I. Murat Hüdavendigar’ın kabul olan duası

Savaş meydanında şehit olan ilk ve tek Osmanlı Padişahı'nın duası kabul olmuştu.
Eklenme Tarihi: 25.01.2018 10:00:36 - Güncellenme Tarihi: 25.01.2018 10:08:36

Sultan I. Murat 1326 – 1389 yılları arasında yaşamıştır. Osmanlı Devleti’nin üçüncü padişahıdır. Sultan I Murat, Osmanlı Devleti’nin, Avrupa’ya doğru kapılarını açan ilk padişahtır. Osmanlı İmparatorluğunu 500.000 kilometre kare yaymıştır.  Osmanlı tarihinde savaş meydanında ölen ilk ve tek padişahtır. Türbesi Kosova’da bulunuyor.

Bundan 2 yıl önce Kosova ve Balkanları gezip görme fırsatı yakalamıştık. O zamanlar üniversite son sınıf öğrencisi olarak bir projeyle ata yadigârı toprakları fotoğraflayıp sergi açacaktık. Tarih bizi çağırdı ve gitmek nasip oldu.

Balkanlar, Atamızdan yadigâr topraklar. Tarihiyle, mimarisiyle ve kültürüyle bize bizi anlatıyor, bize kendimizi hatırlatıyor. Balkan topraklarını gezmeye Kosova’dan başladığımızda küçük ve gelişmekte olan bir ülkenin bizi fazlasıyla etkileyip ruhumuzu tarihin tozlu sayfalarında dolaştırabileceğini düşünmedim. Gezip gördükçe ne kadar şanlı ve büyük bir Ceddin torunları olduğumuzu bir kez daha anladım.

Savaş Meydanında ölen ilk ve tek Padişah

Katıldığı savaşlarda, çarpışmalar başlamadan önce ordusuna yaptığı ateşli moral verici nutuklarıyla tanınır. Yabancı kaynaklar ondan, “kibar şövalye” olarak bahsedermiş.

Bir tarih dergisinde Kosova Savaşı şöyle anlatılıyor:

“1. Kosova Savaşı’nda muharebenin sonunda zaferin kesinleştiğini gören Murad Han, bunun şükranesi olarak muharebe sahasında geziniyor, bir şehide rastladığında “inna lillahi ve inna ileyhi raciün” (Biz Allah’ın kullarıyız ve biz O’na döndürüleceğiz!) diyordu. Yaralı bir cengâverinin yanına geldiği zaman ise, onu okşuyor ve ıstırabı olup olmadığını, bir arzusunun bulunup bulunmadığını sorarak merhamet ve şefkat gösteriyordu. Bu esnada ölüler arasından yaralı bir Sırp askeri kalkarak;

“-Beni bırakınız; padişahın elini öpüp Müslüman olacağım! Ayrıca size bir müjdem var! Kral Leyan da yakalandı. Getiriliyor.” diyordu.

Hünkâr’ın muhafızları, bir anlık gafletle, getirilmekte olduğu söylenen kralı görmek üzere etrafa bakınırken, yaralı taklidi yapan Sırplı, padişahın elini öper gibi yaptı ve yıldırım gibi koltuğunun altında sakladığı hançerini çıkararak Hünkâr’ın göğsüne sapladı. Muhafızlar, neye uğradıklarını şaşırmışlardı. Katili yakalayıp bir anda paramparça ettiler.

Böylece Murad Han’ın duası da kabul olmuş oldu. Zira Sultan Murad Han, daha önce Rabbinden şehîdlik temennî eden ve tarihte meşhur olan bir dua yapmıştı.”

I. Murat Hüdavendigar’ın kabul olan duası

Padişah, 8 Ağustos 1389’da Kosova ovasına girdiğinde ortalığı toza dumana katan bir fırtına ile karşılaşmıştı. Bu durumda adeta göz gözü görmüyordu, işte o gece Berat Gecesi idi. Murad Han, iki rekât namaz kıldıktan sonra, gözyaşları içinde şu duayı yaptı:

“Ya Rabbî! Bu fırtına, şu aciz Murad kulunun günahları yüzünden çıktıysa, masum askerlerimi cezalandırma!

Allah’ım! Onlar ki buraya kadar sadece Sen’in adını yüceltmek ve İslam’ı tebliğ etmek için geldiler!

İlahî! Bunca kerre beni zaferden mahrum etmedin. Daima duamı kabul buyurdun Yine sana iltica ediyorum, duamı kabul eyle! Bir yağmur nasip eyle! Bu toz bulutu kalksın… Kâfirin askerini aşikâr görüp, yüz yüze cenk edelim!

” Ya İlahî! Mülk de, bu kul da Sen’indir. Ben aciz bir kulum. Benim niyetimi ve esrarımı en iyi Sen bilirsin Mal ve mülk maksadım değildir. Yalnız Sen’in rızanı isterim.

Ya ilahî! Bu mümin askerleri küffâr elinde mağlüb edip helak eyleme!

Onlara öyle bir zafer lütfet ki, bütün Müslümanlar bayram eylesin! Dilersen o bayram gününde şu Murad kulun yolunda kurban olsun!

Ya İlahi! Bunca müslüman askerin helakine beni sebep kılma! Bunlara yardım eyle ve zafer bahşeyle! Bunlar için ben canımı kurban ederim, yeter ki tek Sen beni şehidler zumresine kabul eyle! Asakir-i islam için teslîm-i rüha razıyım. Tek ki, bu müminlerin uğruna benim ruhum feda olsun.. Beni gazi kıldın. Sonunda da lütfen ve keremen şehid eyle!

Amin!..”

Çok geçmeden rahmet bulutları peydah oldu. Kosova Meydanı üzerine sağnak halinde yağmur boşandı. Rüzgâr durdu. Toz bitti.

Düşman, çetin bir vuruşma sonunda perîşan olup kaçmaya başladı. Sultan Murad‘ın duası kabul olmuş, zafer ve arkasından da şehîdlik gerçekleşmiş bulunuyordu.

Hünkar’ın şehîd olmadan önceki son sözleri şunlardı:

“-İslam’ın muzafferiyeti, benim şehîd olmama bağlı ise, şehidlik şerbetini nasib buyurmasını Cenab-ı Hakk’dan dua ve niyaz etmiştim. Demek ki duam kabul buyuruldu. Allah’a hamd ve sena olsun! İslam askerlerinin zaferini gördükten sonra hayatım son bulmaktadır!

Oğlum Bayezid’e bey’at ediniz! Sakın esirleri incitmeyiniz! Mal ve canlarına tecavüz etmeyiz! Ben artık sizleri, muzaffer askerlerimi ve devletimi Mevla’ma emanet ediyorum. “

Bu sözlerinin ardından Sultan Murad’ın temiz naşı, şehadetin mübarek kanlarına bürünerek, ilahî ve ebedî yolculuğa sefer etti!..

Sultan Murad‘ın hançerle parçalanan azîz bedeninin iç organları, şehîd olduğu yere gömüldü ve oraya bir türbe yapıldı Asıl cesedi ise, Bursa’ya getirilerek Çekirge’de yaptırmış olduğu cami ve külliyenin yanına defnedildi. Oraya da ikinci bir türbe yapıldı.

Sultan Murad‘ın iç organlarının gömülü olduğu Kosova’daki yer de “Meşhed-i Hüdavendigar” olarak meşhur oldu Meşhed, ism-i mekan olduğundan Sultan Murad’ın şehîd olduğu yere “Meşhed-i Hüdavendigar” ismi verildi.

Sultan I. Murad Hüdavendigar'ın, Kosova'nın başkenti Priştine'nin Mazgit köyündeki türbesini, her yıl binlerce kişi ziyaret ediyor.

Görülecekler arasında

Sultan I Murat türbesi yanında heybetli bir dut ağacı bulunuyor. Türbedarların anlatmasına göre düşen yıldırımlara karşı tarihe tanıklık etmeye devam ediyor. Ziyaretçilerin dikkatini çekenler arasında bulunan ağaç ve müze görülmesi gerekenler arasındadır.

HABER: DERYA BUDAK

http://www.enpolitik.com/haber/158548/i-murat-hudavendigarin-kabul-olan-duasi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*