Fatma Müfide Hanım, tarihte bugün ilk kadın Hükümet Tabibi oldu

Tarihte bugün Dr. Müfide Kazım ilk kadın Hükümet Tabibi oldu.

Fatma Müfide Hanım, tarihte bugün ilk kadın Hükümet Tabibi oldu

 

İstanbul Üniversitesindeki kayıtlara göre 1904 (1320) yılında Sakız Adası'nda dünyaya geldi. Babası, Morali Ali Bey'in oğlu askeri hekim Kâzım Ali Bey'di.' Kendisi henüz 4-5 yaşlarındayken, Trablusgarp köylerinden birine asker muayenesi için gönderilen babasının yanında, ona bir bayram sabahı halkın gösterdiği sevgi ve saygıya tanık olmaktan çok etkilendi. "Kızım, ben doktorum, hepsinin hastalığına bakmışım, iyi oldular. Şimdi de bayram için teşekküre geldiler" demişti babası.1 Bir gazeteye verdiği röportajda da hekim oluşunda annesinin oynadığı role işaret edecektir: "Mesleki çalışmaların kadınlar için bir yenilik olduğu devrede, mesleğe intisabımda en büyük yardımı annemden gördüm."

 

 

 

1919 yılında liseden mezun oldu. O yıllarda ülkede kız öğrenciler Tıp Fakültesi'ne alınmadıkları için,  Fatma Müfide Hanım, önce Fen Fakültesi Biyoloji Şubesinden 1921 (1337) yılında mezun olur. Aynı yıl üç kız arkadaş Tıp Fakültesi kalemine başvurarak kaydolurlar. Ancak, kız öğrenci kabulüne karşı olan hocalardan birisinin Saray'a ve o zamanki hükümet yetkililerine şikâyeti ile yine derslere kabul edilmezler. Bu süreç, şöyle noktalanmıştır: "Biz ancak 1922 ders senesinde, Anadolu'daki muvaffakiyetlerin artışı, Sarayın ve İstanbul Hükümeti’nin kudretsiz kalışı sonunda yeniden müracaat ettik ve 10 hanım arkadaşımla birlikte kaydolduk, devama başladık.

Tıp Fakültesindeki ilk yılın belleğindeki izleri şöyledir: "İlk devam senemizde 60 kişilik bir sınıfta dokuz hanım talebe idik. Her yere beraber gider, tercihen bize verilen bir odada beraber yemek yer ve istirahat zamanımızda ayrı otururduk... Ufak tefek şakalar dışında bütün talebenin ve bilhassa sınıfımızdaki arkadaşların, halen de devam eden hürmet ve dostluğunu kazandık. Gayrı müsait hiçbir hareket görmedik."  Doktor olduktan sonra, Tıp Fakültesine alınmalarına karşı olan hocalardan birisi, ailesinin hastalıklarında hekim olarak kendisini çağıracaktır.

 İlk kayıt olan 10 kız öğrencinin bazıları öğrenimlerini yarıda bırakır, bir arkadaşları vefat eder. 1928 yılında Tıp Fakültesi'nden ilk mezun olan kız öğrenciler 6 kişidir: Sabiha Süleyman, İffet Naim, Fitnat Celal, Suat Rasim, Hamdiye Abdurrahim ve Fatma Müfide Kâzım. Fatma Müfide Kâzım Hanım 489/3857 no'lu diplomasını "Pekiyi" derece ile almıştır.7

Fatma Müfide Hanım artık tıbbiyelidir, fakat Fen Fakültesi mezunu olduğu için öğretmen açığını kapamak Üzere getirilen "mecburi memuriyet" statüsüne dâhil edilmiş ve tıp öğrenimi sırasında Üsküdar Kız Sanat Mektebi'nde "Malumatı Fenniye Muallimliği" yapmıştır.  Zaten çalışmak ve para kazanmak zorundadır. "Dünya harbini henüz bitirmiş ve babasını pek erken kaybetmiş bir aile çocuğu okluğum için, talebeliğimi, hayatımı bizzat kazanarak tamamladım. Tramvay veya herhangi bir vasıtanın bulunmadığı bu devirde Kadıköyü'nden haftada iki defa Üsküdar'a kadar yürüyerek gidip ders verdiğim mektep, bende en iyi hatırası olan bir yardımcı ocak gibi kalmıştır".

1 Eylül 1929 tarihinde öğretmenlik görevini bırakıp, Tıp Fakültesi'nde Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp'in yönettiği İkinci Dâhiliye Kliniğinde asistan olur. Bir yıl sonra bu klinikte Başasistanlığa yükseltilir. 1930 yılında Tıp Fakültesi Mecmuası'nda "Dr. Fatma Kâzım-Asistan" imzasıyla ilk makalesi yayınlanır. 1933 yılında asistanlık süresi biter, ihtisas imtihanını vererek "Mütehassıs" unvanı kazanır.

1936-1942 yılları arasında Haydarpaşa Numune Hastanesi Dâhiliye Kliniği'nde iç hastalıkları uzmanı olarak çalıştı. Prof. Dr. Tevfik Sağlam'ın yönettiği III. Dâhiliye Kliniği'nde 27 Şubat 1943'de doçent olarak göreve başladı. Bu klinikle Prof. Dr. Ekrem Şerif Egeli, Dr. Cihat Abaoğlu, Dr. Sermet Ergun, Dr. İlhan Ulagay ile birlikte çalışacaklardı. Sağlam, 7.3.1944 tarihinde Tıp Fakültesi Dekanlığı'na şu satırları yazmıştı: "Üçüncü iç Hastalıkları Kliniği Doçenti Dr. Müfide Küley'in çok verimli çalışmasını bu vesile ile bir kez daha tebarüz ettirmek isterim. Mükemmel bir klinik görüş ve melodik bir çalışma sistemi ile işine muntazam bir şekilde devam etmektedir. Gerek klinik idaresi, gerekse teorik derslerde talebe için çok faideli çalışması, bilhassa dikkate savandır.’

Küley, doçent iken 1949 yılında ülkenin ilk ve önder kadın üniversite mezunları tarafından kurulan Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği'nin kurucu üyeleri arasında yer almıştır  Demek, 25 Kasım 1973'de, Cumhuriyet devrinin ilk kadın doktorlarından olması ve üniversite'den emekliye ayrılışı nedeniyle kendisine bir şilt verecekti.

Sağlam 1952 yılında emekliye ayrıldığında, ondan açıkta kalan profesörlük kadrosuna Küley atandı. 1963 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin İç Hastalıkları Kliniği'nde Gastroenteroloji Seksiyonu'nu kurarak yönetmeye başladı.  1973 yılında emekliye ayrıldı. "Zehirlenmeler", "Sindirim Sistemi Hastalıkları", "İç Hastalıklarında Diyetle Tedavi" adlı kitapları çok yararlanılan eserler oldular. İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü, 1993 yılında Prof. Küley'e onursal doktor payesini vermiştir. Küley, 1995 yılında vefat etmiştir.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500