Çiçek açan fermanlar

Çiçek açan fermanlar
Advert

Fermanlar, Osmanlı saltanatının ihtişamının ifâdesidir.  Kur’an-ı Kerim ve yazma kitaplara uygulanan tezhib sanatı, fermanlara da uygulanmıştır.

OSMANLI FERMAN ve BERATLARINDA TABİİ ÇİÇEKLER

Osmanlı Devleti’nde yapılması gereken bir iş, îfâ edilmesi gereken bir vazîfe için verilen yazılı emirlere fermân denir. Berat ise bir vazîfe tevcihi için verilen belgelerdir. Beratlarda, fermanlardan farklı olarak duâ cümlesi ve nişan kısmı bulunur.

 

Ferman/berat, saraydan şahıslara gönderilir. Pâdişâh değiştiği zaman bu ferman/berat yenilenir. Buna tecdîd-i berat denir. Saraya gelen eski fermanın hükmü biter ve arşive kaldırılır. Yâni sarayın elindeki fermânlar, tecdid-i berât sebebiyle merkeze alınan ve hükmü olmayan belgelerdir. Asıl ferman, vatandaşın elinde olandır.

Devletin arşivinde muhâfaza edilen fermânlardan günümüze ulaşanlar, 2003 senesinde Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü tarafından yayınlandı. Bu çalışma, mezkûr yayında yer alan fermânlar incelenerek yapılmıştır.

Fermanlar, Osmanlı saltanatının ihtişamının ifâdesidir.  Kur’an-ı Kerim ve yazma kitaplara uygulanan tezhib sanatı, fermanlara da uygulanmıştır.

Sefer esnâsında verilen fermanlar, mecbûren tezhibsiz olmuş; eline ferman giden şahıs, isterse kendisi tezhîb yaptırmıştır. İstanbul’da verilen fermanlar ise saray nakışhânesinde tezhiblendiği gibi sâde olarak da verilmiştir.

….

Ferman ve beratların tezyinatı, devrin nakış üslûbunu yansıtması bakımından çok önemlidir. Tezhib sanatının târihi gelişimini fermanlarda gözlemek mümkündür. Ferman süslerinin şöyle bir faydası da vardır: Târihi ve tuğrası belli olmayan fermanlar, tezhibine bakılarak en azından hangi asıra âit olduğu tahmin edilebilir. Hatta bâzen pâdişâhı bile tahmin edilebilir. Meselâ, 2. Mahmud Han’ın fermanlarındaki Türk rokokosu süslemeler, kendine mahsûstur.

 

ÇİÇEK RESSAMLIĞI

Çiçek ressamlığı, tezhib sanatının bir şûbesidir. Gerek teşhis edilebilir derecede üslûplaştırarak gerekse tabii olarak çiçek resimleri yapmaya denir. Klasik tezhibde stilize edilmiş hatâî, rûmî, bulut motifleri kullanılır. Stilize etmenin dışına çıkmak,  Edirnekârî denilen ve ahşap üzerine, cilt kapaklarına yapılan şükûfe süslemeleriyle başlamıştır. Şemse içindeki çiçekler tipik örneklerdir.

Kitap süsleme sanatında çiçeklerin resmedilmesi ise ilk olarak Topkapı Sarayı Başnakkaşı Kara Memi ile başlamıştır. Kara Memi, Kânûnî’nin şiir kitabı Muhibbî  Dîvânı’nı tezhiblerken yarı stilize bahçe çiçekleriyle İstanbul bahçelerini tasvir etmiştir. Böylece yazma kitaplara bahar gelmiştir. 17. asra kadar devam eden bu yarı stilize akım, bu yüzyılda yerini, Batı’dan gelen botanik kitaplarının ve çiçek kataloglarının tesiriyle natüralist üslûba bırakmıştır. Natüralizmin ilk örneklerine 17. asırda Gazneli Mahmûd Albümü’nde ve 2. Süleyman Han’ın cülûsu içim hazırlanmış pâdişâh resimleri albümünde rastlıyoruz.

Lâle sevgisinin delilik derecesine ulaştığı 3. Ahmed Han devrinde hazırlanan şükûfenâmelerin mühim bir kısmı resimlidir. Ali Üsküdârî, Çâkerî, Abdullah-ı Buharî, bu asırda yetişen büyük çiçek ressamlarımızdır. Çiçek ressamlığı, 17. asırdan sonra gerilemiş; Geçen asırda rahmetli Süheyl Ünver’in gayretleriyle yeniden ihyâ edilmiştir.

ÇİÇEK AÇAN FERMANLAR

Ferman süslemeleri, 2. Bayezıd Han devrinde başlar. Bu süslemelerdeki çiçekler, stilize edilmiş motiflerdir. Kara Memi’yle birlikte yazmaları süsleyen yarı stilize bahçe çiçekleri, aynı zamanda fermanlara da yansımıştır. Doğal çiçeklere geçiş, şemselerdeki Edirnekârî çiçekler, kurdeleli Türk buketleri, tek çiçekler şeklinde 3. Selim Han devrine kadar devam etmiştir. Bu devrin fermanlarında, Türk rokokosu buketler karşımıza çıkmaya başlar.

2. Mahmud Han fermanlarında, Türk rokokosunun çok özel örneklerine rastlanmaktadır.

Abdülaziz Han devri fermanlarıyla birlikte çiçekler, renklerini kaybetmiş ve sâdece altınla boyanmıştır.

Ferman süslemelerinde tespit ettiğimiz çiçekler şunlardır:

Gül, lâle, Manisa lâlesi, kasımpatı, menekşe, ters lâle (ağlayan gelin), karanfil, sünbül, peygamber çiçeği (peygamber düğmesi), leylak, şebboy, zerrin, süsen, çiğdem(?)

 

Kaynak: Kerime YILDIZ, Osmanlı Ferman ve Beratlarında Tabii Çiçekler, Z Dergisi, 1. sayı

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500