Selçuk Özdağ KKTC’nin 34. Kuruluş yıldönümünü kutladı

AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 34. Yıldönümü nedeniyle açıklamada bulundu.

Selçuk Özdağ KKTC’nin 34. Kuruluş yıldönümünü kutladı
Advert

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 34. Yıldönümünü kutlayan AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti geleceğe birlikte yürüyecektir. Türkiye’nin büyümesi Türk Dünyasının büyümesi demektir. Mazlum ve masum milletlerin uyanışı demektir. Ekonomisi büyüyen, demokrasisi gelişen Türkiye ile birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mutlaka tüm dünyanın tanıdığı güçlü ve bağımsız bir devlet olacaktır” diye konuştu.

AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 34. Yıldönümü nedeniyle açıklamada bulundu. Özdağ açıklamasında, “Türk halkının şanlı direniş ve egemenliğinin simgelerinden biri olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin kuruluşunun 34. cü yıldönümünü büyük bir onur ve içtenlikle kutluyorum. Bu şanlı günün yıldönümünü kutlarken “Hak verilmez, ancak büyük mücadeleler ile elde edilir” düsturuyla hayatının neredeyse tamamını Kıbrıs Türkünün bağımsızlık mücadelesi ile geçiren, Kıbrıs davası için hep en önde yürüyen, güler yüzlü, samimi, halkla iç içe ilişkiler içerisinde bir lider olan Dr. Fazıl Küçük’ü ve 13 Ocak 2012’de kaybettiğimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı rahmetle anıyorum” dedi.

KIBRIS TÜRK HALKI CUMHURİYETİ SONSUZA KADAR YAŞATACAK

Kıbrıs Türk halkının bağımsız devletini ve Cumhuriyeti Anavatan Türkiye’nin desteğinde sonsuza dek yaşatma azim ve kararlılığında olduğunu ifade eden Özdağ, “"Yaşadığı tüm haksızlıklara, baskı ve zulme rağmen, Kıbrıs Türk Halkı Ada’da adil ve kalıcı bir çözüme ulaşılabilmesi için her türlü yapıcı mücadelesini sabırla ve iyi niyetle göstermeye devam etmekten vazgeçmemesi her türlü takdiri hak etmektedir. Bu bağlamda, Kıbrıs Türk tarafı, yarım asrı tamamlayan Kıbrıs sorununun bir an önce kalıcı, adil ve yaşayabilir bir siyasi çözüme kavuşturulması yolunda üzerine düşeni yaptığını tüm dünyaya göstermiş ve göstermeye devam etmektedir. Ancak bu durumun ilanihaye devam etmesini ve barış ile uzlaşma için çaba gösteren Kıbrıs Türkü’nün mağdur edilmesini kimse beklememelidir. Anavatan Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da, Kıbrıs Türk Halkı’nın haklı mücadelesinde her koşulda yanında yer almaya devam edecek, Kıbrıs Türkünü desteklemeyi sürdürecektir. Kıbrıs Türk halkının geleceğinin teminatı olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ekonomik, toplumsal gelişmesine katkı sağlamaya yönelik her türlü çabanın devamı da Anavatan ve garantör ülke olarak, Türkiye’nin önceliğindedir” diye konuştu.

KISITLAMALARA SEYİRCİ KALMAYACAĞIZ

“1974 yılından bugüne kadar o topraklar üzerinde ayakta tutunma çalışan bir Türk toplumu var. Kıbrıs’ta Güzey Kıbrıs Rum Devleti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olmak üzere iki devlet var. Biz orada Annan Planı ile barış istediğimizi bir kez daha gösterdik. Ama Annan Planına riayet etmeyen bir Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Devleti var” diyen Özdağ sözlerini şöyle sürdürdü, “ “Kaptanı Derya Piyade Paşa tarafından Kıbrıs Osmanlı Devleti döneminde Osmanlı topraklarına dahil edilmişti. Osmanlı’nın zayıflamasıyla birlikte bu topraklar İngiliz’lerin eline geçti. Ardından da Yunanistan ‘Büyük Yunanistan’ idealini gerçekleştirmek için Kıbrıs’ı ele geçirmek için çalışmalar yaptı. Türklere karşı suikastlar, Türklere ikinci sınıf insan muamelesi yapma, çocukları küvette öldürmelere kadar insanlık dışı uygulamalar yapıldı. Daha sonraki yıllarda Adnan Menderes döneminde bunu önleme adına bir takım çalışmalar yapıldı. Ardından da Menderes döneminden 1974 yılına kadar Türk Silahlı Kuvvetleri kendisini modernize etti ve Kıbrıs’la ilgili yapılan zulümleri gördü. Çünkü biz orada Garantör devlettik. Bu nedenle yapılanlar karşısında Türkiye ve İngiltere’nin müdahale etme hakkı vardı. 1974 yılında yapılan zulümler tahammül edilmez seviyeye ulaşınca Kıbrıs Türklerinin Garantör devlet olan Türkiye Cumhuriyeti Devletinden yardım istemesi neticesinde Necmettin Erbakan ve Bülent Ecevit’in döneminde 20 Temmuz 1974’de bir barış harekatı yapıldı. Önemli olan konu orada Türklerin ve Rumların can güvenliğini sağlamaktı. Bunun akabinde Rauf Denktaş ve Fazıl Küçük’ün başlattığı mücadele Rauf Denktaş’la birlikte zirveye ulaştı. Bazı ülkeler Kuzey Kıbrıs’ı tanırken bazı ülkeler ise egemen güçlerin baskısı neticesinde tanımaktan vazgeçtiler. Ancak şunu kati suretle belirtmek isterim ki; Hiç kimse, Türkiye’nin, Kıbrıs Türk halkının ilanihaye çözümsüzlüğün mağduru olarak kalmasına, hiçbir hukuki temeli bulunmayan kısıtlamalara maruz bırakılmasına seyirci olmasını beklememelidir. Bu duygu ve düşüncelerle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 34. Kuruluş yıldönümünü kutluyor Kıbrıs davası için hep en önde yürüyen, güler yüzlü, samimi, halkla iç içe ilişkiler içerisinde bir lider olan Dr. Fazıl Küçük’ü, mücahitleri ve kurucu Cumhurbaşkanı büyük lider Rauf Denktaş’ı şühranla anıyorum. Kuruluşunu ve Cumhuriyet Bayramı’nı bir arada kutlayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin refah ve mutluluk içinde nice yıldönümlerini idrak edeceği inancıyla Kıbrıslı Türk kardeşlerime esenlikler diliyorum.”

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500