170 ünlü neyin altına imza attı?

Bu arkadaşlar, PKK/YPG’nin “çılgın silahlanmasına” ve gencecik insanların hayatını tehlikeye atacak terör örgütlenmesine itiraz etmiyorlar. Bu ağır silahlara karşı hangi bir müzakere ve işbirliği yolunu öneriyor ünlülerimiz?
Eklenme Tarihi: 25.01.2018 15:12:22 - Güncellenme Tarihi: 25.01.2018 15:12:22

Almanya, İngiltere, Rusya, Hollanda... Dünyanın pek çok ülkesinden Afrin'e başlatılan operasyon için "haklısın" sesleri yükselirken, bu topraklarda yaşamalarına rağmen bu toprakları tehdit eden sınırımızdaki PKK/PDY yuvalarını yok etmek için yapılan ‘Zeytin Dalı Operasyonu'na karşı olup barış şakşakçılığı yapan bir kesim var.

Aralarında eski bakan, oyuncu, yazar, yönetmen ve gazetecinin de bulunduğu 170 isim, Türkiye'nin 20 Ocak’ta Afrin’e başlattığı harekatının durdurulmasını talep eden ortak bir mektubun altına imza atarak, mektubu Meclis’teki tüm vekillere gönderdi.

Star gazetesi yazarı Ahmet Kekeç, "Bugüne kadar bölgeye 5 bin TIR, 2 bin kargo uçağı dolusu ağır silah yığıldı. Bu silahlar, bazen, Türkiye’deki terör saldırılarında kullanılıyor. Örneğin, Silvan’da ele geçirilen füzeler...  Bu ağır silahlara karşı hangi bir müzakere ve işbirliği yolunu öneriyor ünlülerimiz? " diye sordu.

170 ünlü... Afrin operasyonunu eleştiren bildirinin altına imza atmışlar.

İsimlerini tek tek yazamam.

Meraklısı, internetten ilgili listeye ulaşabilir.

Birkaçının ismini ve marifetlerini sıralayayım, anlayın kimler olduklarını.

Murat Belge var... Türk şiirinin genel değerlendirmesini yaptığı kitabında, “Diriliş dergisinin kapağındaki bir anons hoşuna gitmediği için” Türk şiirinin en önemli ismi Sezai Karakoç’u yok saydığını itiraf eden tuhaf adam...

Bu adamın bir özelliği de, askeri darbeleri “güvence” olarak görmesi... Laiklik tehlikeye girerse imiş, TSK müdahale edermiş, hiç kaygılanmamalıymışız.

Bu adamın yamağı Ömer Laçiner de listede...

Hani, “Erdoğan, demokrasi dışı yollarla da olsa, mutlaka indirilmelidir” diyen entelektüel... Bu sözü, bir FETÖ kanalında sarf etmişti. Gerçekten de öyle oldu... Bu sözün sarf edildiği televizyon kanalının patronları (yani FETÖ) 15 Temmuz’da Erdoğan’ı demokrasi dışı yollarla indirmek için darbeye kalkıştı.

FETÖ kanalında darbe siparişi veren Ömer Laçiner, aynı zamanda “Türkiye’nin birikimi” lejandıyla çıkan “Birikim” dergisinin genel yayın yönetmeni... Hâlâ bu görevini sürdürüyor, hâlâ utanmadan yazılar yazabiliyor, hâlâ “demokratım” diye ortalarda dolaşabiliyor.

Başka kimler listede?

Zülfü Livaneli var... “Sen niçin Erdoğan’ın yasağının kaldırılmasına önayak oldun?” diyerek, dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a çıkışan Zülfü Livaneli...

Livaneli’nin bir özelliği de şu: 1950’de fiilen yürürlüğe giren çok partili parlamenter sistemi “karşı devrim” olarak niteliyor. Öyle afakî, öyle vicdansızca değerlendirmeleri var ki, okuduğunuzda şöyle düşünüyorsunuz: “İyi ki Menderes’i asmışlar, iyi ki karşı devrim sürecini sona erdirmişler.”

Livaneli, sorunların silahla çözülmesine karşı...

Bu nedenle bildirinin altına imza atmış.

Hasan Cemal de var... Kambersiz düğün olur mu?

PKK terörünün sistematik hale geldiği dönemlerde “barış”ı hiç hatırlamayan, devletin terörle mücadelesini “barış istiyoruz” diyerek itibarsızlaştırmaya çalışan Hasan Cemal.

Bu Hasan Cemal, “barış”ın konuşulduğu çözüm sürecinde kendini dağlara vurmuş, “Sakın silah bırakmayın. Ne karşılığında silah bırakacaksınız ki. Erdoğan sizi satacak...” diyerek terörist kafalamaya kalkışmıştı.

Başarmıştı da...

PKK hendeklerinin ve yığınaklarının bir numaralı müdafii Hasan Cemal, şimdi kalkmış, “Afrin’e operasyon yapılmasın. Silahlar sussun. Barış olsun” diyor. Utanmaz adam...

Listede HDP’nin gözde ırkçısı Hasip Kaplan da var...

Balıkçı Orhan Alkaya da var...

Hüda Kaya, Gülriz Sururi, Oya Baydar da var.

Sırrı Süreyya Önder niye yok? Orası anlaşılabilmiş değil.

Böyle böyle tam 170 isim, Afrin’e yapılan operasyonu eleştiriyor.

Şöyle diyorlar;

Güvenliğimiz, milyarlara mal olan silahlanmayla, gencecik insanların yaşamı pahasına ve on binlerce aileyi yersiz yurtsuz bırakacak bir savaşla değil, karşılıklı müzakere ve işbirlikleri üzerinden sağlanabilir...

Bu arkadaşlar, PKK/YPG’nin “çılgın silahlanmasına” ve gencecik insanların hayatını tehlikeye atacak terör örgütlenmesine itiraz etmiyorlar.

Bugüne kadar bölgeye 5 bin TIR, 2 bin kargo uçağı dolusu ağır silah yığıldı. Bu silahlar, bazen, Türkiye’deki terör saldırılarında kullanılıyor. Örneğin, Silvan’da ele geçirilen füzeler...

Bu ağır silahlara karşı hangi bir müzakere ve işbirliği yolunu öneriyor ünlülerimiz?

Kiminle diyalog kuracağız?

PKK yöneticileriyle mi, Suriye merkezi hükümetiyle mi, terör örgütünü silahlandıran Amerika Birleşik Devletleri’yle mi?

Kiminle?

Silahlar patlamasın, barış olsun, sorunlar müzakereyle halledilsin, güzel de...

Siz bu aklı biraz da eli kanlı terör örgütüne verin ve “DEAŞ tehlikesi bertaraf edildiğine göre, bu kadar silahı ne yapacaksınız” diye sorun.

Bu soruyu sormadığınız sürece, isminizin karşısına yazılacak tanımlama “PKK muhibbi”dir...

Dolayısıyla, altına imza attığınız bildirinin hiçbir kıymeti yoktur.

Haber: Yasemin Altun

http://www.enpolitik.com/haber/158573/170-unlu-neyin-altina-imza-atti.html

Sizin Yorumunuz:

*
*