“24 Haziran bizim zaferimiz olacaktır”

Ak Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ’a erken seçim kararı üzerine konuştuk.
Eklenme Tarihi: 04.05.2018 07:25:05 - Güncellenme Tarihi: 04.05.2018 07:25:05

Ak Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ’a erken seçim kararı üzerine konuştuk. Ekonomide belli düzenlemelere gidilmesinin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kongrelerde yer almasının erken seçimin bir işareti olmadığını dile getirerek bunların bir süreç olduğunu dile getiren Özdağ, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sorular ve Özdağ’dan gelen yanıtlar şöyle:

Enpolitik: Sayın Cumhurbaşkanının ilçe kongrelere kadar katılması, ekonomide belirli düzenlemelere gidilmesi erken seçimin bir işareti miydi?

Selçuk Özdağ: Bunların hiçbiri erken seçimin işareti değildi. Çünkü biz seçimlerin zamanında yapılamasını istiyorduk. Bir tek olağanüstü haller dışında, 7 Haziran’da tek başımıza iktidar olamadık ve koalisyon kurulamayınca erken seçim kararı alınmıştı. Bizim önümüzdeki seçim, yerel yönetimler seçimiydi. Sayın Bahçeli’nin böyle bir açıklama yapmasıyla bizde Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemini hayata geçirdiğimiz, birlikte referanduma gittiğimiz ve birlikte seçime gideceğimiz yol arkadaşımızla çelişmek istemedik. 26 Ağustos tarihinin hem kurban bayramının sonu olması hem de hac mevsimi olmasından dolayı okulların kapanmasına müteakiben yaz tatili başlamadan seçimlerin 24 Haziran tarihinde yapılmasını daha doğru bulduk.  Bunlar bir işaret değildi, bir süreçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partiyi kurduğundan beri çalışan ve gezen birisidir. İlçeleri de kongrelerimiz nedeniyle geziyordu, halkıyla buluşmaktan zevk alıyor. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı, Ankara’da oturmakla siyaset yapmayı doğru bulmayan, halkın arasında dinlendiğini söyleyen bir siyasetçidir.

Enpolitik: Sayın Cumhurbaşkanı, erken seçim ilanındaki konuşmasında 15 Temmuz ve Yenikapı mitinginden bahsetmişti. Bunlar rastgele söylenmiş sözler değildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni bir girişimin olacağından kuşkulanmış veya bir duyum almış olabilir mi?

Selçuk Özdağ: Bütün darbelerin arkasında egemen güçler, Batı var. Bu egemen güçler, Türkiye’yi hiçbir zaman büyütmek istemedi. Küçük ölçekli bir devlet olarak bırakmak istediler. Ne zaman ki Türk siyasetçileri Türkiye’yi idare etmekten çıkıp yönetmeye başladıklarında başlarına belalar yağdı. Mesela Menderes, tekrar seçim yapılsaydı seçimi kazanacaktı, darbe yaptılar. Egemen güçler bir taşla beş kuş vurdular. Bir yandan Menderes’ten kurtuldular bir yandan Türk ordusunu darbeci olarak lanse ettiler, ikiye böldüler, bir grubu tasviye ettiler, İnönü ile yeni bir tasviye hareketine girişmiş oldular. Bu ekonomimize, kültürel hayatımıza, demokrasimize zarar verdi. Bu nedenle 15 Temmuz’da yapılan darbenin arkasında da egemen güçler vardı. Sayın Recep Tayyip Erdoğan da bunu çok iyi biliyordu. Bu darbeyi yaptırtan kişi Amerika’da kalıyordu. Bu, 15 Temmuz ile tescillendi. Yeniden sokak hareketleri olabilirdi. Bununla ilgili Yenikapı’da bir miting düzenlenerek millet darbeye karşı, millet iktidarının yanında, millet seçilmiş cumhurbaşkanın yanında, millet parlamentonun yanında mesajı verilmek istendi. Yenikapı mitingine iştirak ederek, o ruhu yaşatmak isteyenlere teşekkür ediyoruz. Onlardan birisi de, Sayın Bahçeli’ydi, teşekkür ediyoruz.

Enpolitik: Genel seçimlerin yerel seçimlerden önce yapılması bir avantaj mıdır?

Selçuk Özdağ: Bunun bir avantajı olup olmayacağına millet karar verecek. Bizim için fark etmiyor, biz yaptıklarımızla çıkacağız. Referandumlarla birlikte Türkiye’nin 12 seçim kazanmış bir partisiyiz. Oylarımız bazen düştü, bazen yükseldi ama her yerel seçimlerde de galip geldik. Eleştirilere kulak veren, özeleştiri yapan bir partiyiz. Her seçim sonucunda ertesi gün yeniden seçim süreci başlamış gibi çalışmalara başladık. Yaptıklarımız ortada, yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır. Yapamadıklarımız vardır, yapmak isteyip yapamadıklarımız ve bize de yaptırtılmayan şeyler vardır. Türkiye’de siyasetçiler hükümet oluyorlardı ama muktedir olamıyorlardı. Türkiye’de, millet sandığa kadar aktör sandıktan sonra başkaları aktör oluyordu. Biz iktidarı milletle paylaşacağız dedikçe, birileri bize her zaman ortak olmak istedi. Kimi zaman bunlar cuntacılar, terör örgütleri, kimi zaman da kirli ve şantajcı medya oldu. Hala yapmak isteyip de yapamadıklarımız var onları da zaman içinde yapacağız. Çünkü Türkiye bir gün Japonya olacak. Türkiye bir gün bunlarında üstüne çıkacak, büyüme potansiyeli olan bir milletiz.

Enpolitik: Seçim hazırlıkları başladı. Sizde başvurunuzu gerçekleştirdiniz. Yoğun bir şekilde çalışıyorsunuz. Manisa’da ilçe ilçe, mahalle mahalle faaliyetler gerçekleştiriyorsunuz. Bu süreci nasıl yürütüyorsunuz?

Selçuk Özdağ: 7 yıldır milletvekiliyim.  24. Dönemden itibaren Meclis’teyim. Milletvekili olduğum 12 Haziran 2011’den bu güne kadar bir yandan Meclis’te devamı en fazla olan milletvekili olarak, bir diğer yandan TBMM’deki Milli Eğitim Gençlik ve Spor Komisyonu’nda, Çevre Komisyonu’nda ve Darbeler Araştırma Komisyonu’nda, Soma Maden Kazaları Araştırma Komisyonu’nda çalıştım. Meclis’te 1 dk’dan 22 dk’ya kadar olan 65 konuşma yaptım, bir yandan yazılar yazdım. Her hafta sonunu ise Manisa’da geçirdim. Bana Genel Merkezim hangi görevi verdiyse onu layıkıyla ve elimi, alnımı kirletmeden yaptım. Manisa’da hizmet ederken Ak Parti milletvekiliydim ancak orada ayrım yapmadan 1 buçuk milyonun vekiliydim. “Yaratılmışı severiz yaradan ötürü” anlayışıyla çalıştım. Her gün seçim varmış gibi çalıştık. Zaman zaman aykırı söylemlerim oldu ancak bunlar Türkiye ve partim içindi. Türkiye’yi ne kadar görebiliyorsam, istişare toplantılarında inandıklarımı söyledim. Daha adil, daha zengin bir Türkiye, hukukun adaletle taçlandığı, eğitimde fırsat eşitliğinin olduğu bir Türkiye için çalıştım.  Özbeklerin çok güzel bir atasözü var: “Çok çalışanın tahtı, vatan olanın bahtı olurmuş.” Bizim vatanımız var şanslıyız, bizim tahtımız milletimizin gönlünde yer edinmek. Ayrımsız siyaset yapmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Baki kalan bu kubbede hoş bir sada bırakmak için siyaset yapacağım demiştim. Doğru insanları taşıyacağım parlamentoya, yanıldığım zaman düzeleceğim,  düzelteceğim. Milletin her talebini değerlendiriyoruz ve bunlardan dersler çıkarıyoruz. Çünkü Ak Parti milletin taleplerini hayata geçiren parti. Seçim ilan edildiğinden beri çalışmalarıma aynen devam ettim. Listede olur muyuz olmaz mıyız bilmiyorum, kader. Kadere iman edenler kederden emin olurlar. Ama ben çalışmalarımın karşılığını alacağımı düşünüyorum.

Enpolitik: Bakanlar Kurulu’nda üniversite öğrencilerinden emeklilere kadar toplumun tüm kesimini ilgilendiren önemli kararlar alındı. Alınan bu kararları nasıl değerlendirirsiniz?

Selçuk Özdağ: Bu kararlar hükümet olmanın gereğidir. Eğer toplumda bazı konularda problemler varsa bunları gidermek bizim görevimiz. ‘Bu seçim zamanı yapılıyor’ deniliyor ancak biz bunları ondan önce de yaptık. Biz ilk defa Bakanlar Kurulu’ndan milletimizin lehine kararlar çıkartmıyoruz. 16 yıldır bu kararları çıkartıyoruz. Zaman zaman seçim dönemine, seçim sonrasına ve seçim öncesine denk geldiği oldu. Bunları yaparken milletin talebi var karşılayalım diye yapıyoruz. Şimdi vergide barışı getiriyoruz, emeklilere iki bayramda 1000’er lira vererek yaşam standartlarını yükseltmek istiyoruz. Türkiye’de arz talep dengesini doğru kuralım istiyoruz. Türkiye 80 milyonluk bir ülke ve olağanüstü şartlarda yönetiliyor. Bundan sonrada olağanüstü şartları minimize etmek ve minimize ettiğimiz şartlarda Türkiye’yi daha iyi yönetmek hedefindeyiz. 24 Haziran yine bizim zaferimiz olacaktır.

Enpolitik: Meclis Genel Kurulu’nda 4’ü vakıf olmak üzere 20 yeni üniversite kurulmasını öngören tasarı görüşülüyor. Bu tasarıya özellikle Gazi ve İstanbul üniversitelerinden tepkiler geldi. Buna ilişkin ne söylemek istersiniz?

Selçuk Özdağ: Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi’nden koparak kurulmuştur. O zamanda Ankara’da tepkiler oluşmuştu. Bugün Hacettepe Üniversitesi Dünya’nın en seçkin üniversitelerinden biridir.  Bizim üniversitelerimizde öğrenci sayıları fazla. 100 bin öğrencinin olduğu bir yeri 1 rektör, 3 rektör yardımcısı ve 1 genel sekreterle yönetmek çok zor. Bu üniversitelerin, nüfusa, ulaşım imkanlarına, şehrin dinamiklerine, coğrafyaya bağlı olarak bir öğrenci sayısının olması gerekiyor. Bundan sonra belli bir öğrenci sayısına, öğretim elemanı sayısına ulaşılan yerlerde YÖK, Milli Eğitim Bakanlığı ile bir planlama yapmalıdır. Bugün yapılanlar doğrudur, hiç kimse endişe etmesin, aynı bilimsel kriterler ile daha çok çalışacağız.

Enpolitik: Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım ve MHP lideri Devlet Bahçeli bugün Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylık başvurusunu gerçekleştirecek…

Selçuk Özdağ: Sayın Erdoğan, 12 seçim kazanmış siyasi bir fenomendir ve yeniden kazanacaktır. Bu süreçte, teknolojiyi doğru ve etkin kullanmalı, vatandaşımıza bu 16 yılı karşılaştığımız zorlukları, yaptıklarımızı doğru anlatabilmeli ve aykırı cümleler kullanmamalıyız. Ak Parti’nin Atatürk ile bir problemi yoktur. Mustafa Kemal Atatürk döneminde çıkarılan kanunlar hakkında doğru yanlış veya eksik denilebilir. Bunları da siyaset bilimcileri söyleyebilir, bizler siyasetçileriz. Siyasetçinin devletin kurucusuyla hiçbir problemi yoktur. Tarihi,  tarihçilere bırakıyoruz. Biz Türkiye’de her şeyi bilgiye dayalı yapmak istiyoruz. Rejimin adı Cumhuriyet, sistemin adı demokrasi, devlete Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bayrağımızın adına hilal ile yıldız, çok etnikli olan milletin adına Türk milleti diyoruz. BBP Partisi de bizi destekliyor. Hep birlikte çalışarak 24 Haziran’da galip geleceğiz.

Enpolitik: MHP lideri Devlet Bahçeli, dün yaptığı bir açıklamasında Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı’na seslenerek, toplanacak 100 bin imzanın incelenmesi çağrısında bulunmuştu…

Selçuk Özdağ: MHP lideri hassasiyetlerini ve endişelerini dile getirdi. FETÖ Dünya’nın en büyük örgütü ve arkasında da egemen güçler var. Bunlar Türkiye’ye ve dinimize zarar verdiler. Sayın Bahçeli böyle bir şey söylemişse bir bilgisi olabilir, bunlara dikkat etmemiz gerekli.

Enpolitik.com / Hanzade Karaşın

http://www.enpolitik.com/haber/162412/24-haziran-bizim-zaferimiz-olacaktir.html

Sizin Yorumunuz:

*
*