Şimşek, Sermaye Piyasaları Kongresi'ne katıldı

Şimşek, Sermaye Piyasaları Kongresi'nde gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.

Şimşek, Sermaye Piyasaları Kongresi'ne katıldı

 

 Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, iyi anlaşılması durumunda Türkiye'nin ciddi fırsatlar sunduğunu ifade ederek, önümüzdeki dönemde reel yatırımcının ülkeye olan ilgisinin artacağını belirtti.  

Şimşek, Sermaye Piyasaları Kongresi'nde gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.

Yabancı yatırımcılarla yaptığı görüşmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, bu tür toplantılara yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.

Türkiye'nin hikayesinin kolay bir hikaye olmadığını, karmaşık bir yapı gösterdiğini dile getiren Şimşek, şöyle devam etti: 

"Anlamak önemli. İyi anladığınız zaman Türkiye çok ciddi fırsatlar sunuyor ama hikayeyi geriden takip ettiğinizde sıkıntılar oluşabiliyor. Reel yatırımcı ilgisi bence artacak. Çünkü Türkiye çok büyük şokları, sıkıntıları en az zararla atlattı. Piyasalarda bir miktar oynaklık var, lira baskı altında. Bu bir miktar yatırımı olanları tedirgin ediyordur ama Türkiye'nin başına son birkaç yıldır gelen felaketler başka bir ülkede olsaydı, bırakın büyümeyi belki uzun süreli buhran olasılığı yüksek olurdu yani bırakın resesyona girmeyi, depresyona girilip girilmeyeceği tartışılırdı." 

Şimşek, Türkiye'nin bütün sıkıntılara rağmen güçlü şekilde büyüdüğünü, istihdam yarattığını, sorunlarını da kalıcı şekilde çözecek yol haritasına sahip olduğunu bildirdi.

Eğitimin Türkiye'nin en öncelikli reform başlıklarından biri olduğunu vurgulayan Şimşek, bütçenin 5'te birinin doğrudan doğruya eğitime ayrıldığına işaret etti. Şimşek, eğitimde sınıf mevcutlarının azaldığını, öğretmen açığının büyük oranda kapatıldığını ve teknolojinin sınıflara girdiğini anlattı.

Şimşek, eğitim alanındaki reformlarla önümüzdeki 20-30 yılın temellerinin sağlamlaştırıldığını dile getirdi.

Mehmet Şimşek, adalet sistemi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi konularında da önemli adımlar atıldığını kaydetti.

 Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Gelir Vergisi reformunu hayata geçireceklerini belirterek, "Gelir Vergisi reformunu yaparsak, vergiyi tabana yayarsak dolaylı vergilere bağımlılık azalır." dedi.

Vergi sistemi hakkında değerlendirmede bulunan Şimşek, vergiyi daha çok tabana yayan, daha adil bir sistem oluşturmak istediklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin kamu harcamalarını sağlıklı vergi gelirleriyle finanse edelim, gelecek nesilleri borçlandırmayalım istiyoruz. Şu anda devletin toplam borcunun mili gelire oranı brüt yüzde 28,5. Gelişmekte olan ülkelerde bu oran ortalama yüzde 47. Bu ülkelerin önemli kısmı petrol zengini, doğal kaynak zengini. Gelişmiş ülkelerde toplam borcun milli gelire oranı yüzde 390, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 225, Türkiye'de yüzde 144. Nereden bakarsanız bakın kamu maliyesi sağlam. Vergi tabanını genişleteceğiz. Gelir Vergisi reformu Meclis'te, onu hayata geçireceğiz. Mükellef haklarını iyileştirmek için Vergi Usul Kanunu'nu daha köklü şekilde gözden geçireceğiz."

 "BES'te toplam para 65 milyar lirayı aştı"

Şimşek, Ar-Ge, inovasyon ve girişimcilik ekosisteminin sermaye piyasası açısından önemine işaret ederek, Türkiye'nin katma değer zincirinde arzu edilen düzeyde olmadığını, üretilen, ihraç edilen ürünlerin 3'te 2'sinin düşük ya da orta düşük ürün gurubunda olduğunu söyledi.

Katma değer zincirinde yukarı çıkabilmek için Ar-Ge'ye büyük destek sağlandığını vurgulayan Şimşek, şöyle konuştu:

"Finansmana erişimi düzenliyoruz. Kredi Garanti Fonu bunun önemli bir adımı. İhracatçı finansmana erişsin diye Hazine kefil oluyor. Bireysel Emeklilik Fonu (BES) ile 100 lira tasarruf yapın diye devlet 25 lira cebinize koyuyor. Gönüllü BES'te büyük başarı var. 2013 başında BES'teki toplam para 20 milyar 300 milyon lira iken 3 kattan fazla artışla 65 milyar lirayı aştı. Devletin katkısını dikkate alırsanız 80 milyar liraya dayanmış durumda. Türk sermaye piyasalarının gelişmesinde bireysel emekliliğin muazzam katkısı olmuştur. Büyük bir başarı hikayesidir. Otomatik katılım başlayalı bir yıl olmadı ama 3,4 milyon katılımcı var, 1,5 milyar liraya yakın kaynak var. Burada çıkışlar yüksek ancak neredeyse yarısı gönüllü BES'te bulunup ikinci BES istemeyenler."

Şimşek, otomatik katılımın zorunlu bir tasarruf olarak yansıtıldığına işaret ederek aleyhte kampanyalar yapılmasaydı daha yüksek başarı sağlanabileceğini dile getirdi.

Pilot projenin Bursa'da uygulandığını ve çıkışların düşük olduğunu ifade eden Şimşek, "Demek ki iyi bir pilot proje değilmiş ama bu da başarı. Üzerinde çalışmaya devam ediyoruz. Vatandaşımızı daha çok tasarrufa teşvik etmek istiyoruz." dedi.

 "Kalıcı istihdam için reform yapmalıyız"

Şimşek, iş gücü piyasası açısından Türkiye'nin şanslı bir ülke olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

"Nüfusumuz genç, yıllık çalışma çağındaki nüfus yüzde 1,7 artıyor. Bu, Avrupa Birliği ortalamasından 17 kat hızlı. Bu artış çok iyi ancak işimizi biraz da zorlaştırıyor. 2007'den bu yana her yıl ortalama 940 bin vatandaşımıza iş bulduk. Buna rağmen işsizlik oranı yüzde 10,6. İşsizliği tek haneye çekmek, kalıcı şekilde daha çok istihdam yaratmak için reform yapmamız lazım."

İş gücü piyasasını daha esnek hale getirmek gerektiğine değinen Şimşek, Türkiye'de yarı zamanlı çalışanların toplam çalışanlara oranının yüzde 9 civarında olduğunu ifade etti.

Yarı zamanlı çalışma üzerinde ilave düzenlemeler yapılacağını bildiren Şimşek, "İş gücü piyasasını daha esnek hale getirmek istiyoruz. Buna sendikalar karşı çıkıyor. İş gücü piyasası reformu önemli bir reform. Yarı yarıya yaptık sayılır ama daha kat edeceğimiz yol var." değerlendirmesinde bulundu. 

Şimşek, "Petrol ve altın hariç Türkiye'nin cari açığı yok. Vergi politikamızın bir boyutu gelir bir boyutu cari açığın yönetilmesi. Gelir Vergisi reformunu yaparsak, vergiyi tabana yayarsak dolaylı vergilere bağımlılık azalır." ifadelerini kullandı.

 Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, kurdaki hareketliliğe ilişkin, "Türk lirası hakkında orta ve uzun vadeli perspektifle negatif senaryo çizmek son derece zor." dedi. 

 Kurdaki hareketliliği değerlendiren Şimşek, Türkiye'nin, son birkaç yıldır başına gelen felaketlere rağmen ayakta durduğunu ve güçlü olduğunu söyledi.

Şimşek, bu sıkıntıların Türkiye'nin dışarıdaki algısını bozduğuna işaret ederek, "Türkiye'nin gerçeği, algısından çok daha iyi. İlerleme de var. Türkiye'nin, gerçekliğini iyileştirmek için temelleri sağlam. Şoklara direncini artırmak için de reform yapıyoruz." diye konuştu.

Türkiye aleyhine yürütülen kampanyaların kurda hareketliliğe yol açtığını ifade eden Şimşek, şöyle devam etti: 

"Türk bankaları için de soruşturma yok. Şu anda bir tek Türk bankası hakkında birtakım sorular yöneltilmiş durumda, onun dışında hiçbir şekilde Türk bankacılık sistemine yönelik bu anlamda bir süreç yok ama maalesef bu yine kuru vurdu. Almanya ile ilişkileri de rayına koyuyoruz. Gerçekten yoğun temaslar var, ilişkiler güçlü şekilde ilerliyor ve normalleşiyor. Almanya'nın Türk bankalarına finans sağlanmaması için talimat verdiği haberleri çıkıyor, tam tersi gelişmeler oluyor. Maalesef bu ortamda Türkiye aleyhine birçok spekülasyon üretildi ve bunların hepsi kuru vurdu."

Kurdaki kısa vadeli oynaklıklar ve günübirlik hareketlere ilişkin hiç yorum yapmadığını anımsatan Şimşek, "Şunu bir yere yazın; reel yakınsama içinde olan ülkelerin para birimleri eninde sonunda reel olarak değerlenecek. Kısa vade değil, uzun vadede konuşuyorum; şu anda Türkiye, AB'nin 2-3 katı hızla büyüyor yani Türkiye Avrupa ile arayı kapatıyor. Reel olarak yakınsama içinde. Bu, 'ülkenin şirketleri kar ediyor, satış yapıyor ve geleceği parlak' demek. Siz buraya yatırım yapmayacaksanız, nereye yapacaksınız? Orta ve uzun vadeden bahsediyorum. Onun için Türkiye'ye güvenin." değerlendirmesinde bulundu.

Şimşek, FETÖ ve PKK gibi terör örgütleriyle Ortadoğu'daki gelişmelerin Türkiye'ye etkilerine dikkati çekerek, bunlara karşın ülkenin hem şoklara karşı direncini daha da artıracağını hem de büyüme potansiyelini yukarı çekeceğini söyledi.

Türkiye'nin hızla normalleştiğini belirten Şimşek, şunları kaydetti:

"Biz bu sıkıntılı dönemin sonlarındayız, başında değiliz. Türkiye ekonomisi güçlenecek. Biz batı ile kopmuyoruz. Almanya ile çok iyi giden sürecimiz var. ABD ile vize krizi önemli ölçüde geride kaldı, anlaşamadığımız konuları da çözebileceğimize inanıyoruz. Birkaç yıl sonra yakın coğrafyayı yeniden inşa edecek ülke Tükiye'dir. Bizim müteahhitler ve işçiler yapacaktır." 

Türk lirası hakkında orta ve uzun vadeli perspektifle negatif senaryo çizmenin son derece zor olacağını vurgulayan Şimşek, tam aksine Türk lirası lehine pozitif senaryo çizileceğini ve ülkeye doğrudan yatırımların artacağını bildirdi. 

 Şimşek, sermaye piyasaları, banka dışı finans, sigorta ve fon sektörlerinin gelişmesi için büyük çaba içinde olduklarını aktararak, "Karşımızda ufak enflasyon sorunumuz var. Onu da düşük tek haneye indirdiğimiz oranda sermaye piyasaları ciddi şekilde gelişecek." diye konuştu. 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500