Ali Koç, Hacı Bayram-ı Velî ve Yahudilik

Habertürk köşe yazarı Murat Bardakçı bugünkü köşesinde Fenerbahçe'nin yeni başkanı Ali Koç'a yöneltilen 'Yahudi' iddialarına ilişkin yazdı. Amacının kimsenin avukatlığına soyunmak olmadığını da kaydeden Bardakçı, yıllardır süren tartışmanın bitmesini istediğini kaydetti.
Eklenme Tarihi: 06.06.2018 08:29:00 - Güncellenme Tarihi: 06.06.2018 08:36:53

Türkiye gündeminde geniş yer bulan milyonlarca insanın konuştuğu yazdığı,çizdiği Fenerbahçe ve Ali Koç üzerine bir yazı da Habertürk köşe yazarı Murat Bardakçı'dan geldi. Sosyal medyada Ali Koç'a ilişkin ortaya atılan 'Yahudi' söylemlerinin artık bitmesi gerektiğine işaret eden Bardakçı konuyu şöyle ele aldı: 


"Türkiye üç günden buyana 24 Haziran seçimlerini unutup Ali Koç’un Fenerbahçe’ye başkan olmasını konuşuyor. Ali Bey’in taraftarları bayram yaparken, bir kesim de sosyal medyada ortaya tuhaf iddialar atarak yeni başkana veryansın ediyor...

Koç ailesi, dolayısı ile Ali Koç güya safkan Yahudi imiş ve geçen pazar yapılan seçim ile Fenerbahçe’nin yönetimi Yahudilerin eline geçmiş!

Bu sözleri edenlerden şimdi ben de nasibimi alıyorum... İki buçuk sene önce Mustafa Koç’un vefatının ardından “Koç ailesinin ceddi Hacı Bayram-ı Velî’dir” diye yazmamı dillerine doluyor, yalan söylediğimi ve benim de Yahudi olduğumu iddia ediyorlar.

Yahudiliğimi iddia etmekle kalsalar iyi... Ne siyonistliğimi bırakıyorlar, ne dönmeliğimi ve ne de masonluğumu!

Baştan aşağı yanlış olmasına rağmen doğru zannedilip inanılan ve hattâ iman edercesine sahiplenilen hatâlı bilgileri düzeltmenin yeni birşeyler öğretmekten kat be kat zor, hattâ imkânsız olduğunu gayet iyi bilirim ama tekrar yazmadan edemeyeceğim:

Paris'teki torunlar

Senelerdir tekrar edilen ve bazı kişilerin maalesef inandıkları bir palavra vardır: Vehbi Koç ile ortağı Bernar Nahum’un babaları Osmanlı İmparatorluğu’nun 1909 ile 1920 seneleri arasında Hahambaşısı olanHaim Nahum’dur. Haim Nahum siyonist hareketin liderlerindendir, bu yüzden Lozan görüşmelerinde İsmet Paşa’nın danışmanlığını yapmıştır ve Koç ailesinin sermayesi Vehbi Bey’in “babası” Haim Nahum’un Osmanlı Bankası’ndan yürüttüğü altınlardır!

Neresini düzelteceksiniz? Hahambaşı Haim Nahum’un siyonist değil, tam tersine antisiyonist olduğunu mu, siyonizm ile mücadele için cemiyetler kurup yayınlar yapması yüzünden Avrupa’daki teşkilâtların Nahum’un ayağını kaydırmak maksadıyla her türlü çabayı gösterdiklerini mi, Lozan’da bulunmasının sebebinin Batı’daki geniş çevresinden istifade etmek düşüncesinin bulunduğunu mu, yoksa Haliç’te orta halli bir esnafın oğlu olan ve sonradan Vehbi Koç ile ortaklık kuran Bernar Nahum ile Hahambaşı Haim Nahum arasında soyadı benzerliğinden başka bir alâkanın vârolmadığını mı, hangisini?

Ben, İstanbul’dan ayrılmasından sonra Kahire’ye yerleşen ve Mısır’ın Hahambaşısı olan Haim Nahum’un Paris’te yaşayan oğlu Jojo Nahum’u uzun seneler önce tanımıştım. Hem de nerede bilir misiniz? Sultan Vahideddin’in torunlarının evinde... Dedeleri tahta çıktığı zaman imparatorluğun hahambaşısı olan Haim Nahum’un ailesi ile sık sık görüşürlerdi, zaten “Bu Yahudi, bu Ermeni, bu bilmemne...” gibisinden tuhaf ayırımları da bilmezlerdi...

Tarih kurumu yayınladı

Şimdi, Koç ailesinin Hacı Bayram-ı Velî ile alâkasını tekrar yazayım:

Vehbi Koç’un çocukları hem anne, hem de baba, yani Vehbi Bey ve Sadberk Hanım tarafından Anadolu tasavvufu ile Melâmetîlik’in en önemli isimlerinden olan ve İkinci Murad zamanında yaşayan Hacı Bayram-ı Velî’nin soyundan gelirler. Rahmi Koç bu büyük evliyanın 19., Fenerbahçe’nin yeni başkanı Ali Koç da 20. göbekten torunlarıdır.

Bunu sadece ben söylemiyorum, Türk Tarih Kurumu, yani Türkiye’nin en önemli tarih müessesesi söylüyor! Hacı Bayram-ı Velî ile alâkası soyadından da belli olan rahmetli büyükelçi Fuad Bayramoğlu’nun Kurum tarafından 1983’te yayınlanan “Hacı Bayram-ı Velî. Yaşamı, Soyu, Vakfı” isimli iki cildlik koskoca eserindeki şecereye, özellikle de kitabın 112. ve 113. sahifelerine bakarsanız, bağlantıyı görürsünüz. Soyağacının yine Fuad Bey tarafından günümüze uzanan nesillerin ilâvesi ile son hâle getirilmiş şekli de İstanbul’da, Sadberk Hanım Müzesi’nin duvarlarındadır!

Bu konuyu tekrar yazmamın sebebi, ailenin yahut Ali Koç’un avukatlığına yahut silâhşörlüğüne soyunmam falan değil, sadece yakinen tanıdığım bu aileye ve daha başka ailelere, hattâ bana karşı suç isnadı gibi yöneltilen asılsız ırk ve soy yakıştırmalarının artık illâllah dedirtmesidir!

Sözlerim, bu “Yahudilik” masalına körükörüne inananlaradır: Memlekette son senelerde türeyen kerâmetleri kendilerinden menkul, mâlûmatları ise zeminden de aşağıda, çukurda olan bazı adamlar menfaat elde etmek maksadıyla cehaletinize cehalet katmak için ellerinden geleni yapıyor, sizleri yalan-yanlış şeylere inandırıyor, bu sayede hem ceplerini dolduruyor, hem de “üstad” havalarına bürünüp caka satıyorlar!

Bu adamların söylediklerine körükörüne inanarak onlara pâye vermeyin, ufak bir zahmete katlanıp okuyun, öğrenin ve menfaatleri uğruna kafalarınızı hurafelerle doldurmalarına “Yeter!” deyip yalanlarını suratlarına çarpın!

Aksi takdirde, istikbâlimizi derin bir karanlık bürüyecektir!

http://www.enpolitik.com/haber/195687/ali-koc-haci-bayram-i-vel-ve-yahudilik.html

Sizin Yorumunuz:

*
*