Sıcak gelişme: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İdlib'de ateşkes teklifi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi'ne katılmak üzere İran'da. Türkiye, Rusya ve İran liderlerinin Tahran'daki görüşmesi başladı. Üç lider ortak açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye bölgedeki varlığını korumakta kararlıdır. Bir ateşkese adım atılmasında büyük fayda var" dedi.
Eklenme Tarihi: 07.09.2018 15:04:00 - Güncellenme Tarihi: 07.09.2018 15:01:22

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i bir araya getiren görüşme başladı.

Üçlü zirve öncesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açıklama yapıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklaması öncesinde Ruhani ve Putin açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zirveden çıkacak sonuçlar sabırsızlıkla bekleniyor" dedi.

Ruhani, "Umarım bu zirve başarılı bir zirve olur. Sayın Putin, Sayın Erdoğan ve değerli konuklar hoşgeldiniz" dedi.

"Biz barış için savaşıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Ruhani, "Suriye'nin yasal hükümetiyle işbirliği yapılmalıdır. İdlib'de terörizmle mücadele terör bitene kadar devam etmeli. açıklaması yaptı.

ERDOĞAN'IN KONUŞMASINDAN SATIRBAŞLARI:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ise konuşmasında özetle şu ifadelere yer verdi:

"Zirveden çıkacak sonuçlar tüm dünya tarafından şu anda sabırsızlıkla bekleniyor. Alacağımız kararlarla bu beklentileri boşa çıkarmayacağımıza inanıyorum. Astana ruhunun özünde asgari müştereklerde buluşma iradesi göstermemiz vardır. Bunlar ise Suriye'nin siyasi birliğinin sağlanması toprak bütünlüğünü korunması ve ihtilafa barışçıl siyasi çözüm bulunmasıdır."

Türkiye olarak şehitler verdiğimiz ciddi özveride bulunduğumzu bu sürecin şu an itibariyle çok riskli bir yere geldiğini görüyoruz. İdlib sadece Suriye'nin siyasi geleceği için değil bizim milli güvenliğimiz ile bölgenin barış ve istikrarı bakımından hayati öneme sahiptir.

Her ne gerekçe ile olursa olsun İdlib'e yapılacak saldırı felaketle katliamla ve çok büyük bir insani dramla sonuçlanacaktır. İdlib gibi her şeyin iç içe olduğu bir yerde teröristlere karşı etkili mücadelede zaman ve sabır gerektiren farklı yöntemlere ihtiyaç var.

İdlib'in kan gölüne dönmesini asla istemiyoruz. Kendi halkını öldüren birine İdlib'in güvenliği teslim edilemez. Gidecek başka yerleri olmadığı için bizim sınırımıza geleceklerdir. Türkiye mülteci ağırlama kapasitesini doldurmuştur. İdlib'de makul bir çıkış yolu bulmalıyız. Meseleyi Astana ruhuna uygun şekilde çözmeyi hedeflemeliyiz. Türkiye'nin bu konudaki hassasiyetinin doğru anlaşılmasını sizlerden özellikle rica ediyorum. Bizler İdlib'e odaklanırken Fırat'ın doğusunda arzu etmediğimiz gelişmeler yaşanıyor. Amerika'nın bölgede bir diğer terör örgütünü güçlendirmeye devam etmesinden rahatsızız.

Türkiye, Suriye'nin siyasi coğrafi ve sosyal bütünlüğü gerçek anlamda sağlanana kadar bölgedeki varlığını korumakta kararlıdır. Tehdidin kaynağına ve boyutuna göre gereken adımları atmayı sürdüreceğiz.

Serbest ve adil seçimler yapılabilmesi için şartların bir an önce hazırlanmasına önem veriyoruz. Geri dönüş sürecinin gönüllülük esasına göre BM ile işbirliği halinde yürütülmesi esas olmalıdır. Kimyasal Silahların Yasaklanması Sözleşmesi 1915'te imzalanmış 1997 Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nün kurulması... Kimyasal silahlarla ilgili tavırlar koyuyoruz, doğrudur. Konvansiyonel silahlarla, öldürenlere karşı tavır almakta gecikiyoruz ama kimyasal silahlara karşı tavır koyuyoruz. Neticesi ölüm olduktan sonra kullanılan silah konvansiyonel olsa ne fark eder kimyasal olsa ne fark eder?"

"12 maddelik sonuç bildirgesi var. Buna tabii ki Tahran Bildirisi diyeceğiz. Bunun tesirini de göreceğiz. Bundan sonraki toplantıyı Rusya'da yapacağız.

Son olarak söyleyeceğim şudur ki, İdlib'de bir ateşkes sağlanmasında büyük yarar var. Oradaki sivil halk büyük korku içerisinde. Bu bombalamalar bir an evvel durmalı"

RUHANİ'NİN KONUŞMASINDAN SATIRBAŞLARI:

"Bugünkü zirve Suriye halkının çoğunun isteğine dayalı, terörizmle mücadelede ortak eylemlerimizin incelenmesi için fırsattır. Suriye'nin bütünlüğünü koruma ve ülkelerin kendi geleceklerini belirleme hakkına saygı duymak temel kriterdi. İlk başta Suriye krizinin sonuçlanması için askeri yöntemin etkisiz olduğunu savunmuştuk. Suriye krizinin ve bölgedeki diğer krizleri sonuçlandırmak için diyalogu kolaylaştırmak gerekiyor."

"Suriye'deki savaş ve kan dökme ateşinin sona ermesine, Suriye'deki terör faaliyetlerinin sonlandırılmasına ve halk arasında yapıcı diyalog oluşturması inancındayız. Suriye milletinin iradesini dost millet olarak destekleştireceğiz. Suriye'nin açık isteği ve onayı alınarak yardımlarımızı sürdüreceğiz. Bölgedeki bazı ülkelerin terörizm endişesini anlıyoruz ancak bu endişelerin giderilmesi için en doğru yolun Suriye'deki yasal hükümetle işbirliğini öneriyoruz."

"Barış ve istikrarın Suriye'ye geri getirilmesi mücadelenin önemli bir parçasıdır. Ama bu mücadele sivilllere zarar vermemeli. Terör örgütlerinin izlediği savaş için savaşmak yolunun yanlış olduğuna inanıyoruz. Biz barış için savaşıyoruz. Ama kalıcı bir barış elde etmenin terörizmle kesin mücadeleyle sağlanacağını biliyoruz."

"İşgalci bir rejim olan siyonist rejimi teröristle mücadele edemezler. Kanunsuzca Suriye'de bulunan Amerika hükümetinden kalıcı barış yapıcı rol beklenemez. Uluslararası toplum yeniden onarım için Suriye hükümetine yardım etmelidir. Suriye'nin geleceği için her türlü yöntemde ilk ve son rol Suriye halkına aittir."

"Libya'da dış müdahalenin hükümet ve siyasi birliğinin yok olmasının acı tecrübesi ders olmalıdır. Dünya ve özellikle bizim bölge tek taraflı ve keyfi müdahaleler yüzünden çok bedel ödemiştir. Terörizmin yok olması ve askeri galibiyet tek başına Suriye ve diğer kriz yaşayan ülkelerde istikrarı garanti edemez."

"İdlib'de terörizmle mücadele terör bitene kadar sürmelidir. Teröristlerin geri dönmesi ve Suriye'nin yeniden inşası için uluslararası toplum üstüne düşeni yapmalıdır. Orada kanunsuzca bulunan Amerika'nın mevcudiyeti derhal sona ermelidir. Siyonist rejimin Suriye'de hergün arttırdığı işgalciliği son bulmalıdır."

PUTİN'İN KONUŞMASINDAN SATIRBAŞLARI

İran Cumhurbaşkanı Ruhani'nin ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin açıklama yapıyor:

"Bu zirve ileride Suriye'de atılacak adımları konuşmak için bize imkan tanıyor. Daha önceki zirvelerde alınan kararlar başarıyla uygulandı. Kalan terörist gruplar İdlib'deki ateşkes bölgesinde bulunuyor. Çeşitli provokasyonlar hazırlıyorlar. Bunların içerisinde kimyasal silah senaryoları da bulunuyor."

"Suriyeliler kendi başına ülkenin kaderini tayin etmeye imkan buldular. Soçi'de yapılan Ulusal Suriye Kongresi Toplantısı'nda alınan kararları hayata geçirmeyi teklif ediyorum. Suriye'ye insani yardım yapılması lazım. Hükümetin kontrolü altındaki topraklarda hayat düzeliyor, istihdam artıyor. Uluslararası örgütler geri dönüşü desteklemelidir."


ÖNCE RUHANİ İLE GÖRÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Tahran'da önce İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile bir araya geldi. İran Liderler Konferans Salonu'nda Ruhani'nin ev sahipliğinde Suriye meselesi için yapılacak Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi öncesi gerçekleşen baş başa görüşme 45 dakika sürdü. İkili görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rus lider Putin ile görüştü. İkili görüşmeler sonrasındaysa üçlü zirveye geçildi.

ÇAVUŞOĞLU DÜN AKŞAM GİTTİ

Liderler zirvenin sonunda ortak basın toplantısı düzenleyecek. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu dün akşam Tahran'da İranlı mevkidaşı Cevad Zarif ile görüştü. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu görüşmeyi Twitter hesabı üzerinden duyurdu.

HEYETTE ALBAYRAK VE AKAR DA VAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da İran'a gitti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Esenboğa Havalimanı'ndan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Ankara Valisi Ercan Topaca, Ankara Garnizon Komutanı Korgeneral Ali Sivri ve bazı ilgililer uğurladı.





Kaynak: superhaber.tv

http://www.enpolitik.com/haber/198978/sicak-gelisme-cumhurbaskani-erdogandan-idlibde-ateskes-teklifi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*