Hicri yılbaşı mı miladi yılbaşı mı?

Büyük bir medeniyetin, İslam medeniyetinin başlangıcı olan hicret, haliyle ibadet çizelgemizi hareketlerine göre ayarladığımız ay takviminin de başlangıcı olarak kabul edilmiştir.
Eklenme Tarihi: 10.09.2018 16:22:00 - Güncellenme Tarihi: 10.09.2018 16:18:18

Hicri takvim, Hz. Muhammed (s.a.v)'in 622 yılında Mekke'den Medine'ye hicret etmesiyle başlamaktadır. Ayın yörüngesi üzerindeki hareketleri esas alınarak hesaplandığından ay takvimi de denir. Peygamber efendimizin vefatından sonra, günlerin hesaplanmasında karışıklık yaşanmaması için düzenlendiği bilinmektedir. Haliyle İslam'a ve Müslümanlara malolmuş bir takvimdir.

Hicri takvim, Müslüman takvimi ya da İslami takvim, 1 yılı 354 ya da 355 gün olan ve 12 kameri aydan oluşan bir takvimdir.

Hicri takvim Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicretini başlangıç kabul eden ve ayın dünya çevresinde dolanımını esas alan bir takvim sistemidir. Hicri takvim, Hicri Şemsi takvim ve Hicri Kameri takvim olmak üzere ikiye ayrılır.


Her yılbaşı yaklaştıkça haliyle kutlamalarla ilgili tartışmalar da başlar. Türkiye büyük ihtimal halkın çoğunluğunun yılbaşını içine sindirerek ve şaşalı bi şekilde kutladığı tek Müslüman ülke.

Haliyle Türkiye'deki Müslümanca hassasiyetlerle hareket eden muhafazakar kesim, yıllardır dayatılan ötekine karşı 'Alternatif yılbaşı' olarak isimlendirebileceğimiz, 'hicri yılbaşı'nın kutlanmasına önem vermeye başladı.

'Hicri yılbaşı' kavramı İslam dünyasında son bin yıldır var olan bir kavram. Ancak kutlanıp kutlanmaması konusunda farklı görüşler bulunuyor.

İslam tarihinin ilk yıllarında hicri yılbaşı diye bir kavram olduğu, bu münasebetiyle tören veya kutlama yapıldığına dair kaynaklarda her hangi bir bilgiye rastlanmıyor.

Eldeki verilere göre, hicri yılbaşı ilk kez Fatimiler döneminde Mısır'da kutlandı. İslami fetihlerin artıp İslam toplumlarının farklı kültürleri de içinde barındırmaya başladığı dönemlerden itibaren, hicri yılbaşı kutlamalarının yaygınlaştığı görülüyor.

Modern çağda, hicri yılbaşı ve bu münasebetle yapılan kutlamalar konusunda iki farklı görüş bulunuyor. Müslümanlar genel olarak, hicri yılbaşının kutlanmasının gereği yönünde kanaat belirtiyor. Ancak, bu tür uygulamaların İslam dininde yeri olmadığı, sonradan uydurulduğu kanaatinde olanlar da az değil.

Birinci görüş; Yılbaşı kutlamaları adeti İslam'da yoktur, sonradan uydurulmuştur bid'attir. Yılbaşı kutlamaları Yahudilerin adetlerinden birisidir, Tevrat'ta 'Ras Hişe' olarak geçmektedir. Yahudi inancına göre Allah, Hz. İbrahim'e 1 ocak'ta oğlu İshak'ı kesmesi için emir vermiştir.

Sonraki dönemlerde Hıristiyanlar da Yahudileri taklid etmeye başlamış ve böylece yılbaşı gecesi ve yeni yıl kutlamaları bütün dünyada son asırlarda iyice yaygın bir hale gelmiştir.

Bu görüşü savunanlara göre, miladi yılbaşı şöyle dursun, hicri yılbaşını kutlamak dahi Yahudi ve Hıristiyanları taklid etmek olduğundan, Müslümanlar için uygun değildir. Bu düşünce tarzı son dönemde Selefi ve Vehhabi akımlar tarafından savunulmaktadır.

İkinci görüş; Ehli Sünnet vel Cemaat alimleri 'hicri yılbaşı' kutlamalarına cevaz vermiştir. Diğer merasimler gibi, hicri yılbaşı'nın kutlanması da Hz. Muhammed'in (s.a.v) hayatı ve İslam tarihinin gelecek nesillere aktarılmasını kolaylaştıran münasebetlerden biridir.

Kutlamalar, kameri ayların ilki ve haliyle yeni hicri yılın başladığını Müslüman halklara hatırlatmak için bir vesiledir. Yüz yıllardan beri hicri yılbaşı kutlana gelmiştir. 'Ümmet-i Muhammed yanlış bir şey üzerede ittifak etmez.' Bu nedenle kutlanması uygundur, mübahtır.

Bu görüş günümüzde mutedil İslam'ın kalesi olarak bilinen El Ezher uleması ve ehli sünnet vel cemaatin genel kanaati olarak kabul edilmektedir. Mısır başta olmak üzere birçok Müslüman ülkede Hicri yılbaşı münasebetiyle bir gün resmi tatil dahi verilmektedir.

Mısır'da bu yıl El Ezher Şeyhi Muhammed Seyyid Tantavi ve Mısır Vakıflar Bakanı Mahmud Hamdi Zakzuk başta olmak üzere, devlet ricali ve halkın katılımıyla Kahire'nin en büyük camilerinden birinde dini törenler düzenlenerek hicri yılbaşı kutlandı.

Ay Takviminin (Hicri Takvim) kullanımı 

Bütün dünyada olduğu gibi Arap ve Müslüman ülkelerinin genelinde de miladi takvim kullanılmaktadır. Her ne kadar gazete ve dergilerde miladi ve hicri tarih beraber yazılıyor olsa da genel olarak miladi takvimin kullanımı çok daha yaygın.

Mısır gibi ülkelerde iköğretim okullarında dersliklerde tahtaya, hem hicri hem de miladi tarih beraber yazılıyor. Ancak Arap ülkelerinde kimse size randevu verirken sözgelimi; '5 zilkade Çarşamba günü saat 11'de buluşalım' gibi bir ifade kullanmaz. Bütün dünyada geçerli olan takvim, miladi takvim kullanılmaktadır.

kaynak: dunyabulteni.net

http://www.enpolitik.com/haber/199076/hicri-yilbasi-mi-miladi-yilbasi-mi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*