Medine Müdâfii Fahreddin Paşa’yı rahmetle anıyoruz

Medine Müdâfii Fahreddin Paşa’yı rahmetle anıyoruz
Advert

 

Târih 11 Ocak 1919’u gösterdiği günün sabâhında, Medine’de, bir Osmanlı paşası, silah arkadaşlarının kolları arasında Ravza’ya bakarak “Ben seni bırakmadım Ya Resulallah” diye ağlıyor; Medine halkı da buna şehâdet ediyordu.

Elli bir yaşına gelmiş ve nice savaşlar görmüş olan Medine Garnizonu Kumandanı Ömer Fahreddin Paşa, Birinci Cihân Harbi’nin fiilen bittiği 10 Ocak 1919’un ertesi günü, Medine’den böyle ayrılıyordu. İki yıl, yedi ay süren Medine Müdâfaası sona ermiş ve Osmanlı’nın son kalesi Medine de düşmüştü.

1868’de Rusçuk'ta doğan Ömer Fahreddin Türkkan, 93 Harbi'nden sonra âilesiyle birlikte İstanbul'a yerleşti. Mekteb-i Harbiye-i Şâhâne’yi birincilikle bitirdi. Erkan-ı Harbiye Mektebi'ni bitirdikten sonra 1891'de kurmay yüzbaşı rütbesiyle göreve başladı. Balkan Savaşı'na katıldı. I. Dünya Savaşı başladığında 4. Orduya bağlı 12. Kolordu komutanı olarak Musul'da bulunuyordu. 1915'te 4. Ordu komutan vekilliğine getirildi. Bu bölgede iken hem tehcire tabi tutulan Ermenileri yerleştirmesiyle uğraştı, hem de Urfa, Zeytun, Musadağı ve Haçin Ermeni isyanlarını bastırdı.

1916'da 4. Ordu komutanı Cemal Paşa tarafından Medine'ye gönderilerek Hicaz Kuvve-i Seferiyesi komutanlığına atandı. İki buçuk yıl süren Medine’yi savundu. Şerif Hüseyin’in İsyânından sonra bölgeye gelen İngiliz câsusu Lawrens’in demiryoluna verdiği zarâr yüzünden, Medine’nin dışarı ile bağlantısı kesildi. Çölün ortasında bir başına kalan Fahreddin Paşa, “Takdir-i ilâhî, rızâ-yı Peygamberî ve irâde-i pâdişâhî vukû bulmadan teslim olmam.” kararını verdi. Açlık ve hastalıkla boğuşan askerler yeterince beslenemeyince İspanyol gribi ortaya çıktı. Bunun üzerine Paşa, et ihtiyâcına çözüm olarak, askerlerine çekirge yemeği öğretti. Lawrence’in “Çöl Kaplanı” adını verdiği Fahreddin Paşa, bir an bile dirâyetini kaybetmedi. On dört asır evvel, Medine’yi korumak için karnına taş bağlayarak ayakta duran Peygamberin gölgesinde olmanın gücünü hissediyordu.

 

 

30 Ekim 1918’de imzâlanan Mondros Mütârekesi’nin 16. maddesi lüzûmunca en yakın bağlaşık birliğine teslim olması istenen Fahreddin Paşa, bunu kabûl etmeyerek Medine’yi teslim etmedi. Yiyecek ve ilaç sıkıntısı askerleri perişân etmişti. Teslim olmaktansa Peygamberimizin kabrine nâ-mahrem eli değmesindense kendisini ve Mehmetçiklerini Ravza ile birlikte havaya uçurmayı göze almıştı. Bu arada Mehmetçik kelimesi, Paşa sâyesinde ilk defâ resmî yazışmaya girmişti.

 

 

11 Ocak 1919’da derdest edilerek teslim olmaya râzı edilen Fahreddin Paşa, savaş esiri olarak önce 27 Ocak 1919'da Mısır'a; daha sonra da 5 Ağustos 1919'da Malta'ya sürgün edilerek ölüme mahkûm edildi. Ankara Hükûmeti'nin gayretleriyle 8 Nisan 1921'de Malta'dan kurtulduktan sonra Eylül 1921'de Millî Mücâdele'ye katılmak üzere Ankara'ya gitti 9 Kasım 1921'de TBMM tarafından Kâbil Büyükelçiliği’ne tâyin edildi. Soyadı kânûnuyla Türkkan soyadını aldı. 1936'da ferik korgeneral rütbesiyle emekli oldu. 22 Kasım 1948'de bir tren yolculuğu sırasında, Eskişehir yakınlarında kalp krizi geçirerek vefât etti. Kabri, Âşiyân’dadir.

Rahmet ve saygıyla anıyoruz. 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500