Bakan Çavuşoğlu'ndan Afrin operasyonu açıklaması

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, NTV canlı yayınında Funda Görey'in gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Eklenme Tarihi: 12.12.2017 21:08:09 - Güncellenme Tarihi: 12.12.2017 21:08:09


Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Rus askerlerini Suriye'den çekeceği yönündeki açıklamasına ilişkin, Rusya'nın daha önce de Suriye'den asker çektiğini fakat daha sonra çatışmalar şiddetlenince öncekini aşan miktarda tekrar asker getirdiğini hatırlattı.

Suriye'de öyle ya da böyle DAEŞ ile mücadelede önemli yollar katedildiğini dile getiren Çavuşoğlu, rejim, İran ve Rusya'nın üçlü ittifak içinde başka konulara da odaklandıklarının altını çizdi. Bölgede Rusya ve ABD'nin üsleri olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, "Dolayısıyla buradan çekilecek havası estirilirse bu doğru ve gerçekçi değil. Zaten Rusya'nın orada 2 tane üssü ve değişik bölgelerde konuşlandırılmış askerleri de var" diye konuştu.

Çavuşoğlu, Afrin'e ilişkin soru üzerine "Bizim Afrin veya başka bir yere girmemiz için ya da bize tehdit oluşturan teröristle mücadele etmemiz için orada birinin olması ya da olmaması gerekmez. Önemli kriter bize tehdit mi değil mi? Ve bunun zamanlaması" diyerek Türkiye'nin hedefinin şu anda ilişkiler kopuk olsa da rejim ya da başka ülkeler olmayacağının altını çizdi. Çavuşoğlu, şu an itibarıyla da böyle bir tehdidin söz konusu olmadığını vurguladı.

Halihazırda tehdidin terör örgütü PYD/PKK'dan geldiğine işaret eden Çavuşoğlu, böyle bir operasyon düzenlendiğinde de önceden bilgilendirme yapıldığını belirtti. Bakan Çavuşoğlu, YPG güçlerinin Afrin'den Rusya kontrolünde çekilip yerine rejim güçlerinin gelmesi gibi bir durumun söz konusu olup olmayacağının sorulması üzerine, "Suriye'de her türlü ihtimal olur. Önemli olan bu ihtimaller karşısında siz neler yapacaksınız? Olmaz denilen bir çok şey Suriye'de oldu. Bir yerde çatışma var, diğer yerde de facto bir şekilde işbirliği var" ifadelerini kullandı.

Putin'in dün Türkiye'ye yaptığı ziyarette, Suriye'ye ilişkin olarak, daha çok bundan sonra atılacak adımlar, siyasi süreç ve gözlemcilerin tam olarak yerleştirilmesi, Astana süreci ve Ulusal Diyalog Kongresi fikrinin konuşulduğunu anlatan Çavuşoğlu, bunların yanı sıra Türk Akımı, S-400, Akkuyu Nükleer Santrali ve ticaretin önünde kalan engeller gibi konuları da değerlendirme fırsatı bulduklarını dile getirdi.

"YPG KÜRTLERİN AZ BİR BÖLÜMÜNÜ TEMSİL EDİYOR"

Çavuşoğlu, "Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'nde Türkiye'nin kırmızı çizgisi konusunda değişen bir şey var mı?" sorusuna, YPG'nin Kürtlerin tek temsilcisi olmadığı hatta Kürtlerin çok az bir bölümünü temsil ettiği yanıtını verdi. Türkiye'de Suriye'den kaçan 300 bin Kürt olduğunu belirten Çavuşoğlu, şu anda Suriye'nin yüzde 20'sini YPG yönettiği halde söz konusu Kürtlerin bu bölgelere dönemediğini söyledi.

Mevlüt Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"YPG Kürtlerin az bir bölümünü temsil ediyor. Biliyorsunuz Suriye Ulusal Koalisyonu var, Kürt Ulusal Koalisyonu var. Bunun dışında Kürt gruplar var, Avrupa’da yaşayan Kürt gruplar da var. Biz zaten bunların hepsiyle temastayız. Yani biz Kürt kardeşlerimize karşı değiliz. Tam tersi onların yanındayız ama terör örgütlerine karşıyız. Dolayısıyla diyalog kongresinde Kürtleri temsil edecek çok sayıda değişik gruplar var, bunların liderleri de var, hatta değişik değişik aşiretler de var. Bunların isim listesini biz çıkardık, bu fikir ortaya çıkmadan önce de Rusya ile paylaşmıştık. Hatta Suriye’de YPG'nin kapattığı çok sayıda Kürt siyasi parti var. Tüm onların listesini Rusya’ya verdik. Rusya da onların bazılarıyla temasa geçti. Dolayısıyla Kürtleri kim temsil edebilir bunların çalışmasını yapıyor, İran ve Rusya ile de bunu paylaşıyoruz. Zaten YPG'nin burada olmasına İran da karşı."

Çavuşoğlu, Rusya'nın bu konuda ikna olmasa da Türkiye'nin tutumuna saygı gösterdiğini belirterek Soçi'de de üç ülkenin birlikte karar vereceğini hatırlattı.

"TÜRKİYE'NİN ESAD İLE İLGİLİ TUTUMUNDA DEĞİŞİKLİK YOK"

Putin'in dün Suriye'de Esad ile görüştüğünün hatırlatılması üzerine, Çavuşoğlu, böyle bir görüşmenin ilk defa olmadığının herkes tarafından bilindiğine işaret etti. İran'ın da Esad’ı desteklediğinin bilindiğini söyleyen Çavuşoğlu, ancak Türkiye'nin Esad ile ilgili tutumunda herhangi bir değişiklik olmadığını vurguladı.

Çavuşoğlu, "Burada rejim ve muhalif grupların geçiş hükümetiyle ilgili bir uzlaşıya varması önemli. Bizim bu konudaki tutumumuz belli. Biz Esad’ın geçiş hükümeti de olsa Suriye'yi birleştiremeyeceğini, tam tersi ayrıştıracağını düşünüyoruz. Hatta Esadlı bir geçiş hükümetinde Suriye'nin şeffaf şekilde seçimlere hazırlanamayacağını da düşünüyoruz" dedi.
Bakan Çavuşoğlu, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Zirvesi'ne kimin katılıp katılmayacağıyla ilgili, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) dışişleri bakanı seviyesinde katılacağını, henüz Suudi Arabistan'dan kimin geleceğinin ise belirtilmediğini, buna karşın Mısır'ın da dışişleri bakanı seviyesinde katılacağını belirtti.

Zirvede verilecek mesajların önemli olduğuna dikkat çeken Çavuşoğlu, "Bir ülkenin oldu bittisine karşı durmamız gerekiyor. Esasen o ülke niye yanlış yaptı sorusunu Amerikalılar bile cevaplayamıyorlar. Diğer taraftan 'ben süper gücüm istediğimi yaparım' anlayışının bugünün dünyasında geçerli olmadığını herkese göstermemiz gerekiyor. Süper güç böyle adaletsizlik yaparak olunmaz" diye konuştu.

Çavuşoğlu, ABD'nin bu yanlıştan dönmesini arzu ettiğinin altını çizerek yarınki zirvede güçlü mesaj verileceğini söyledi.

"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İİT Zirve Başkanlığını yürütüyor ve bu bugüne kadarki en aktif zirve başkanlığıdır. Daha önceki dönem başkanlıklarıyla kıyaslanmayacak derecede aktif bir dönem başkanlığı yürütüyoruz. Yeni oluşumlar kuruyoruz, kadın konseyi gibi. Bu örgütü reforme ediyoruz, yani yaptıklarımızla yetinmediğimiz için daha fazlasını yapmak istiyoruz" ifadelerini kullanan Çavuşoğlu, yarınki zirvenin çok kritik olacağını kaydetti.

"ÖYLE GÖRÜLÜYOR Kİ BAZI ÜLKELER, BU KARARI ALAN ÜLKEDEN FAZLA ÇEKİNİYOR"

ABD'nin Kudüs'ü "İsrail'in başkenti" olarak tanıması nedeniyle Arap dünyasından yeterli tepki gelip gelmediğiyle ilgili Çavuşoğlu, "Arap dünyasından çok net tepkiler de geldi, üst düzeyde tepkiler de geldi. Ama bazı ülkelerden çok düşük seviyede tepkiler geldi. Öyle görülüyor ki bazı ülkeler, bu kararı alan ülkeden (ABD) fazla çekiniyor. Görüyoruz ki dünyanın değişik birçok kesiminde Yahudiler de bu kararı benimsemiyor" değerlendirmesinde bulundu.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa'nın da bu karara tepki gösterdiğine işaret ederek "İslam dünyasından bazı ülkeler bir korku içinde. Kimden, neden korkuyorsunuz? Biz bugün Kudüs'ü savunmayacağız da ne zaman savunacağız. Müslümanların üç kutsal şehrinden biri olan Kudüs'ü savunamayacaksın da neyi savunacaksın?" ifadesini kullandı.


''BİZ YAPTIRIMLARA KARŞIYIZ''

Zirvede, Kudüs'ün Filistin'in başkenti ilan edilip edilmeyeceğiyle ilgili Çavuşoğlu, "Biz yaptırımlara karşıyız. Oraya yaptırım, buraya yaptırım olmaz. Biz Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu ve 1967 öncesi sınırları kapsayan bağımsız bir Filistin devleti diyoruz. Dolayısıyla bunlar tekrar vurgulanacak. ABD'nin aldığı bu karar reddedilecek ve yok sayılacak" dedi.

"Kararı ABD aldı, biz niye İsrail ile ilişkileri gözden geçiriyoruz?" sorusuna Çavuşoğlu, İsrail yönetiminin açıklamalarının görüldüğünü ve bu açıklamaların Ortadoğu'da barış yerine kaosu tetiklediğinin altını çizerek "Eğer İsrail uluslararası hukuku ihlal ederse, Gazze'ye saldırırsa ve illegal biçimde Filistin topraklarını işgal ederse, biz bunları eleştiririz fakat bizim eleştirimiz ve tutumumuzun düzeyi İsrail saldırganlığının düzeyi kadar olur" diye konuştu.

PENTAGON'UN AÇIKLAMASI

Pentagon'un Suriye'deki yerel güçlere destek olarak operasyonlara devam edileceğine ilişkin açıklaması hakkında da Bakan Çavuşoğlu, "Biz DAEŞ'e karşı operasyonlarda bir terör örgütü ile işbirliği yapılmasına ve o terör örgütüne silah verilmesine karşıyız" dedi.

Çavuşoğlu, Kilis'te geçen yıllarda 20'den fazla Türk vatandaşının DAEŞ saldırılarında hayatını kaybettiğini anımsatarak "Trump'ın verdiği söz bundan sonra YPG'ye silah verilmemesiyle ilgiliydi ve bunu net bir şekilde söyledi. Telefonu kapatmadan önce de bir kere daha teyit etti. Daha önce talimat verdiğini, esasen bu saçmalığın çok daha önceden bitmesi gerektiğini bizzat kendisi söyledi" ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, "Eğer ABD Başkanı'nın sözü Pentagon'a geçmiyorsa, ABD Başkanı'nın sözünü kendi yönetimindeki farklı gruplar dinlemiyorsa, bu tabii ABD'nin iç meselesi olmakla birlikte netice itibarıyla bizi de ilgilendirir. Çünkü YPG'ye verilen silahlar bize yönelik tehdittir. İnşallah sözünü tutar" diye konuştu.


ABD İLE İLİŞKİLER

ABD'nin Ankara'ya hala büyükelçi atamamasına ilişkin soruya da Çavuşoğlu, bunun siyasi bir anlamı olmadığını söyledi.

Çavuşoğlu, ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'a da Cenevre'deki samimi bir sohbet esnasında "Atamaları yapıyor musun?" diye sorduğunu anımsatarak Beyaz Saray'da ve Washington'da atamalarla ilgili bir boşluk ve durağanlık olduğunu kaydetti.

Söz konusu konunun ABD'nin iç meselesi olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Büyükelçinin şu anda atanmaması bize yönelik bir sorun değil" dedi.

Çavuşoğlu, ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz'un tutuklanmasının ardından ABD'nin attığı adımlara ilişkin şunları kaydetti:

"Bir yerel personelin tutuklanmasından sonra ABD bu adımları attı. Bir kişinin gözaltına alınmasından sonra bu adımları atıyorsunuz ama siz bizde darbe yapanı evinizde tutuyorsunuz, bizim düşmanımız terör örgütüne silahlar veriyorsunuz. O zaman bizim hangi adımları atmamız gerekiyor? Vatandaşlarımızdan da çok ciddi baskı geliyor 'o adımı atın, bu adımı atın' diye. Bu kişi sizin için neden bu kadar önemli? İstanbul'daki Metin Topuz neden bu kadar önemli? Çünkü FETÖ ile tüm temasları bu kişi yürütmüş, yapmış."

BAŞİKA KAMPI

Türkiye'nin Başika Kampı'nda asker sayısını azaltma planı olup olmadığına ilişkin soruya Çavuşoğlu, "Başika Kampı şu anda gündemde değil" yanıtını verdi.

Çavuşoğlu, konunun dostane şekilde Irak yönetimiyle konuşulacağını belirterek Başika Kampı'nın amacının DAEŞ'e karşı yerel güçleri eğitmek olduğunun altını çizdi.

Türkiye'nin, Irak'ın ve Suriye'nin toprak bütünlüğünü desteklediğine vurgu yapan Çavuşoğlu, "Bizim oradaki (Başika Kampı) amacımız, Irak'ın toprak bütünlüğünü ihlal etmek, onların kanunlarına karşı gelmek ya da onları hiçe saymak değil, DAEŞ'e karşı mücadele ki onların davetiyle gidilmişti" şeklinde konuştu.

Çavuşoğlu, Irak ordusu ve YPG'nin sınır güvenliği konusunda ortak çalışma kararı aldığına yönelik haberler hakkında da "YPG ile ortak karar niçin aldılar onu bilemiyoruz, kendileriyle görüşeceğiz. DAEŞ şehirlerden kaçınca kırsala gitti" değerlendirmesinde bulundu. Çavuşoğlu, "YPG'den Irak'ın da rahatsız olduğunu çok iyi biliyoruz" dedi.

AB İLE İLİŞKİLER

Avrupa Birliği'nin (AB) katılım öncesi mali yardımlarda kesintiye gitmesi hakkındaki soruya Çavuşoğlu, "Siz önce Suriyeler için verdiğiniz sözü tutun" karşılığını verdi.

Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"100 milyon avroyu versen ne olur vermesen ne olur? Bunu yaparak mı ilişkileri düzelteceksin? Bunu yaparak Türkiye'yi terbiye mi edeceksin? 'Türkiye'ye nasıl davranacağını öğreneceksin' diyoruz ama hala öğrenemediklerini görüyoruz. Artık AB'nin itibarı kalmamıştır. Kendi içinde de itibarı kalmamıştır."

AB'nin Türkiye ile ilişkilerinde tehditle ve yaptırımlarla bir netice alamayacağını vurgulayan Çavuşoğlu, "Yaptırım uyguluyorsun Rusya'ya, ne netice alıyorsun?" sorusunu yöneltti.

Çavuşoğlu, "AB'nin bizimle ilişkilerini sağlıklı yürütebilmesi için dengeli, objektif ve yapıcı olması gerekiyor, çifte standarttan ve iki yüzlülükten uzak olması gerekiyor. Bunu anlatmaya çalışıyoruz, yoksa bizim AB ile ne sorunumuz olsun. Üyelik için başvurduğumuz bir örgütün kötü olmasını niye isteyelim? Bizim yaptığımız bu ülkelerin bize yönelik politikalarına karşı dik durmaktır. Dik durduğumuz zaman da bizden haz etmiyorlar" dedi.


LOZAN TARTIŞMASI
Bakan Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Yunanistan ziyaretinde gündeme gelen Lozan Antlaşması tartışmasına ilişkin ise ''Bizim Yunanistan'ın toprak bütünlüğü ile ilgili bir sorunumuz yok. Yunanistan bizim komşumuzdur. Anlaşılamayan adalar var. Yunanistan ile ilişkilerimizi güçlendirmek için karşılıklı adımlar da atıyoruz. Burada birçok sözleşme yenilenmiştir ek protokoller eklenmiştir. Hiçbir anlaşma yenilenemez diye bir anlayış yok. Revize de edilebilir. Mesela Serbest Ticaret Anlaşması 20 sene önce imzalanmış ama bugünün ihtiyaçlarını karşılamıyor. Yine Lozan'da uygulanmayan meseleler var. Mesela Türk ismini Batı Trakya Türkleri kullanamıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 'Bu engelleme bir ihlaldir, insan hakları ihlalidir. Orada yaşayan Türkler Türk ismini kullanabilir' diyor Yunanistan bunu halen uygulamadı. Lozan'da uygulanamayan şeyler de var. Tüm bunların gözden geçirilmesi gerektiğini söylüyor Cumhurbaşkanımız'' diye konuştu.

http://www.enpolitik.com/haber/156001/bakan-cavusoglundan-afrin-operasyonu-aciklamasi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*