"ABD-Körfez blokunu dağıtıp İran-Türkiye iş birliğini güçlendirebilir'

Beyaz Saray'ın ABD Başkanı Donald Trump'ın, ülkesinin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyacağı ve büyükelçiliğin Tel Aviv'den Kudüs'e taşınması için talimat vereceği yönündeki açıklamasının etkileri sürüyor.

Advert

 

Tel Aviv'deki ABD büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınmasının, Trump'ın seçim vaatleri arasında yer alıyor olması, açıklamayı beklenmedik olmaktan uzak kılıyor. Ancak bu hamlenin, zamanlaması itibarıyla, etkileri beklenenin ötesinde olabilir. Zira Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyacağı" konusuna "Kudüs'ün müslümanların kırmızı çizgisi olduğunu" belirterek tepki göstermiş ve böyle bir hamlenin atılması durumunda İsrail'le diplomatik ilişkileri keseceklerini açıklamıştı.

Mayıs 2010'da İsrail askerlerinin Gazze'ye yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine yaptıkları ve 10 Türk vatandaşının ölümüyle sonuçlanan baskının ardından kopma noktasına gelen ve ancak altı yıllık bir sürecin ardından 2016 yılında normalleşebilen Türkiye-İsrail ilişkilerinin olası kopuşu, başta Suriye ve Irak olmak üzere Ortadoğu'da güç dengelerinin yeniden değişimine ve yeniden kamplaşmalara sebep olabilir.

Zira bu dönemde Türkiye, 15 Temmuz darbe girişiminin planlayıcısı olarak gördüğü Fetullah Gülen'in iade edilmemesinin yanı sıra ABD'de süren, Sarraf davası sebebiyle ABD ile ilişkilerini koparma noktasında.

Peki, Suriye'de PYD'ye verdiği silah desteği sebebiyle Washington'la bir hayli gergin olan Ankara, Erdoğan'ın deyimiyle "Müslümanların kırmızı çizgisi" olan bu Kudüs adımını atarsa, Türkiye Ortadoğu politikasında önemli değişikliklere gider mi? Uzmanlar ve siyasetçiler, ABD'nin Kudüs çıkışını, Türkiye'nin buna karşılık atacağı olası adımları ve gelişmeler ışığında Ortadoğu'da değişen güç dinamiklerini Sputnik'e değerlendirdi.


‘ABD KENDİ BACAĞINA KURŞUN SIKIYOR'
Sputnik'e açıklama yapan isimlerden ilki Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu oldu. Trump'ın Kudüs çıkışını Sputnik'e değerlendiren Karamollaoğlu "Başkanlığının başlangıçtan beri İsrail'le münasebetini geliştirme yoluna giden Trump'ın bu çıkışını, bir cephede sıkışınca diğer bir cephede rahatlamak için başka bir gündem yaratma çabası olarak görüyorum. Tabii bir de Trump'ın Siyonist lobinin etkisinden yararlanmak istediği yönünde bir kanaat oluştu bende. Ama bu çok büyük bir hata. Ve bu yaptıkları ABD'nin lehine olmayacaktır. Şu an dünyada ABD'ye yönelik çok büyük bir tepki mevcut. ‘Önce Amerika' diye yola çıkarken ‘Dünyadaki diğer insanlar benim umurumda değil, onların benim için bir kıymeti yok' demek ABD'ye yönelik güvensizlik oluşturuyor. (Washington) bunun farkında değil ama bu kendi ayağına kurşun sıkmaktan farksız" dedi.

İsrail'in tutumunu da "zulüm" olarak nitelendiren Karamollaoğlu Saadet Partisi Lideri "İsrail, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kurulmuş suni bir devlet ve tam da bu yönüyle emsalsiz. BM tarafından kurulmuş olmasına rağmense, BM'nin hiç bir kararına uymamakta kararlı. İsrail'in politikası zulüm üzerine kurulu. Binlerce yıldır, o bölgede yaşayan Hristiyan veya Müslüman olmasına bakmadan tüm Filistinlileri oradan çıkmaya zorluyor. Bu insanlık değil. İsrail'in politikaları hiç bir zaman hak ve adaleti gözetmedi. Hatta bir çok Yahudi, İsrail'in bu tavırlarından dolayı İsrail'e cephe almış durumda" ifadelerini kullandı.


‘ERDOĞAN'IN TEPKİSİ OLUMLU AMA ÖNEMLİ OLAN TUTARLILIK VE SÜREKLİLİK'
Saadet Partisi Lideri Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "İsrail'le ilişkimizi keseriz" yönündeki sözlerini değerlendirdi. Erdoğan'ın ifadelerinin İsrail'e yönelik bir uyarı niteliğinde olması itibarıyla önem taşıdığını ancak bu tepkinin süreklilik ve tutarlılık arz etmesi gerektiğini söyleyen Karamollaoğlu şöyle konuştu:

"Erdoğan'ın ‘İsrail'le ilişkimizi keseriz' sözleri İsrail'e yönelik bir uyarı olması itibarıyla önemliydi. Ancak hükümet İsrail konusunda ikircikli bir tavır içinde. Mavi Marmara katliamından dolayı olan insan hakkı ihlallerini bir kenara bırakacaksınız, İsrail'le dostluğu pekiştirmek için buna geçici olarak yeşil ışık yakacaksınız; sonra da bütün adımlarınızı yalnızca seçime yönelik olarak atacaksınız. Bu çok yanlış çünkü dış politikada tutarlılık esastır. Sizin sözlerinizin yarattığı etkinin her zaman geçerli olup olmadığını, politikalarınızı bu sözlerle tutarlı olup olmadığını diğer ülkeler takip eder. Ama üzülerek ifade ediyorum. AK Parti hükümeti tutarsız bir politika izliyor. Biz İsrail meselesinde olduğu gibi Zarraf meselesinde de şahısların değil doğrudan Türkiye'nin hedef olduğu konusunda hükümeti uyardık."

Ortadoğu'daki istikrarın Türkiye'nin tutarlı politikalar izlemesinden geçtiğine işaret eden Karamollaoğlu "Ümit ederim ki hükümet daha istikrarlı bir çizgi çizer. Ortadoğu'daki gelişmeler bunun habercisi. En azından Türkiye, İran ve Rusya'nın bir araya gelerek Suriye ve Irak'taki meseleyi çözmesi için çaba göstermesi takdire şayan. Ancak bunları yaparken önemli olan istikrarlı olmak" diye ekledi.


TRUMP'IN KUDÜS ÇIKIŞININ YANSIMALARI NELER OLUR?
Konuyu Sputnik'e değerlendiren bir diğer isim Ortadoğu Uzmanı Bora Bayraktar ise "Trump aslında iş başına gelmeden bu konuyu gündeme getirdi ve daha önceki Amerikan yönetimlerinin bu yönde bir karar almamasını eleştirdi. Sonrasında, bölgedeki durumu göz önünde bulundurarak bu kararı erteledi. Hatta görevi başındayken Ağlama Duvarı'nı ziyaret eden ilk Amerikan başkanı oldu. Bu sebeplerden dolayı hamle her ne kadar çok şaşırtıcı olmasa da; ancak iç politikada yaşamış olduğu Flynn davası ve Trump'a yakın kişilerin görevden alınmasının yarattığı havayı dağıtmaya yönelik bir hamle olabilir. Ancak sebebi ne olursa olsun, bu Ortadoğu'yu riskli bir atmosfere sokan bir karar" dedi.

Kudüs'ün Ortadoğu'daki dengeleri değiştirmesi açısından son derece hassas bir konu olduğuna işaret eden Bayraktar "Kudüs mevzusu çok hassas, en ufak bir taş yerinden oynasa Filistin'de çatışmalar sokaklara taşınıyor. Bunun son örneğini Temmuz ayında gördük. İsrail, iki askerinin öldürülmesinin ardından İsrail buraya elektronik denetleme sistemi koyduğunda büyük eylemler oldu ki bu son hamle çok daha fazla tepkiyi doğuracaktır. İkincisi, bütün Arap İslam coğrafyası halkı sokaklara dökülebilir. Dün de Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir Kudüs konferansı düzenlenebileceğine işaret etti. Bunların sokağa yansımaları olacaktır. Körfezde benzer olaylar çıkarsa, başta Mısır ve Suudi Arabistan halkları olmak üzere çeşitli ülke halklarının büyük tepki ortaya koyması, oralardaki yönetimi zora sokacak, rejim güvenliği sarsılacaktır. Ayrıca bu süreç, Türk-Amerikan ilişkilerini kopma noktasına getirebilir, Türk-İsrail normalleşme süreci de askıya alınabilir" dedi.

‘ORTADOĞU'DAKİ GÜÇ DENGELERİ ABD ALEYHİNE DEĞİŞEBİLİR'

Trump'ın Kudüs kararını uygulamaya koyması durumunda Ortadoğu'daki saflaşmalar muğlaklaşacağına işaret eden Bayraktar "Körfez ülkelerinin Kudüs konusunda sessiz kalmaları çok mümkün değil. Gerek Suudi Arabistan gerek diğer Körfez ülkeleri yönetimleri bu konuda sessiz kalmayı düşünebilecek olsalar da tabandan gelen tepkiler buna müsaade etmeyecektir. Tabandan gelen baskıyı göğüsleyemeyip tepki vermek durumunda kalacaklar. Bu sebeple asıl kırılma ABD-İsrail ve Körfez ülkeleri blokunda yaşanacak. Bu sürecin sonucunda Ortadoğu'da özellikle ABD'nin başını çektiği blokta muğlaklaşmalar yaşanacak. Türkiye, Rusya ve İran cephesinde İran ve Türkiye'nin Kudüs meselesiyle birlikte daha sıkı bir iş birliğine girip diğer ülkeleri de yanına çekmesi daha mümkün" ifadelerini kullandı.


ABD, TÜRKİYE GENELİNDE PROTESTO EDİLİYOR
Öte yandan, çeşitli dernekler, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyacağına yönelik açıklamalar sonrası Türkiye genelinde eylem ve basın açıklaması yapma kararı aldı. Bu derneklerden birisi de Anadolu Gençlik Derneği (AGD) oldu. AGD İstanbul Şube Başkanı Ali Uğur Bulut, Türkiye'nin 81 ilinde düzenleyecekleri eyleme ilişkin Sputnik'e açıklamalarda bulundu.

Bulut "Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye çapında eylemler gerçekleştireceğiz. İstanbul teşkilatı olarak bu akşam 20:30'da Amerikan Başkonsolosluğu önünde toplanacağız. Pek çok ilimizde de öğle namazını müteakiben eylemler gerçekleşecek. Ümmetin ve bütün insanlığın ortak bir tavrı olarak bu haksızlığa, zulme ve yanlışa karşı haykırış olacağız. Bu çok önemli bir eylem. Çünkü bu tür güçlerin, halklardan gelen tepkiler ışığında kendilerine çeki düzen vermek durumunda kalacaklarına inanıyoruz. Eylemlerin özellikle İstanbul ayağı, bütün dünya Müslümanlarını ve bu haksızlığa karşı olan bütün diğer dinlerin mensup insanların uyanışında önemli rol oynayacaktır" dedi.

Kudüs'ün yalnızca Trump'ın başkanlık döneminde değil, daha öncesinde de ABD'nin hedefi olduğuna işaret eden Uğur "Trump'ın seçim vaatleri arasında Kudüs'ün başkent ilan edileceği vardı. Ama bu yeni bir olay değil. Daha önceki Amerikan başkanları da bunu dile getiriyordu. Zaten İsrail'in çıkarlarına hizmet etmeyen biri ABD'de başkan olamaz. Buradaki tek fark Trump'ın nevi şahsına münhasır karakterine uygun olarak bu konuyu cahil cesaretiyle ifade ediyor olması. Bu aymazlığa karşı tepki koymak da bizim görevimiz" ifadelerini kullandı. 

 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500