'Tenakuzlarla dolu bir yönetmelik!'

İletişim alanında doktora yapmış ve İTÜ TMDK Sanatçı Öğretim Üyesi Dr. Göktan Ay ile “"MEB Devlet Konservatuarları Yönetmeliği” üzerine konuştuk.
6.5.2018 11:24:55

İletişim alanında doktora yapmış ve İstanul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı (İTÜ TMDK) Sanatçı Öğretim Üyesi Dr. Göktan Ay ile; "MEB Devlet Konservatuarları Yönetmeliği" ni konuştuk…

Enpolitik: Geçen yazı dizimizde konu ettiğiniz, "MEB Devlet Konservatuarları Yönetmeliği" üzerinde, sizden başka duran olmadı. Son durum nedir?

Dr.AY: Konu ile ilgili yazım musıkidergisi.net’te yayımlanmıştır (2010) ve yazımı 5000 kişi tıklamıştır. http://www.musikidergisi.net/?p=1613

18.09.2010 tarih ve 27703 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Devlet Konservatuarları Yönetmeliği”nde, konservatuarların tek yönetmelikle değil de, ayrı ayrı olarak ele alınması yanlış olmuştur. Bilindiği gibi; 2010 yılına kadar, konservatuarların orta ve lise bölümleri 8 yıllık kanunla birlikte sürüncemede kalmış, hatta kaçak durumuna düşmüş, ancak daha sonra yönetmelik oluşturularak yeteneğe bağlı bu kurumların –konservatuarların- alt birimlerinin de oluşturulması/olması gerektiği görüşü ağır basmıştı. Günümüzde Türk müziği alanında, sadece İTÜ TMDK’da orta-lise eğitimi yapılmaktadır. İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Lisans Eğitim ve Öğretim (Son) Yönetmeliği 06.12.2009 tarih ve 27424 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik madde 4 (1/a) da, lise devresi İTÜ TMDK Çalgı (Eğitimi) Bölümü Hazırlayıcı Birim Lise Devresi olarak adlandırılmıştır. Dolayısı ile 2 yönetmelik arasında okul ve hazırlayıcı birim farkı doğmuş, Devlet Konservatuarlarındaki “Okul Müdürü” yerine, İTÜ TMDK’da Çalgı (Eğitimi) Bölüm Başkanı, doğal olarak orta-lise devresinden de sorumludur. Böylece, ülkemizde benzer eğitim veren konservatuarlarda “yönetmeliklerin bir ve ortak olması” sağlanamamıştır. MEB bilerek yada bilmeyerek bu ayrıma zemin hazırlamış gözükmektedir… Konservatuar yönetmeliklerinin; Türk-Çoksesli müzik ayrımı yapılmadan, ortak dille/çalışmayla/komisyonla tekrar yazılmasında ya da düzeltilmesinde  yarar vardır.

Ayrıca; çıkarılan yukarıdaki yönetmelikte Türk müziği ve çalgıları ile ilgili hiçbir kayıt yer almamıştır. Eğitim Fak. GSB Müzik Eğitimi ABD’de müfredatlara Türk müziği eğitimi ve çalgıları konulmuşken; Md.7’de, tek Türk müziği çalgısı ismine yer verilmemiştir. Bu; tek yanlı ve 2018 Türkiyesi’nde utanç vericidir.

Resim: Rahmetli Etem Ruhi Üngör’ün çalgı  arşivi…

Enpolitik: Müdürler karışmıyor mu?

Dr.AY: Konservatuarlar, akademik yapıda Yüksekokul olarak yer almakta ve yapılanma buna göre olmaktadır. Dolayısıyla Konservatuar’ın amiri Müdür’dür. Yönetmeliğe göre; orta-liseye Okul Müdürü bakacaktır. Bu durumda konservatuarda 2 müdür yer alacaktır ki, tamamen yanlıştır.

Enpolitik: En önemli itirazınız nedir?

Dr.AY: Hazırlanan yönetmelik birleştirici değildir. Çok sesli müzik eğitimi veren konservatuarları, Türk müziği eğitimi veren konservatuarlardan ayırmak (nedense!) uygun görülmüştür… Bu durum, ülkemizdeki ilk Türk Müziği Devlet Konservatuarı’nın (İTÜ TMDK) kurulduğu 1975 yılından itibaren hızla azalmaya başlayan Türk-Batı müziği zıtlaşmasının, 2010 yılında yeniden tezahürünü göstermektedir ve üzücüdür…

Enpolitik: Yönetmelikle ilgili diğer itirazlarınız nelerdir?

Dr. AY: 18.09.2010 tarih ve 27703 sayılı resmi gazetede yayınlanan Yükseköğretim Kurumları Devlet Konservatuvarları Müzik Ve Bale İlköğretim Okulu İle Müzik Ve Sahne Sanatları Liseleri Yönetmeliği ile ilgili görüşlerim şunlardır;

Bu yönetmelikle: Konservatuarlar müzik ve bale ilköğretim okulları ile müzik ve sahne sanatları liselerinin eğitim-öğretim ve işleyişi ile ilgili usul ve esasları düzenlenmektedir. Ancak, doğru terminoloji olarak; “konservatuvar” değil “konservatuar” kullanılmalıydı. Buna göre bu birimlerle ilgili kararları 2547 sayılı kanuna göre oluşturulacak üniversite kurulları verecektir. Ancak, takvim, ders geçme, sınav hakları v.b. işler MEB yönetmeliklerine göre yapılacaktır. Yani hem YÖK’e hem MEB’e bağlı bir yapıdan bahsedilmektedir.


Resim: Japonya’da bir müzik okulu…

Enpolitik: Örnek verebilir misiniz?

Dr.AY: Örnekler çok!

“MADDE 8 – (1) Okullarda Bakanlık Talim ve Terbiye Kurulunca kabul edilen öğretim programları ve haftalık ders çizelgeleri esas alınarak;
 a) Zorunlu veya ortak derslerde ilköğretim ve genel ortaöğretim kurumlarındaki öğretim programları,
 b) Alan dersleri ile yardımcı alan derslerinde konservatuvar kurulunca hazırlanıp konservatuvar yönetim kurulu ve senato kararına bağlanan ve Bakanlıkça onaylanan öğretim programları uygulanır.”

“MADDE 16 – (1) Zorunlu veya ortak ve seçmeli derslerdeki başarının değerlendirilmesinde;
 a) Müzik ve bale ilköğretim okullarında, Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliği,
 b) Müzik ve sahne sanatları liselerinde, 8/12/2004 tarihli ve 25664 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliği, hükümleri uygulanır.”

Bu birimlerin açılması için,
“(1) Okullar; üniversite rektörlüklerinin teklifi, Yükseköğretim Kurulunun kararı ve Bakanlığın izni ile açılır.” denilmektedir.

(m) Okul müdürü: Devlet konservatuvarları müzik ve bale ilköğretim okulu ile Devlet konservatuvarları müzik ve sahne sanatları liseleri müdürünü, (2 defa “Devlet konservatuvarları” kullanılmasına ne gerek vardır!)

“Müzik ve bale ilköğretim okulu ile müzik ve  sahne sanatları liseleri müdürünü” doğru yazımdır.
(o) Öğretim elemanı: Alan, bölüm, dal dersleri ile ilgili olarak 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda belirtilen nitelikleri taşıyan eğitim-öğretim elemanını,

“MADDE 29 – (1) Müzik ve bale ilköğretim okulunun 1, 2, 3, 4 ve 5 inci sınıflarında sınıf öğretmenliği; 6, 7 ve 8 inci sınıflarında branş öğretmenliği, alan dersleri ile yardımcı alan dersleri öğretmenliğinde ise Devlet konservatuvarı öğretim elemanlığı esastır.” maddesi ile MEB derslerini kimin vereceği açıklığa kavuşturulmuştur.

Ancak yönetmelikte geçen “Müzik ve bale ilköğretim okulu” ve “müzik ve sahne sanatları liseleri” nin doğru kullanılıp kullanılmadığına bakmakta yarar vardır. (Doğru yazımlar: Müzik ve Bale İlköğretim Okulu/Müzik ve Sahne Sanatları Liseleri)

Bu bölüme önce bir göz atalım;

“Bölüm ve dallar

MADDE 7 –

(1)Müzik ve bale ilköğretim okulları ile müzik ve sahne sanatları liselerinde müzik ve sahne sanatları olmak üzere iki bölümde eğitim yapılır.
 (2) Bu bölümlerden;
 a) Müzik bölümü: Yaylı çalgılar, üflemeli ve vurmalı çalgılar, piyano ana sanat dallarından oluşur. Bu dallar;
 1) Yaylı çalgılar ana sanat dalı: Keman, viyola, viyolonsel, kontrbas,
 2) Üflemeli ve vurmalı çalgılar ana sanat dalı: Flüt, obua, klarnet, fagot, korno, trompet, trombon, tuba ve vurmalı çalgılar,
 3) Piyano ana sanat dalı: Piyano, arp ve gitar,
 gibi sanat dallarından oluşur.
 b) Sahne sanatları bölümü: Bale ana sanat dalı ve bu dala bağlı bale dansçılığı sanat dalından oluşur.”

Bir kere; Ana Sanat Dalı (ASD) yazılımı doğrusudur. “Sanat Dalları”; 2000’li yıllarda kaldırılmıştır, ama 2010’da yönetmelik hazırlayanların haberi yoktur!...Onun için, biz; “datayız/hafızayız, yaşanmışları

unutmuyoruz.”

Enpolitik: Başka hangi maddelere itirazınız var?

Dr.AY: Anlatayım:

(1) Müzik ve bale ilköğretim okulları ile müzik ve sahne sanatları liselerinde “müzik ve sahne sanatları” olmak üzere iki bölümde eğitim yapılır.” cümlesinden ilköğretim ve lisede müzik ve sahne sanatları diye 2 bölüm olacağı anlatılmaktadır.
(2) Diğer maddesinde ise “b) Sahne sanatları bölümü: Bale ana sanat dalı ve bu dala bağlı bale dansçılığı sanat dalından oluşur.” denilerek balenin sahne sanatı olduğu iyice pekiştirilmiştir.
(3) Ayrıca; çalgıların öğretildiği bölümün adı müzik bölümü değil, “Çalgı Bölümü veya Çalgı eğitimi” bölümüdür. Anasanat (ASD) dalları da; yaylı çalgılar, nefesli çalgılar, tuşlu çalgılar, vurmalı çalgılar olarak bütün dünyada yapılan/kabul edilen genel sınıflama ve isimlendirmedir. Üflemeli ve vurmalı çalgıların bir sanat dalında gösterilmesi, Piyano ana sanat dalı denilerek; piyano, arp ve de gitarın sanat dalı olarak konulması doğru değildir.

(4) Bale, sahne sanatları ise (doğrusu budur) neden ısrarla “müzik ve bale…..” diye yanlış olarak yer verilmiştir?
(5) Ayrıca şunu belirtelim ki, konservatuar; müzik (çalgı-kompozisyon, halk oyunları, müzikoloji v.b.) ve sahne sanatları alanında (bale, halk oyunları, tiyatro v.b.) eğitim veren bir kuruluştur. Hepsinde de müzik ağırlıklıdır…Bu yönetmeliğe göre alınacak öğrenciler, bale ve çalgılar üzerine eğitim yapacaklardır. O halde neden “Müzik ve bale….., müzik ve sahne sanatları…” denilmiştir.

Yönetmelik içinde önemli bir tenakuzda budur.

O nedenle; “Çalgı ve Sahne Sanatları Eğitimi, İlköğretim Okulu ve Lisesi” denilerek terminoloji doğrulanmalıdır…

İşte o zaman bir çok madde yerine oturacaktır….

Osmanlı’da müzik ve dans….

Enpolitik: “İlköğretim okulu müdürü ve lise müdürü” bölümüne neden itirazınız var?

Dr.AY: MADDE 27 – (1) Konservatuvarda veya üniversitede kadrolu olarak görev yapan öğretim elemanlarından biri, konservatuvar müdürünün önerisi üzerine rektör tarafından İlköğretim Okulu Müdürü veya Lise Müdürü olarak atanır ya da görevlendirilir.
 Bu madde ile “öğretim elemanı” denilerek, Müdürün kadrolu öğretmenlerden atanmayacağının altı çizilmiştir. Ancak, “üniversitede “ denilerek, başka birimlerden de Müdür atanabileceğine imkan tanınmıştır ki, bu, birimlerde genellikle olumsuz karşılanmaktadır.
Ayrıca;
a)Ancak, “öğretim elemanlarından biri (bir kişi) ilköğretim okulu müdürü veya lise müdürü olarak atanır ya da görevlendirilir.” denilerek bir karmaşıklığa yer verilmiştir.
b)Çünkü, yönetmeliğe göre “ilköğretim okulu müdürü ve lise müdürü” diye iki makama yer verilmiştir. Bir kişi ilköğretim müdürü olursa liseye bakamaz, çünkü yasalara aykırıdır. Ama lise müdürü atanan kişi ilköğretimden de sorumlu olabilir. (birbirine bağlı olduğu ve az sayıda öğrenci alınması nedeniyle çok kalabalık olmadığı için) Burada her halde “iki okula bir müdür” denilmek istenmiş, ancak “ve” yerine “veya” konularak hata yapılmıştır. Bilindiği üzere yönetmeliklerde bir kelimenin, bağlacın, virgülün v.b. önemi vardır.
c) O nedenle “öğretim elemanlarından biri ilköğretim okulu ve lise müdürü” olarak atanır” şeklinde düzeltme yapılmalıdır.
 Zaten yönetmelikteki (m) maddesi bizim doğru yorumladığımızı, yönetmelik maddeleri arasında uyumsuzluk oluğunu göstermektedir.

Bir  müzik  etkinliğinden…

Enpolitik: Müdür yardımcılarında da aynı durum söz konusu mu?

Dr.AY: Maalesef, bir yanlış diğerlerini de etkiliyor. Devam edelim.

İlköğretim okulu müdür yardımcısı ve lise müdür yardımcısı
 MADDE 28 – (1) Konservatuvarda veya üniversitede kadrolu olarak görev yapan öğretim elemanlarından biri, konservatuvar müdürünün önerisi üzerine rektör tarafından okul müdür yardımcısı olarak atanır ya da görevlendirilir.” denilmiştir.
 Bu madde ile de “öğretim elemanı” denilerek, Müdür yardımcısının da kadrolu öğretmenlerden atanmayacağının altı çizilmiştir ki bu yanlıştır. Bize göre, ayrı bir eğitim gerektiren 2547 sayılı kanuna göre alınmış öğretim elemanlarının yanında Müdür yardımcısı olarak “ağırlıklı olarak pedagojik formasyon” eğitimi almış “öğretmenler” de görevlendirilebilmelidir.
a) O nedenle, bu madde (Yardımcılar için) “Konservatuarda veya üniversitede kadrolu olarak görev yapan öğretim elemanlarından veya öğretmenlerden biri,…” (üniversitede kadrolu maddesine yine ihtiyatla yaklaşılarak) olarak düzeltilmelidir.
b) Acaba, yönetmelikle belirlenen Konservatuar Müdürü, Okul Müdürü ile Konservatuar Müdür Yardımcısı, Okul Müdür Yardımcısı görevleri/makamları bir karmaşaya yol açar mı? diye de konuya ihtiyatlı yaklaşmayı doğru buluyoruz.

c) Ayrıca; Yükseköğretim Kurumları Devlet Konservatuarları Müzik ve Bale İlköğretim Okulu ile Müzik ve Sahne Sanatları Liseleri Yönetmeliği” başlığı da “…Çalgı ve Sahne Sanatları Eğitimi İlköğretim Okulu ve Liseleri Yönetmeliği” olarak değiştirilerek bütünlük sağlanmalıdır.

Enpolitik: İlkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinin lisans/yüksek lisans/doktora öğrencileri ile bir arada olması pedagojik olarak doğru mu?

Dr.AY: Güzel bir soru. Formasyonsuz eğitim olmaz. O nedenle yaş grupları, verilecek eğitimler sınıflandırılmıştır. Konservatuarlarda, ilkokul-lise öğrencileri; lisans öğrencileriyle aynı salonu/kantini/yemekhaneyi/konser salonunu v.b. kullanmaktadır.  Bu, çok yanlıştır. Diyeceksiniz ki, dışarıda beraber değiller mi? Göreceklerini sokakta görmüyorlar mı? Hayır!...Eğitim kurumları  “dışarıda” bir alan değil, öğrencilere şekil verilen, özel yöntemler gerektiren bir alandır.Son yıllarda iletişim araçlarının kullanımının çoğalmasıyla bozulma/yozlaşma artmış, öğrencilerin disiplin suçu işleme oranları artmıştır. Bu aşamada öğretmen kalitesi, bilgisi, sosyalliği daha önem kazanmıştır. Son sınıfta olup, staj için okullara giden öğrencilerim; çocuklar çok şımarık, çok küfürbazlar, bizleri hiç dinlemiyorlar, telefonlarıyla uygunsuz görüntüleri birbirine yolluyorlar, aileler çaresiz” diyorlar. Aile Bakanlığı kuruldu ama, aileler parçalanmaya başladı, boşanma oranları çok yüksek!..Sosyologlarımız;  toplumdaki bu olumsuz gidişi araştırmaktan, yetkililere rapor vermekten uzaklar...İHL’lerde ortaya atılan “deizm” bile sarsıntıyı ortaya koymakta..Lütfen kafaları kuma gömmeyelim, geleceği olmayan toplumlar süreklilik kazanamazlar. Sürekliliğin sağlanması; vatanını, milletini, inançlarını, değerlerini v.b. bilen gençlerin yetişmesi ile mümkündür.

Enpolitik: Size göre 8 yıldır uygulama bu yanlışlarla yapılıyor. Siz, yazınızı her kuruma/yetkiliye göndermişsiniz. Hiç dönüş olmadı mı, ya da düzeltme yapılmadı mı?

Dr.AY: Maalesef… Tıpkı; olumsuz neticelenen ve akademisyenleri rahatsız eden  Y.Doç. tasarısı ve Sanatçıların özlük haklarını düzeltecek TİP sözleşmesi değişikliği gibi… Kafalar kuma sokuluyor, yönetmelikleri değiştirmek mümkün olmuyor...

Sonuç olarak ;
 a)Yönetmelik aceleye getirilmiştir. (Bu arada yönetmelik aşamalarını ve görev alan uzmanları öğrenmek istedik, ama başaramadık.) İsteğimiz; “yanlıştan dönülmez” diye bir kural olmadığından, yönetmeliğin geri çekilerek, bir kez daha alan uzmanları tarafından değerlendirilmesinde yarar vardır.
b) Yönetmelik, böyle kaldığı sürece yeni sorunların/karmaşaların olması kaçınılmazdır…(2010’dan beri sorunlar vardır,  ama halının altına süpürülerek yürünmektedir.)
c)Genel ve geçerli bir kuraldır; eğitimcilik ayrı, öğretmenlik ayrı, idarecilik ayrı, yönetmelik yazmak; ayrı özellik isteyen işlerdir…

Son sözüm: Amacımız iyi işleyen ve sadece sanat üretmeyi hedefleyen sanat kurumlarının Türk müzik/sanat hayatına kazandırılmasıdır. Acaba, sesimizi duyan olacak mı?

haber: enpolitik.com / Melek S. Tunç

http://www.enpolitik.com/haber/162464/tenakuzlarla-dolu-bir-yonetmelik.html

Sizin Yorumunuz

*
*