O, ülkesinin Mehmet Akif'iydi: BAHTİYAR VAHAPZÂDE

Manisalıları 21 ekim’de muhteşem bir sanat ve edebiyat gecesi bekliyor. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Manisa Şubesi tarafından düzenlenen programda Türk Dünyası’nın iki önemli Şairi Bahtiyar Vahapzade – Abdurrahim Karakoç şiirleri ve türküleri okunacak. Dün Abdurrahim Karakoç'u anlatmıştık, bugün ise Azerbaycan'ın Mehmet Akif'i şanlı milletimizin büyük mütefekkiri Bahtiyar Vahapzade'yi anlatacağız.

O, ülkesinin Mehmet Akif'iydi: BAHTİYAR VAHAPZÂDE
Advert

 

Bir ananın iki oğlu,
Bir amalın iki kolu.
O da ulu, bu da ulu
Azerbaycan – Türkiye.

 

Türk dünyasının görkemli şairi 20. yy. Azerbaycan Edebiyatı'nın muhteşem siması  Bahtiyar Vahapzade  ‘gardaş’ına böyle seslenmiş, tüm dünyaya Azerbaycan- Türkiye gardaşlığını bu mısralarla anlatmıştı. 

 

Dinimiz bir, dilimiz bir,
Ayımız bir, ilimiz bir,
Eşqimiz bir, yolumuz bir
Azerbaycan – Türkiye.

 

Büyük mütefekkir Bahtiyar Vahapzade, Azerbaycan’ın bağrından çıkan bir şair olsa da sadece ülkesiyle kalmamış, Türk dünyasının yanı sıra dünya edebiyatında da şiirleri ve eserleriyle tanınmış ve sevilmiştir. Ömrü  boyunca  tek bir derdi tek bir sevdası  olmuştur: Türklük

 

Toprağın üstüne gölgeler salan
Benim varlığımın cilası bayrak.
Zaferden doğmuş
Göktürk'ten kalan
Kurtbaşlı bayrağın evladı bayrak.

 


Vahapzade'nin şiirlerinde ele aldığı konuların başını genellikle Türklük, Turancılık çekiyordu. Büyük Türk şairi, tüm dünyanın birleşmesinden korkarak, yüz parçaya böldüğü Türklerin, bir araya gelmesini arzu ediyordu.


Nerede ecdadımın ayak izi var,
Bu zafer bayrağı oraya dikilsin.
Geçtiği yerde dağlar, yamaçlar
Onun huzuruna selama gelsin.
Tarihten eskidir, zamandan koca
Benim bayrağıma takılan hilal.


Aleme nur saçtı tarih boyunca
Mabetlerin başına tac olan hilal.
Daim yücelesin! Savaş gününde
Asker silahıyla seni yanyana göreyim.
Yalnız zafer çalmış şehit önünde
Seni övmek için eğildiğini göreyim.


Pek çok kez Türkiyeye gelen Azeri halk şairi, aynı zamanda Türkiye sevdalısıydı. Vahapzade’nin, Türkiye ile ilgili yazdığı şiirleri okudukça Türkiye’yi çok seven, Türk insanın dertlerini kendi dertlenen, Azerbaycan’da Türkiye için yanan bir kalbin attığını duyulur. Öyle dertlenir ki Almanya’ya giden Türk işçilerin dertlerini araştırır, sorunlarına çözüm bulmaya çalışır. Konferanslar, seminerler düzenler.

 

 

İSTANBUL İÇİN ŞİİR YAZAR

Pek çok şair gibi İstanbul onu da büyüler ve şu mısralar dile gelir: 

 

Boğaziçi...
İki kıta
Dayanmış baş
başa

Ortasında bu yolun,
Bir tarafı Avrupa’dır,
Bir tarafı Asya,
İstanbul’un...
Türkoğlu durup ortada
Seyreder
Sağını,
Solunu.
Bir şehirde birleşir
İki kıta...
Birinin başlangıcıdır,
Birinin sonu...
Yüreği, Şark yüreği,
Aklı Garp aklıdır,
Türk’ün.
Bu tezattan sinesi dağlıdır

 

GARDAŞLIĞI ŞİİRLEŞTİREN ŞAİR

Türkiye’nin de bağrına bastığı Azeri şair; 1990 senesinde Türkiye Yazarlar Birliği tarafından Türk kültürüne hizmetlerinde dolayı Üstün Hizmetler Ödülü’ne layık görüldü. Bundan ilham alan şair “Türkiye - Azerbaycan” şiirini yazar ve bu şiiriyle gönüllere bir kez daha taht kurar.

 

Bir milletiz, iki devlet 

Aynı arzu, aynı niyet. 

Her ikisi cumhuriyet 

Azerbaycan – Türkiye.  

 

 

 

ATTAR: TÜRKİYE-AZERBAYCAN İLİŞKİLERİNİN GELİŞMESİNDE MÜSTESNA BİR YERİ VAR

“Bahtiyar Vahabzade, Sovyet işgalina maruz kalmış Türklerin özgürlük düşüncelerini şiirleri ile besleyen protestocu şair idi.” diyen sitemizin de yazarlarından Giresun Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. Aygün Heşimzade Attar; milli şairi enpolitik.com’a şöyle anlattı: 

“Sadece Azerbaycan'ın değil, Türk Dünyası'nın yetiştirdiği çok büyük şair, Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin gelişmesinde müstesna hizmetleri olan bir gönül insanıdır Bahtiyar Vahabzade. Anadolu'nun berraklığını , Kafkasların hırçınlığını, Türkistan'ın hasretini , Azerbaycan'ın ikiye bölünmesinin yaralı feryat figanını onun ana sütü gibi temiz mısralarında buluyoruz. Milli ve yerli olması Türk medeniyetine hatırısayılır eserler kazandırması Azerbaycan'ın bağımsızlığına kavuşmasında çok etkili olmuştur. Türkiye sevdasını Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın da Azerbaycan parlamentosunda söylediği Azerbaycan Türkiye şiirinde görüyoruz.

 

Birdir bizim her halimiz 

Sevincimiz – sıkıntımız. 

Bayraklarda hilalimiz 

Azerbaycan – Türkiye.


Bahtiyar Vahabzade bu şiiri ile bir millet iki devletin kardeşliğinin manifestosunu mısralarının büyüsü ile kutsamış bir şairdir.”

 

Azeri kökenli ilim insanı Attar; Vahapzade’nin Allah isimli şiirini bizim için coşkuyla okudu: 


"İdrakte yol açmış geceden gündüze Allah.
Güldürmesen öz gönlünü, gülmez yüze Allah.
Dünyaya şafaklar gibi Tanrım sepelenmiş,
Kalbin gözü yanmazsa, görünmez göze Allah!

Biliriz cisim değil, ya nedir Allah? 
En yüksek olan hakta, hakikattedir Allah.
Dondunsa Tekâmül ve güzellikler önünde,
Derket, bu taaccübde, bu hayrettedir Allah.

Bildik, biliriz, gizlidir insandaki kudret,
Herkes onu fehmetmese, acizdir o, elbet.
İnsanın ezel borcudur insanlığa hürmet,
İnsanlığa hürmette, liyakattedir Allah."

 

   

 

 

BABASHOVA: AZERBAYCAN'IN MEHMET AKİF ERSOY'U

“Bahtiyar Vahapzade, 21. yy. da yalnız Azerbaycan’ın değil bütün Türk dünyasının büyük şairlerinden biriydi.” diyen Azeri akademisyen Doç. Dr. Zhala BABASHOVA ise, VAHAPZÂDE’yi Azerbaycan’ın Mehmet Akif’i olarak nitelenidiriyor: 

“Vahapzade, millet, vatan, Türklük anlayışlarını şiirinde işleyiş tarzı, günümüz Türk edebiyatındaki isimlerle kıyaslanırsa Mehmet Akif Ersoy ile kıyaslanabilir. Çünkü Mehmet Akif Ersoy, milli mücadele döneminde ve sonrasında milleti, vatanı için yaptıklarını Bahtiyar Vahapzade de Azerbaycan Milli Azadlık Harekâtı yıllarında yapmıştır. Bahtiyar Vahapzade vatan ve millet aşkını, ana dili sevgisini kor halinde kalbinde taşımış ve bunu okurlarına vermeye çalışmıştır. Bu yolda karşısına çıkan bütün engeller rağmen yaptığı mücadeleden bir bile olsun vazgeçmemiştir. Millet, milli ruh, milli haysiyet ve bunlara bağlı olarak diğer değerler şairin sanatının şah damarını oluşturuyor. Şair sanatının her döneminde bu kavram üzerinde düşündüklerini, hissettiklerini kâğıda dökmüştür.”  

 

 

 

VAHAPZADE, KABAKLI İLE YAKIN ARKADAŞLARDI

Bahtiyar Vahapzade’nin çok sevdiği türk edebiyatının öönemli isimlerinden Ahmet Kabaklı ile dostluğunun yıllar boyu sürdüğüne dikkat çeken Babashova makalesinde, Kabaklı’nın ölümünün şairi çok sarstığını ve uzun zaman o boşluğu Türkiye’ye her geldiğinde hissettiğini anlatıyor.

1960’larda başlayan özgürlük hareketlerinin öncülerinden biri olan Vahapzade'nin bu konuda kaleme aldığı 1959 tarihli Gülistan isimli şiirinde, ikiye bölünen (İran ve Rusya) Azeri halkının yaşadığı felaketleri anlattı. 

 

 

“Bahtiyar Vahapzade Sovyetler rejiminin uygulandığı en zor dönemde bile korkmadan 1959 senesinde yazdığı “Gülistan” şiiri şairin ağır bir depresyon geçirmesine neden olmuştur. Çünkü bu şiiri hiçbir yerde yayınlattıramadı. Yalnızca 1960 senesinde “ Şeki Fehlesi” gazetesinde, sonra da bir kitabında bu şiiri yayınlayabilmiştir. Fakat bundan sonra yazarın zor günler başlar. 1962 senesinde Gülistan şiiri yüzünden öğretmenlik yaptığı üniversiteden kovulmuş, iki sene zarfında ev hapsi yaşamıştır. Şair bu eserinde İran Şah’ının kanlı rejimi ve Lenin “Halkalar Hapishanesi” adlandırdığı Çarlık Rusya’sının Azerbaycan’ı ikiye parçalamasını ve bu emperyalist siyaseti özgürlük ve isyan duygusuyla kaleme almıştır.

12 Ekim 1813 senesinde İran ile Rusya arasında Gülistan kentinde imzalanmış Gülistan Antlaşması bu kentin adına da gölge düşürmüştür. Azerbaycan Güney ve Kuzey diye ikiye bölünür. Böylece tarihi topraklar iki başlı, bir kalpli bir bedene dönmüştür. Birinin kalbi Bakû’de, diğerinki ise Tebriz’de atar. Her ikisi de Azerbaycan için Mekke – Medine gibi kıymetlidir. “Gülistan” ın ilk kısmında bir asırlık hicran yaratan mukavelenin imzalanışından sonra Azerbaycan’ın zaman zaman başına kaldırdığını fakat sesinin hemen kesildiğini belirtir şair. Yazar “Gülistan” şiirinde vatanı kuşa benzetir, bu kuşun kanatlarından biri Güney diğeri ise Kuzey Azerbaycan’dır. Kuşun yükselmesi için iki kanada ihtiyacı vardır. Dolayısıyla bu şiirde yüzyıldan beri süren bu hasreti, ayrılığı bitirmeye çağrı vardır. Bahtiyar Vahapzade,  "Gülistan” eserinden sonra yazılarını Azerbaycan’da yayımlatamaz. Eserlerinin çoğu kardeş ülke Türkiye’de yayınlanır. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra bu rejime karşı olan eserlerini “ Sandıktan Sesler” başlığı altında neşrettirmiştir. 1980li yıllara kadar “Türk” kelimesini aslına uygun şekilde kullanamayan yazar yalnızca 1990 senesinden sonra Azerbaycan bağımsızlığını ilan ettikten sonra ruhu millet sevgisiyle taşan yazar senelerdir içinde birikenleri hiçbir sınır tanımadan yazmaya başlamıştır.”

 

 

Gülistan isimli eserinden dolayı 2 yıllığına üniversitedeki görevinden uzaklaştırılan Vahapzade, Azeri halkının sıkıntılarını konu ettiği pek çok eserini yurt dışına kaçırarak yayınlanmasını sağladı. Azerbaycan özgür olana kadar kanıyla, kalemiyle mücadele eden Bahtiyar Vahapzade, 1995 yılında Azeri özgürlük mücadelesindeki hizmetlerinden dolayı İstiklal nişanı ile ödüllendirilmiştir. Vahabzade  siyasette de adını duyurrarak, 1980-2000 yılları arasında da 5 defa milletvekili seçilmiştir. 

Kendi ana dilin de  40’ı aşkın şiir kitabı, 11 ilmi eser, 2 monografi, çeşitli piyesler ve yüzlerce makale yayınlamıştır. Genellikle özgürlük, yurt sevgisi, din gibi temaları ele aldığı eserleri pekçok dile çevrilmiştir.

Seksen dört sene usanmadan, yorulmadan, yılmadan çalışan,  son nefesine kadar da "vatanım, milletim, halkım" diyen Azerbaycan edebiyatının üstat kalemi Bahtiyar Vahapzede 13 Şubat 2009 senesinde vefat etti.

 

 


Bahtiyar Vahabzade’nin Eserlerinden Bazıları Şunlardır:
Şiirler ve Manzum Hikâyeler:

 

  •  Menim Dostlarım,
  •  Bahar,
  •  Dostlug Nağmesi,
  •  Ebedi Heykel,
  •  Çınar,
  •  Sade Adamlar,
  •  Ceyran,
  •  Aylı Geceler,
  •  Şairin kitaphanası,
  •  Etiraf,
  •  Şeb-i Hicran,
  •  İnsan ve Zaman,
  •  Bir Ürekde Dört Fesil,
  •  Seçilmiş Eserler,
  •  Kökler-Buğdaylar,
  •  Deniz-Sahil,
  •  Bir Baharın Garangusu,
  •  Dan Yeri,
  •  Payız Düşünceler,
  •  Şehitler,
  •  Özümle Sohpet,
  •  Mugam.

Tiyatro Eserleri:

  •  Vicdan,
  •  İkinci Ses,
  •  Yağıştan Sonra,
  •  Feryat,
  •  Darağacı,
  •  Artık Adam.

Hatıra-Seyahatname Eserleri:

 

  •  Sanatkar ve Zaman,
  •  Sadelikte Büyüklük,
  •  Derin Katlara Işık.

Diğer Dillere Çeviriler:

  •  Türkçe (Türkiye Türkçesi) 15 kitap
  •  Rusca 14 kitap
  •  İran’da Azerbaycan Türkçesi 5 kitap
  •  Ermenice 3 kitap
  •  Özbek Türkçesi 2 kitap
  •  Almanca 2 kitap
  •  İngilizce 2 kitap
  •  Türkmen Türkçesi 1 kitap

 

TDED MANİSA BAHTİYAR VAHAPZADE İÇİN BİR GECE DÜZENLİYOR

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Manisa Şubesi’nin düzenlenen Türk Dünyası’nda İz Bırakanlar  Bahtiyar Vahapzade – Abdurrahim Karakoç Şiirleri ve Türküleri Gecesi Programı 21 Ekim Cumartesi akşamı saat 20.00’da Celal Bayar Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi Salonu’nda gerçekleşecek. 

 

 

Azerbaycan’dan 20 Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığından 20 sanatçı olmak üzere toplam 40 sanatçının Vahapzade ve Karakoç’un eserlerini okuyup, seslendirecekleri gece TRT ve Azerbaycan devlet kanalları olmak üzere yerel ve bölgesel TV kanallarından da canlı olarak yayınlanacak. Düzenlenen program hakkında basın açıklamasında bulunan TDED Manisa Şube Başkanı ve AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ başta Manisalılar olmak üzere tüm vatandaşları düzenlenecek olan programa davet etti.

 

 

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Manisa Şubesi olarak bugüne kadar yaptıkları faaliyetlere bir yenisini daha ekleyecek olmanın mutluluğunu yaşadıklarını kaydeden AK Parti Manisa Milletvekili ve TDED Manisa Şube Başkanı Doç. Dr. Selçuk Özdağ, “Bahtiyar Vahapzade ve Abdurrahim karakoç Türk Dünyasının en büyük iki şairi Azerbaycan – Türkiye Tek Millet İki Devlet olarak aynı tarihi, kültürü paylaşan devletler. Her iki şairin de şiirleri ve türküleri okunacak o gece. Azerbaycan’dan 20 sanatçı geliyor. Nizam Nizamoğlu ve Bahtiyar Vahapzade’nin oğlu Azer geliyor. Abdurrahim Karakoç’un çocukları da 21 Ekim Cumartesi günü aramızda olacaklar. Aynı zamanda Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Numan Kurtulmuş bey, Azerbaycan – Türkiye TBMM Dostluk Grubu Başkanı Adana Milletvekilimiz Necdet Ünüvar bey yine aramızda olacaklar. Biz tüm Manisalıları o gece aramızda görmek istiyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığımıza teşekkür ediyoruz. Kültür ve Turizm İl Müdürümüz de çok büyük gayret sarfetti ve Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı 20 kişilik bir sanatçı grubu da o gün yine aramızda olacaklar. Programımıza tüm şiirseverleri bekliyoruz" dedi.

 

HABER: YASEMİN ALTUN

 

 

BAHTİYAR VAHAPZÂDE MANİSA Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500