İslam alemi var mı merak ediyorum?

AK Parti Manisa Milletvekili Özdağ, Suriye ve Irak’ta işgale, katliamlara sessiz kalan İslam dünyasının Kudüs için de göstermelik tepkiler verdiğini dile getirdi.

İslam alemi var mı merak ediyorum?
Advert

 

AK Parti’nin en dikkat çeken isimlerinden biri olan Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ ile Türkiye’nin etrafından cereyan eden sorunlar, terörle mücadele ve Trump’ın Kudüs’teki Siyonist işgalini ele aldık, İslam dünyasının durumunu değerlendirdik. Özdağ, sorularımıza içtenlikle cevap verirken, tabular yıkacak tespitlerde bulundu.


AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ.

Çok yoğun bir gündem var. Açık sözlü birisiniz. Nasıl görüyorsunuz gidişatı.

Etrafımızda büyük bir kuşatma var,Irak,ABD müdahalesi ile parçalandı,Suriye büyük güçlerin istilası altında. Buralara gelenler Suriye’yi,Irak’ı parçalayınca  artçı şokların nereleri vurabileceğini biliyorlar. Türkiye’de  bu şokların tehdidi altında. Hedef sadece Suriye, Irak değil. Hedefte biz de varız.

Madem hedefte biz varız, ne yapmalıyız, oturup seyir mi edelim?

Bazen seyretmek de bir politikadır ama  seyretmeyelim. Seyredemeyiz. Önemli olan doğru zamanda doğru hamleyi yapabilmektir. Sınırlarımızdaki her parçalanma bizi de etkiler. Çünkü aynı fay hatlarına sahibiz. Orada olan her şey bize de sirayet eder. Irak’ta merkezi yönetimin zaafa uğratılması Irak kadar Türkiye’yi de  etkiledi. Etnik bölücülüğe büyük moral motivasyon kazandırdı. Suriye Kantonları bugün sadece Suriye’nin meselesi değil. Türkiye’nin de meselesi... Emin olun şu Kantonların varlığı iç barışımızı da etkiledi.

Çözüm sürecini mi kast ediyorsunuz?

Sadece çözüm süreci değil, ama onu da etkilediği muhakkak. 2012 yılında PKK’ya büyük darbe vuruldu,hareket edemez hale getirildi.Örgütün masaya oturma sebebi uğradığı askeri yenilgi idi. Eğer Suriye kantonlarının örgütte yarattığı moral sıçraması olmasaydı belki de örgüt silah bırakacaktı. Suriye kantonları moral olarak çökmüş örgüt için bir nevi serum vazifesi gördü. Yeni militanlar kazandı. Büyük Kürdistan hayali yeniden canlandı.

Yani, sizce doğru bir teşebbüs müydü?

Fikir doğruydu ama yanlışları da vardı. Seçilen akil adamlar yanlıştı. Örgütün kaprislerine göz yumulması yanlıştı,tedbirin elden bırakılması yanlıştı.Öcalan’ın siyasi bir lider haline getirilmesi yanlıştı. Ama örgütün barış istemediğinin gösterilmesi, vatandaşa devletin bu işi sadece kanla çözmek istemediğinin gösterilmesi de doğruydu.

Bir daha öyle bir süreç olabilir mi?

Umarım olmaz. Bir daha olursa bölgeyi kaybederiz. PKK bölgede en büyük sıçramayı çözüm sürecinde yaptı. Biliyorsunuz süreç bozulduktan sonra AK Parti Genel Başkan yardımcısı olarak defalarca bölgeye gittim. Sivil toplum örgütleri ile toplantılar yaptım.  O zaman bana dediler ki, bir daha böyle masa kurarsanız buraya gelemezsiniz, gelseniz de bizi bulamazsınız.

Tek problemimiz etnik ayrılıkçılık mı?

Elbette tek problemimiz bu değil, ama bir çok problemin çözümü buna bağlı. Mesela bugün ekonomik sorunlarımız var. Terörle mücadeleye ayırdığımız kaynağın bölge kalkınmasına harcadığımızı düşünün. Bugün ekonomide yaşadığımız daralmanın hiç birini yaşamazdık. Milli gelirimiz 20 bin dolar olurdu. Bölgede işsiz güçsüz genç kalmazdı. Yani terör sorununu çözmekle ona bağlı bir çok sorunu da çözmüş olurdunuz.

Çözebilecek miyiz?

Buna en küçük şüphem yok. Aksini düşünmek bile yanlış. Bir defa Türkiye Suriye,Irak değil. Suriye ve Irak hiç bir zaman uluslaşamadılar. Türkiye milletleşme yolunda büyük mesafe aldı. Ayrıca Türk demokrasisi Ortadoğu’nun çok ilerisinde. Türk vatandaşı olmanın bir itibarı var. Binlerce yıllık devlet geleneğine sahibiz. Türkiye Ortadoğu’ya göre çok ileridir. Kimse geriye doğru gitmek istemez.

Bir de işgalci terör örgütü FETÖ var. AK Parti de bu meselede en çok mücadele edenlerden birisiniz. Alçak örgütü nasıl tanımlarsınız?

FETÖ çok ciddi bir sorun,çok sinsi bir örgüt. Kendisini iyi kamufle etmiş. Bizim insanımıza Allah diyince bütün muhasebesini kaybediyor. Hiç bir ihtiyat payı bırakmadan inanıyor. Halbuki tarih bize insanların  en çok dinle aldatıldığını söylüyor. Bu örgüt yargı sistemimizi alt üst etti, Toplumun dini cemaatlere sevgisini bitirdi. Sınav yolsuzlukları ile kul hakkına tecavüz etti. Yetmedi en sonunda da darbe yaptı. 251 vatandaşımız şehit oldu,binlerce insan yaralandı,Türkiye uçurumun kenarından döndü. Ancak sorumluluğu hep başkalarının üzerine atmak çözüm değil,bizim de hatalarımız oldu. Dini grupların görevi tebliğdir,siyasete çok yaklaştırılmamaları lazım.

Trump yüzünden Kudüs meselesi çıktı, sorunların biri bitiyor ikisi başlıyor, İslam dünyası ayakta. Trump’ın bu akıl dışı teşebbüsüne ne diyeceksiniz?

Siz zaten söylediniz akıl dışı. Bunun akılla vicdanla ilgisi yok. Ortadoğu’da  İsrail ile mücadele edebilecek devletleri dağıttılar, çevre ülkelerin kolunu bacağını kestiler. Kimse bir şey diyemez hale gelince de bu kararı uygulamaya koydular. ABD bugün  akıl sağlığı yerinde olup olmadığı şüpheli olan biri tarafından yönetiliyor. Flynn’ın itirafları Trump’ı iyice köşeye sıkıştırmıştı. O köşeden çıkmak için İslam dünyasını karıştırmak pahasına bir hamle yaptı. Bu onlarca yıl bölgeyi kan gölüne çevirecek bir girişim. Musevilik dışındaki dinlere saygısızlık. İsrail zaten kendi dışında herkese saygısız. Bu kışkırtmalar, bu akıl dışı dayatmalar İslam toplumunun vicdanında İsrail’in o coğrafya’daki varlığını tahammül edilemez hale getiriyor. Suriye’nin, Irak’ın parçalanmasında da İsrail faktörünün büyük etkisi var. ABD ve Rusya’nın bölgeye girmesinin bir sebebi petrol ise diğer sebebi de İsrail’in güvenliğidir. İnsan merak ediyor ABD gerçekten bir Hıristiyan devleti mi, Yahudi devleti mi?  Trump sadece İslam›a değil, Hristiyanlığa da meydan okuyor. Nitekim bizim gösterdiğimiz tepkilerin benzerini batı ülkeleri ve Papa’da gösterdi.

Peki ya İslam dünyası?

Gerçekten bir İslam dünyası var mı ben de merak ediyorum. ABD-Rusya Suriye’de cirit atıyor İslam dünyasının sesi bile çıkmıyor. Kudüs için de öyle. Bir çok ülkenin başında ABD ve İsrail ile çıkar birliği içinde olan yönetimler var. Bazıları ise sadece zevahiri kurtarma kabilinden tepkiler gösteriyor. İslam dünyası ABD’ye akıttığı petrodolarları kesse yeter. Ama ne öyle bir siyasal bilinç ne de öyle bir hassasiyet var.

Konuşur konuşur unuturuz. Bizde bu hazım olduktan sonra daha çok yere çökerler.

Milliyetçi gelenekten gelen bir isimsiniz, niçin MHP değil de AK Parti?  Burada milliyetçilik yapabiliyor musunuz?

O kadar soru sordunuz ben de cevapladım. Söylediklerim bir Türk milliyetçisinin bakış tarzının ifadesidir. Bugüne kadar partimden tek bir uyarı almadım. Neye inandıysam açık açık söyledim. Ama hiç bir zaman parti politikalarına da aykırı hareket etmedim. AK Parti bir Türkiye partisi, Türkiye’nin içinde ne ve neler varsa AK Partide de onlar var. Demek ki başka yerlerde milliyetçilik yapılamıyor ki burada yapıyorum. AK Partiyi her seçimin galibi yapan da budur.

 

Röportaj: Emre Şentürk / Diriliş Postası 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500