2023’de Müzik, Güzel Sanatlar ve Eğitim Alanı Kazandı mı?

2023’de Müzik, Güzel Sanatlar ve Eğitim Alanı Kazandı mı?

Sitemiz köşe yazarı Dr. Göktan AY ile “Genel Eğitim, Müzik-Güzel Sanatlar Eğitimi” vb. üzerine yaptığımız söyleşiyi yayımlıyoruz.

Sitemiz köşe yazarı Dr. Göktan AY ile “Genel Eğitim, Müzik-Güzel Sanatlar Eğitimi” vb. üzerine yaptığımız söyleşiyi yayımlıyoruz. 

ENPOLİTİK: 30.İstanbul Türk Müziği Festivali sona erdi. Siz MÜZDAK Olarak Türk Müziği Ödülleri verdiniz. Müzik STK’ları da size sürpriz yapmışlar ve 2023/ Türk Müziği Üstün Hizmet Ödülü takdim etmişler. Ne hissettiniz?. 

AY: 30 yıl dile kolay. 4 STK ile başladığımız yolculuk 25 Müzik STK’sı ile devam ediyor. Her festivalde Başkanlar “Hocam, size de plaket/ödül takdim edelim” derler, ama ben kabul etmem. Ama, bu defa 30. Yıl olunca bir önemi var “böyle bir ödül” düşünmüşler, sağ olsunlar. Onlarla birlikte yol aldık, korolarda, orkestralarda yüzlerce İTÜ TMDK mezunumuz görev aldı. Koroları yönetenlerin çoğu İTÜ TMDK’lıydı. Kurumumu çok seven benim için bu gurur verici. Kişileri, akademisyenleri ve sanatçıları besleyen ödüllerdir.

ENPOLİTİK: 2024 yılına girdik. Okurlarımıza sağlık ve esenlikler dileyerek sormak istiyoruz. Sizin açınızdan 2024 nasıl geçti?

AY: Çok şükür sağlıklı bir yıl oldu. Çocuklarım ve torunlarım kısa rahatsızlıklar dışında bir olay yaşamadık.

Benim açımdan üretimli bir yıl oldu. Balıkesir 4. Türk Müziği Sempozyumu Bildiri Kitabı baskı sırasında bekliyor. Aralık 2023 boyunca 30.İstanbul Türk Müziği Festivali’ni yine zor şartlarla da olsa gerçekleştirdik, ödüllerimizi dağıttık. Festival programı içinde UluslararasıTürk Müziği Sempozyumu’nu Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi ile hazırlayıp yaptık. 11-13 Aralık 2023 tarihleri arasında Bakanlığımızın Halk Kültürü Sempozyumu’na katıldım. 2024 Nisan ayında, Muğla SKU ile Uluslararası Nefesli Halk Çalgıları Sempozyumu ilk çağrısını yaptık. MÜZDAK Başkanı olarak tüm Sempozyumlara destek olmaya çalışıyoruz. Bu ay 2 yeni eserim Gülnar Yayınları tarafından yayımlandı.

ENPOLİTİK: Son MEB Şurası’na da katılmıştınız. O arada çıkarılan Öğretmenlik Meslek Kanunu beğenilmedi, ne oldu?

AY: Ülkemizde her şey çok hızlı yapılıyor. Öğretmenlik Meslek Kanunu da hızlı bir şekilde hazırlandı. “Paydaşların görüşünün alınmadığı” medyada yer aldı ama Bakanlık “hazırladık” dedi ve Meclisten geçti. AYM’de dava açıldı ve AYM bazı maddeleri iptal etti. O arada seçimler oldu, iş uzatıldı ve yeni Bakan atandı. Bakan bütün kadroları değiştirdi ve asıl konu tali konu oldu. Hala ilgili maddelerle ilgili bir sonuç alınamadı ve sözde kalmaya devam ediyor.


ENPOLİTİK: Yeni alınan ve ikinci dönem uygulanması kararlaştırılan “sanat eğitimi” kararını da eleştirdiniz. Neyi eksik buldunuz?

AY: Aynı ÖMK gibi, çok hızlı hazırlanmış, kimlerin hazırladığı belli değil. Yönetmelikte afili sözler var ama karın doyurmuyor. Modüllerde yanlışlıklar var. Bu ders modüllerini hangi “donanımlı öğretmen” verecek? sorusunun cevabı metinde yok. “Ben yaptım oldu” zihniyeti devam ettirilmiş. AMAÇ DOĞRU, HEDEF DOĞRU, AMA GİDİLECEK YOL YANLIŞ…


ENPOLİTİK: Atanacak öğretmenlere “mülakat yapılması” söylemi ortalığı karıştırdı. Görüşünüz lütfen…

AY: Sn. Yusuf Tekin sürekli “ben böyle istiyorum, bana göre…” cümleleri kuruyor ve hiç “biz” demiyor. Cumhurbaşkanımızın ve eski Bakan’ın yaptıklarını/söylemlerin,/kararlarını çöpe atıyor…Ve, eski Bakanlar da tek kelime etmiyor. Ak Parti’nin yanlış bir geleneği bu. MEB’de 9 Bakan, 9 ayrı görüş, 9 ayrı uygulama ve hala eğitimde bir vizyonu yakalanamadı. Çok değişkenlik öğretmenleri de huzursuz ediyor. Sn. Cumhurbaşkanımız seçimden önce Mülakatı kaldırıyoruz” demiş. Eski Bakan Sn. Mahmut Özer “mülakat yok” demiş. Devlette devamlılık esastır. “Mülakat gibi mülakat yapılacak vb.” söylemler ciddiyetle uyuşmuyor. Sn. Tekin’in; öğretmenlerle zıtlaşarak, onları küçümseyerek, Eğitim Fakültelerini beğenmeyerek “Ak Parti’ye oy kaybettirdiğini” görmek için müneccim olmaya gerek yok…


ENPOLİTİK: Son yıllarda en çok şikayet edilen “liyakatsizlik” sorunu çözüldü mü?

AY: Neredeeee. Keşke o kadar kolay olsa. Liyakatsizlik ve ehliyetsizlik Ak Parti’nin en çok oy kaybettiği alan. Atanan kişilerin yaptıkları usulsüzlükler, yanlışlar, tacizler vb. kapatılmaya çalışılıyor ki çok yanlış. Hani eskiler derler ya “kavun değil ki koklayasın” diye. Bazı görevlere atanmak için birileri aracı/kefil oluyor. Yoksa bu kadar kişiyi Sn. Cumhurbaşkanımızın tanıması mümkün değil. Bu kişiler üst makama atanınca nobranlaşıyor ve “arkamda Erdoğan var” deyip fütursuzlaşıyorlar. İşte burada “ben atadım yedirmem” yerine, zaman geçirilmeden “görevden alma” yapılmalı ve gereken yaptırım/ceza verilmelidir. O zaman her işin kuralına göre işlediği görülecektir. En kötü kural bile, kuralsızlıktan iyidir.


ENPOLİTİK: Bakanlık ve Konservatuvarlar Sözleşmeli Devlet Sanatçılarını kadro sorunları çözüldü mü?

AY: Sözleşmelilerin kadroya geçirilmesi tasarısında Sanatçılar da vardı ama gizli bir el çıkarttı. Ki, TRT 10 yıl önce sanatçıları kadroya aldı. Sanatçıların ikramiyeleri emeklilikte sayılmadığı için, emekli olunca maaşlar çok düşüyor. Belli bir standardı hak etmiş sanatçılar emekli olduklarında mağdur oluyor. “İkramiyelerin maaşa katılması” için “kadro sözleri” yine verildi, “çalışıyoruz” dendi ama 2023’de böyle geçti. Bakanlık, bu konuda TRT kadar olamadı. Bu arada Bakanlığımızın açıkladığı sanatçı alımına 19.000 kişi başvurdu, kriterlere uymayanlar çıkarılınca 9.000’e düştü, ama hala sınav günleri açıklanamadı. Hayırlı olsun diyelim.ıyor ki çok yanlış.


ENPOLİTİK: Hakim ve Savcılara özel zamlar yapıldı. Akademisyenlere zam neden yapılmıyor?

AY: Sn. Cumhurbaşkanımız söylemlerinde bilimden/sanattan, akademik çalışmalardan bahsediyor, yıl sonuna doğru ödüller veriyor ama “akademisyenlerin özlük haklarından” hiç bahsetmiyor. Son konuşmasında da “akademisyenlere her türlü desteği vereceğiz” diyor. Malum akademisyenler en son farklı/iyi zammı Sn. Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlığı sırasında almışlar. Ondan sonra akademisyenler ortada yok. Ya; Sn. Erdoğan 7100 sy.yasa ile “Y.Doç.liği kaldırın” talimatı Yeni YÖK tarafından yerine getirilmeyince kırıldı, ya da Prof. birileri (Paralelci bir Prof. şahidim: Biz Erdoğanla görüştük, vazgeçirdik demişti) devreye girerek “Y.Doç.leri kötü/paralelci” gösterdi ki, bu yasanın çıktığı 2018’den bu yana tek kelime etmedi. Oysa sadece “Sn. Davutoğlu zamanında zam yapılmıştı” sözlerini kapatmak için (siyasi rakibi olduğu için) zam yapmalıydı.

Bir Prof. hocamızın 42.000 TL aldığını An. Cumhurbaşkanımız bilmiyor mu? 250-300 TL’en aşağı yayın kalmadığını görmüyor mu? Elbette görüyordur.

Ayrıca, her şeye para bulunuyor da  184.566 bin akademisyene mi para bulunamıyor. Eğer ekonomi olumsuz durumda ise akademisyenlerin bir günahı da yok… Sn. Cumhurbaşkanımız mutlaka gereğini yapacaktır.


ENPOLİTİK:2023’de Müzik Kurumlarının farklı/yanlış Fakültelerle birleştirilmesinde yol alındı mı?

AY: Maalesef! Kimsenin umurunda değil. Müzik ve Güzel Sanatlar Fak., Güzel Sanatlar ve Tasarım Fak., Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fak., Sanat ve Tasarım Fak. vb. isimlerle devam ediyoruz. Bununla ilgili kaç makale yazdım. Müzik sadece Sahne Sanatları ile birleştirilir ve “Müzik ve Sahne Sanatları (Üniversitesi) Fakültesi” olur. Böyle olunca da sinerji ortaya çıkmıyor. Bu yanlıştan acilen dönülmeli. “Ben yaptım oldu” mantığı yanlıştır. Sanıyorum ÜAK SADEK’de bu konunun üzerinde durmuyor. 


ENPOLİTİK: Üniversitelerde kayıt yaptıran 700.000 üzeri öğrencinin derslere devam etmediği açıklandı. Sizce neden?

AY: Güz döneminde Konservatuarımızda da kayıtlı öğrencilerin yarısı derse devam etmedi. Konuştuğum diğer alan akademisyenleri de aynı sorundan şikayetçiler. Bunu ekonomik sebeplere ve üniversite/fakültelerin çoğalmasına bağlıyorlar. Mesela, Kars’ta oturan bir aile çocuğunu Konservatuarda okutmak istiyorsa, kiraların 20.000 TL sınırına geldiği İstanbul’a mı, yoksa Kars Üniversitesi Konservatuarına mı verir? Sonuçta “önemli olan Konservatuardan mezun olmak” diye düşünülmek zorunda kalınıyor. Bu durumun 2023/2024 Bahar dönemi ile devam edeceğini ve 2026 yılı sonuna kadar süreceğini tahmin ediyorum.


ENPOLİTİK: “Yükseköğretim Kurulu Adalet Meslek Yüksekokullarına ilişkin açıklama yaptı:

“Yükseköğretim kurumları bünyesindeki ‘Adalet’ ve ‘Hukuk Büro Yönetimi ve Sekreterliği’ önlisans programları dönüştürülerek ‘Mahkeme Büro Hizmetleri’ programı açılabilmesine karar verilmiştir. Adalet Meslek Yüksekokulları, meslek yüksekokulları adı altında yine aynı üniversitelerde üniversite yönetimlerinin teklifi ile devam edebilecektir.”

“Dönüştürülen ‘Adalet’ ve ‘Hukuk Büro Yönetimi ve Sekreterliği’ önlisans programlarında kayıtlı öğrencilerin statülerinde ve öğrencilik haklarında herhangi bir değişiklik söz konusu olmayıp hakları koruma altındadır.”

“Diğer programlarda olduğu gibi yeni açılan önlisans programlarında da uygun lisans programlarına dikey geçiş yapılabilecektir.” 5 Aralık 2023” Ne dersiniz?


AY: Plansızlık, öngörüsüzlük. Neden açıldığı, neden kapatıldığı bilinmiyor, çünkü gerekçe açıklanmıyor. Üniversitelerimizde ki “Merkezler” de böyle. Açılıyor, bir süre sonra işlevsiz kalıyor kapatılıyor. Harcanan emek ve para? Mesela İlahiyat Fak. bir ara İslami Bilimler Fakültesi’ne dönüştürüldü. Şimdi tekrar İlahiyat Fak. dönüş yapılıyor. Neden? Açıklanmıyor…


ENPOLİTİK: Üniversiteler sıralaması belirli kriterlerle açıklanıyor. Üniversitelerde 100'ün üzerinde Müzik Eğitimi Kurumu, 105 Anadolu GSL var. Müzik kurumlarının Başarı Ölçme Değerlendirme Kriterleri ve Çıktıları var mı? Yoksa neden?...

AY: Maalesef çok üzerinde durduğum hatta alanla ilgili Prof. ile görüştüğüm bir konu. Akademisyenler alanımıza çok yabancı olduğu için done istiyorlar, bir kurumun kurul oluşturması gerek. Müzik kurumlarının Başarı Ölçme Değerlendirme Kriterleri ve Çıktıları da yok... 2024'e her kurum -eski usulle- başarılı olarak giriyor. Böyle daha çok işimize geliyor. Kimsenin ölçmediği, kural koymadığı ortamlarda “başarılıyım” demek yeterli oluyor. Bir yılda kurum içinde yapılan faaliyet sayısı ile övünmek doğru mu? Sayı ile kalite eşit mi? Kıstas ne olmalı? Ulusal ve uluslararası tanınırlık mı? Çok yayın mı? Hepsi soru işareti. Ama, bolca ünvanlar alınıyor, veriliyor. Yine çok şey beklediğim ÜAK SADEK’in de böyle bir isteği hiç olmadı ve olmayacak gözüküyor.