"Baktım, öyle dememiş"

BAKMADAN YAZMANIN SONU

Bugün dikkatimi çeken iki köşe yazısından bahsederek bizim mahalle gazeteciliğinieleştirmek istiyorum.

İlki, Milliyet yazarı Mehmet Tezkan’ın köşe yazısı. Yazı şöyle başlıyor:

“Sabah radyo haberlerinde dinledim.. Başbakan ‘15 Temmuz’un tahribatı 1980 darbesinden daha yıkıcıdır’ demiş..

Kulaklarıma inanamadım. Kendi kendime Başbakan herhalde 12 Eylül’ü yaşamadı’ dedim; 12 Eylül’de çok uzaklardaydı ki hissetmedi..

Araştırdım.. Söylemiş, aynen şöyle demiş.”

Evet, Tezkan, kendisini şaşırtan haberi araştırmış ve bunun üzerine köşe yazısını kaleme almış.

İkinci örnek, Star yazarı Ahmt Kekeç. Daha evvel bu köşede “Meltem Cumbul, ne yaptı ne yapmadı?” diye bir yazı yazarak Kekeç’i eleştirmiştim. Zîrâ Kekeç, Cumbul’u eleştirirken yapmadığı bir şeyi, arkasını dönüp gittiğiniyazmıştı. Videoyu seyretmeden yorumlara bakarak yazdığı belli oluyordu.

Ahmet Kekeç, birkaç gün evvel CHP’li Öztürk Yılmaz hakkında, “Sadece Ak Partililer cezalandırılsın dyen moron kafa” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Sonradan ortaya çıktı ki Öztürk Yılmaz, böyle bir şey dememiş.

Peki ne demiş?

''ABD’nin tüm Türkleri cezalandırabilecek vize kararını doğru bulmuyoruz''

Bâzı haber siteleri bu haberi, “Amerika tüm Türkleri değil, AK Partilileri cezalandırsın” başlığıyla yorumlayarak vermiş. Haberin ayrıntısında ise Öztürk’ün, Merkel’in, “Erdoğan ve AK Partilileri kastederek, ''Türkiye’nin geriye kalan yüzde 50’sini cezalandırmamalıyız'' sözlerine gönderme yaptığı ifâde edilmiş. 

Anladığım kadarıyla Ahmet Kekeç, haber ayrınısını okumadan, sâdece başlığa bakarak “moron kafa” yazısını kaleme almış.

Kekeç gibi yazarlar şunu iyi bilmeliler ki böyle köşe yazıları, CHP karşısında bizi güçlü kılmadığı gibi küçük düşürüyor. Anadolu ağzıyla söylemek gerekrse dilimiz, boğazımıza kaçıyor.

Devam edelim...

Haberin aslı ortaya çıkınca Ahmet Kekeç, bugün düzeltme yapmış. “Baktım, öyle dememiş.” diyerek. Özür falan yok. Özürden kastım, Öztürk Yılmaz değil.

Esas özür, okuyucudan dilenir. “Ey okuyucu, seni yanılttım, zihnini bozdum. Başkası hakkında kötü düşünmene sebep oldum” demek bu kadar zor mu?

Okuyucu, bu özrü hak etmiyor mu?

Yazmadan evvel araştırmak bu kadar zor mu?

Haberin aslı bir tık ötedeyken sonradan bu kadar yorulmak niye?

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500