli ve önemli olduğunu bir kere daha çok net bir şekilde görüyoruz. Türkiye gerçekten sıradan bir ülke değil. Türkiye'de yaşayan Türk insanına çok önemli vazifeler düşüyor.

MÜCAHİD ÖREN'İN HİMAYESİNDE YÜRÜYORUZ


Panelin açılış konuşmasını gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Dr. İsmail Kapan yaptı. Manevi kıymetlerimizi yaşatma hususunda yoğun çaba sarf ettiklerini söyleyen Dr. Kapan “Bu panelin de aralarında olduğu hizmetler, İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Mücahid Ören Bey'in himayesinde devam ediyor” dedi. Arvasi Hoca'nın Türkiye gazetesinde hizmet etmiş mühim kalemlerden biri olduğunu hatırlatan Dr. Kapan “Unutmayalım ki, Ahmet Arvasi Hoca'mız, Türk milletinin ilim ve medeniyet yarışında zirveye çıkması uğruna ömrünü vakfetmiş muhteşem bir eğitimcidir. Bir yazısında şöyle demektedir: ‘Gücüm yetse idi ve imkânım olsa idi hemen her gün ve her saat bütün İslam dünyasında, bütün Türk dünyasında şöyle seslenmek istedim: Ey üç asırdır, âdeta dehasını yitirmiş bulunan kardeşlerim, kalkıp hep birlikte biz de yarışa katılalım. Bırakalım şu yabancı mukallitliğini. Biz de dehamızı yeniden diriltelim! Yeniden iş ve eserlerimiz ile dünyaya meydan okuyalım. Dünyada meydana gelen gelişmelerin seyircisi olmayı bırakalım, aktörü olalım…”

İMAM-İ GAZALİ'YE SELÇUKLU TÜRKLERİ SAHİP ÇIKMIŞTI


Hayati İnanç, Seyyid Ahmet Arvasi'ye yapılan “Asrın Yesevi'si benzetmesinin tam isabet olduğunu belirterek “Karanlık dönemlerde gençliğe kelimenin tam manasıyla bir sığınak olmuştu. Topluma hâkim olan kötü gidişin tek çaresinin eğitim olduğunu belletirdi. Gençliği ihtilal, inkılap ve tekâmül gibi yolların uygunsuzluğuna ikna ederdi” dedi.

İnanç, Arvasi'nin “Türk milleti ve onun devleti güçlüyse, İslam dünyası da güçlüdür” sözlerinden hareketle şu tarihi anekdotu anlattı: Fars kökenli olan İmam-ı Gazali hazretleri, bir zamanlar Arap milliyetçiliğinden ötürü tam olarak istediği hizmeti edememişti. İmam-ı Gazali, o zaman yeni güçlenmekte olan Selçuklunun veziri Nizamülmülk'le tanıştı, hizmet etme isteğini ona anlattı. “Arap olmadığım için önüm kesildi. Türk olmadığım için siz ne yaparsanız?” mealinde sual etti. Nizamülmülk'ün şu cevabı ise tarihin seyrini değiştirdi: Devletimiz emrinizdedir. Bizde ilimden daha kıymetli bir şey yoktur. Biz kana, ırka bakmayız. Siz emredin biz nerede öleceğiz?.. Böylelikle Nizamülmülk, devleti İmam-ı Gazali'nin emrine verdi. Nizamiye medreselerini kurup başına büyük alimi getirdi. İmam-ı Gazali vefatına kadar hizmet etti. Bugünkü Avrupa medeniyetinin entelektüel sermayesinde en az yüzde elli payı olan Nizamiye Medreselerinin arka planında Türk'ün sponsorluğu vardır. Bu durum, gözden kaçmamalıdır.
Hayati İnanç, panelde Arvasi Hoca'nın bazı şiirlerini de seslendirerek salondakilere duygu dolu anlar yaşattı.

ABDÜLHAKİM EFENDİ İMDADINA YETİŞTİ


İbrahim Sena Arvas, panelde Seyyid Ahmet Arvasi'nin hayatıyla ilgili derlediği hatıraları aktardı. Arvas “Ahmet Arvasi'nin babası olan Abdülhakim Efendi'nin ismi o sırada evlerinde kalan Abdülhakim Arvasi hazretleri tarafından konmuştur. Abdülhakim Arvasi hazretlerinin Seyyid Ahmet Arvasi ile münasebeti sadece babasına ismini vermesi ile sınırlı değildir. Abdülhakim Arvasi hazretleri, Arvasi Hoca'nın Mamak Askerî Cezaevinde zulüm gördüğü ve artık takatinin kalmadığı bir sırada karşısında belirerek kendisini bırakmasına engel olmuştur. Arvasi Hoca da cezaevinden tahliye olduğu gün ilk iş olarak Ankara Bağlum'a giderek Abdülhakim Arvasi hazretlerine iadeiziyarette bulunmuştur. Arvasi Hoca, hayatı boyunca mensubu bulunduğu Arvasi ailesini hürmetle anmış, eserlerinde isminin başına ‘seyyid' lafzını ekleyerek milliyetçilik anlayışının ırka dayanmadığı mesajını vermiştir” diye konuştu.

DİN TAHRİPÇİLERİYLE MÜCADELE ETTİ


Panelin öncesinde konuşan Seyyid Ahmet Arvasi'nin oğlu Mehmet Murat Arvasi, organizasyonu düzenleyenlere ailesi adına teşekkür etti. “Rahmetli babam şehit olarak vefat etmiştir. Biz böyle inanıyoruz” diyen Arvasi “Rahmetli, daktilosu başında küfürle, putlarla, zulümlerle ve dini sinsice tahrif etmeye çalışanlarla mücadele ederken ruhunu ‘teslim' etmiştir” ifadelerini kullandı. Babasının en hassas olduğu hususlardan birinin İslamiyetin doğru şekilde öğrenilmesi olduğunu anlatan Murat Arvasi “O, İslamiyetin korunması için sinsi veya açık şekilde tahrife kalkışanlarla ciddi mücadeleler etmişti. Çünkü İslamiyet adına ortaya çıkan bir sürü akım var” dedi. Arvasi, Osmanlının önemini de şöyle anlattı: Ailemizin büyüklerinden, Osmanlılar zamanında mürşitliği devlet tarafından tasdiklenmiş, üstat Necip Fazıl ile büyük âlim ve veli Hüseyin Hilmi Işık Efendi'nin de hocaları olan Abdülhakim Arvasi hazretleri bir sohbetlerinde mealen: ‘Osmanlı Türklerinin manevi dereceleri Tebe-i Tabiin'den sonra İslamiyete hizmetleri ise Eshab-ı Kiram'dan sonra gelir...' buyurmuşlar.

http://www.enpolitik.com/haber/306221/turk-islam-ulkusunun-ismi-arvasi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*