Referandum furyası tam gaz devam ederse! Fransa,İngiltere,İtalya...

Dış politika alanında 10 farklı başlık altında faaliyet gösteren Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi'nden Emre SERPER, İspanya'da Katalonya ile başlayan referandum krizleri ve sonrasında gelen bağımsızlık taleplerinin giderek diğer Avrupa ülkelerine de sıçrayacağı kanaatinde..

Referandum furyası tam gaz devam ederse! Fransa,İngiltere,İtalya...
Advert

 

Serper'in kaleme aldığı dikkat çekici makalede  Avrupa'nın yakın zamanda yaşayacağı siyasi krizleri ele aldı. Katalonya ile başlayan referandumlar sisilesi Avrupa'da pek çok ülkeyi sarsacağı benziyor.

 

İşte Serper'in "Küçültülmüş Avrupa Devletleri" başlıklı dikkat çeken analizi... 

 

Avrupa devletlerinin Orta Çağ’da var olan feodal devlet yapısından üniter devlet yapısına geçmesi bugünkü ülkelerin oluşmasını sağlamıştır. Merkezi yapının güçlenmesiyle beraber feodal sistem içerisinde bulunan küçük krallıklar ve prenslikler yerini daha güçlü otoritelere bırakmıştır. Özellikle İtalya ve Almanya’nın siyasi birliklerini sağlamalarıyla Avrupa’daki çok yapılı devletçikler ortadan kalkmıştır. I. ve II. Dünya Savaşı sırasında birçok kez değişen sınırlar Avrupa Birliği’nin kurulmasıyla netlik kazanmıştır. Bu netlik ise devletlerin kendi içlerinde aldığı siyasi kararlarla da belirgin hale gelmiştir. Siyasi iç yapılarında oluşturdukları özerk bölgeler, ülke içinde ortaya çıkabilecek çıkmazları engellemeye yetmiştir. Kendilerini birlik sayesinde güvende hisseden birçok Avrupa devleti sanayi ve ekonomilerini iyileştirme çabası içerisine girerek II. Dünya Savaşı sonrasında oluşan yıkımı ortadan kaldırmıştır.
 
Ekonomik olarak gelişen devletlerin kendi içlerinde oluşturdukları özerk yapılar, üniter devletlerin yol kat etmesinde önemli roller oynamıştır. Gerek turizm gerekse sanayi bölgesi olmalarından dolayı merkezi yönetime ekonomik katkıları fazlalaşmıştır. Bu durum ise özerk bölgelerin, zaman içerisinde kendi siyasi yetkilerini arttırmak istemelerine neden olmuştur.
 
İspanya içerisinde yer alan Katalan ve Bask bölgeleri birçok kez merkezi yönetimden bağımsız olmayı amaçlamışlardır. İspanya’nın kuzey batısında kalan Bask bölgesi Fransa sınırları içine de uzanmaktadır. İspanya İç Savaşı’nda Milliyetçilerin karşısında yer alan Basklılar kendi varlıklarını korumak istemişlerdir. Ulusal birliğin güçlü kalmasını isteyen General Franco ise İç Savaşı kazanıp başa geldiğinde Bask bölgesinin özerk yapısını feshederek Madrid’e bağlamıştır. Bu süreçten sonra Bask bölgesi özerk yapının da ortadan kalkmasıyla beraber bağımsızlıklarını kazanmak için mücadele etmek amacıyla 1951’de ETA adlı örgütü kurmuşlardır. Bu örgüt aracılığıyla terör faaliyetlerine girişmişler ancak gerekli başarıyı elde edememişlerdir. Fransa’dan yeterli desteği bulamayan örgüt 2011 yılında silahlı mücadeleyi bırakarak siyasi alanda faaliyet göstereceğini ilan etti. Bu durum üniter İspanya için sorun teşkil etmektedir. Özellikle Endülüs devletinin bölgeden çıkarılmasıyla başlayan birleşme, özerk yapıların bağımsız olma istekleriyle sekteye uğramaktadır. İspanya içerisindeki diğer bir özerk ve sorunlu bölge ise Katalonya’dır. Katalanların siyasi durumu Kastilya Krallığı ve Aragon Krallığı’nın birleşmesiyle İspanya üniter hale gelmiştir. Bu birleşmeden sonra çeşitli zamanlar içerisinde özerklik kazanan Katalanlar General Franco zamanında bu özelliklerini kaybetmişlerdir. Faşist dönemin sona ermesiyle tekrar eski özerkliklerine dönmüşlerdir.

2006’da yapılan referandumda ise Katalonya bölgesel parlamentosu vergilendirme ve yargısal işlerde gücünü1 pekiştirmiştir. Bununla da yetinmeyen Katalan bölgesi 2017’de İspanya’dan ayrılmak için referandum yapmıştır. Madrid tarafından yasadışı kabul edilen bu referandum her ne kadar polis müdahalesine neden olsa da halk tarafından oylanmıştır. TRT Haber’de ise sandığa giden Katalanların yüzde 90'ı bağımsızlığa "evet" dedi. Katalan yönetimi referandumda 5 milyon 300 bin kayıtlı seçmenden yarıya yakınının oy kullandığını2 haber yaparak referandumun bölge halkı için ne kadar önemli olduğunu göstermiştir. İspanya içerisinde yer alan iki bölgenin bağımsız olması durumunda üniter yapının sınırları küçülecek ve iki yeni devletçikle komşu olacaktır.
 
Fransa, bölgede üniter yapısı güçlü devletlerden biridir. Ancak kendisine bağlı bir ada olan Korsika kendi bağımsızlığını kazanmak için çabalamaktadır. Fransa’nın en yoksul bölgelerinden olan Korsika hem farklı etnik kimliğiyle hem de Fransa anakarasından kopuk coğrafi konumuyla Fransa için önemli sorunlardan biridir. Korsikalı kimliği, Fransa’daki etnik gruplar arasında kimlik bilinci en yüksek ve Fransa için en problemli olanıdır.3 Bu sorun olası bir bağımsızlık durumunda Fransa’nın üniter devlet yapılanmasını zedeleyecek ve jeopolitik kayıplara neden olacaktır. Adanın bulunduğu konum İtalya’ya yakınlığı ve Akdeniz’de olması bakımından önemlidir. Ortaya çıkacak bağımsızlık durumunda Akdeniz’de yeni bir devletin oluşması Avrupa devletlerinin artmasına neden olacaktır. Bu tür bağımsızlık taleplerine Avrupa Birliği sıcak bakmamakta ve üniter devletin yanında durmaktadır.
 

 

 


Monarşi geleneğinin devam ettiği Birleşik Krallıkta ise İngilizler, İskoçlar ile yüzyıllardır devam eden sorunu çözüme ulaştıramamışlardır. Birbirlerine üstünlük sağlamak için yaptıkları savaşları 1707 yılında sona erdirerek Büyü Britanya’yı oluşturdular. Ancak İskoçların bağımsızlık arayışları hala devam etmektedir. Kendi kendilerini yönetmek isteyen İskoçlar için bir de ekonomik neden söz konusudur. İskoçya’nın Shetland adası çevresinde bulunan petrol yatakları İskoçların bağımsız olmalarında etkin rol oynayacaktır. Bölgedeki petrol payını İngilizlerle paylaşmak istememeleri, İskoçları bağımsızlık yoluna itmiş olabilir. Hürriyet internet sitesinde, Birleşik Krallık, 2013 yılında Kuzey Denizi’nden günde 800 bin varil civarında petrol sağladığı4 haberi yer almıştır. Bu durum İskoçya bağımsızlığı konusunda önemli bir durum teşkil etmektedir. Ayrıca, bölgedeki doğalgaz ve petrolün büyük bir kısmı da Kuzey Buz Denizi’nden çıkarılmaktadır. 2014’te yapılan referandumda bağımsızlık çıkmış olsaydı, bu kaynaklar İngilizlerin elinden alınmış olacaktı. Bunun dışında ise Büyük Britanya dağılma sürecine girmiş olacaktı. Diğer bir sorun da birlik içerisinde bulunan Kuzey İrlanda’dır. İrlanda sorununun tarihsel bir geçmişi mevcuttur. Anglikan Kilisesi’nin Vatikan’dan ayrılmasıyla ada üzerindeki milletlerin Protestanlığı seçmesine karşılık İrlandalılar Katolikliği savunmuştur. İngilizlerin, İrlanda üzerinde hakimiyet kurması bu dönemden başlayarak günümüze kadar krizler içerisinde devam etmesine neden olmuştur. Daha sonra adanın İngilizler tarafından işgal edilmesi ve bölgeye yerleştirilen Protestanlar, adadaki krizi derinleştirmiştir. İrlanda adasında Protestan İngiliz varlığı istemeyen milliyetçi ve Katolik İrlandalılar mücadele için direniş örgütü olan İrlanda Cumhuriyet Ordusu’nu (IRA) kurmuşlardır. İngilizlerle silahlı mücadelelerini başlatan İrlandalılar günümüzde birleşik İrlanda hayalinden vazgeçmiş görünmektedirler. IRA’nın geri çekilme süreci 1994 yılında başlamış, terhis süreci ise 2005 yılında tamamlamıştır.5 Böylelikle Birleşik Krallık dağılma sürecini sorunsuz bir şekilde atlatmıştır ancak İskoçların bağımsızlık istekleri ise devam etmektedir.
Belçika üç bölgeden oluşmaktadır. Kuzeyde Flamanca konuşan Flaman bölgesi, güneyde Fransızca konuşan Valon bölgesi ve Brüksel bölgesi6dir. Günümüzdeki tabloya bakacak olursak; Flamanlar ülke içerisinde hem nüfus olarak hem de ekonomik güç olarak ağırlığı ellerinde bulundururken, Valonlar ise Flamanlara oranla daha az sayıda ve ekonomik olarak daha aşağı seviyededirler. Flamanlar %58’lik dilimi oluştururken, Valonlar %31 oranındadır. Bu tabloya rağmen Flamanlar ayrılık isteklerini son dönemde ciddi biçimde arttırmışlardır.7 Böyle bir durumda Belçika’nın bölünmesi Avrupa Birliği’nin de parçalanması anlamına gelecektir. Bölgedeki etnik gruplardan biri olan Flamanlar, olası bir ayrılma durumunda Hollanda ile birleşebilir. Valonlar ise Fransa’nın etkinliğinin bulunması nedeniyle Fransa sınırlarına dahil olabilme durumu vardır ancak bölgedeki parçalanma devletlerin küçülmesini ya da yok olması anlamına gelmektedir.
 
İtalya, siyasi birliğini geç tamamlayan ülkelerden biridir. Bu yüzden sömürge arayışında istediğini elde edememiş, I. ve II. Dünya Savaşı’nda kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmiştir. Ülkenin zengin tarihi yapısı olması, Venedik, Cenova gibi güçlü devletçikleri bir zamanlar içinde barındırması yine de üniter devlet yapısının sorunsuz olmasını engelleyememiştir. Ülkenin kuzey ve güneyi arasında ekonomik farklılıklar üniter yapının bozulmasına neden olabilecektir. İtalya'nın kuzeyindeki Padanya bölgesindeki ayrılıkçı hareketin de ana unsuru ekonomik nedenler. Lombardiya, Aosta, Piyemonte, Ligurya, Veneto ve Emilia-Romagna bölgelerini kapsayan ve adını Po Ovası'ndan alan Padanya, sanayi işletmeleri ve bankalarıyla İtalyan GSYH'sının önemli bir bölümünü oluşturuyor.8 İki bölge arasındaki ekonomik farklılıklar ülkenin üniter yapısını derinden sarsacak sorunlara neden olabilmektedir. İtalya’nın kuzeyinde yer alan diğer bir ayrılıkçı bölge ise Güney Tirol bölgesidir. I. Dünya Savaşı’ndan sonra Avusturya’dan alınıp İtalya’ya verilen bölge, ekonomik sorunların da etkisiyle bağımsızlık kartını oynayabilir.
 
Kuzey Kutbu ve Atlantik Okyanusu arasında yer alan ve büyük bölümü buzullarla kaplı, 57 bin nüfuslu dünyanın en büyük adası Grönland, 1775'ten itibaren Danimarka'nın sömürgesiyken 1953'te eyalet ve 1975'te otonom bölge haline geldi. 2008 yılında yapılan referandumda halkın yüzde 75'i, polis, adalet, sahil güvenlik dahil 30 alanda kontrolün Danimarka'dan Grönland hükümetine devrine destek vermişti. Referandumla zengin petrol ve maden kaynakları üzerinde de söz sahibi olan Grönland, sadece savunma ve dış politikada Danimarka'ya bağlı kalmayı sürdürüyor.9
 
Siyasi birliğini geç tamamlayan diğer bir Avrupa devleti olan Almanya 1871 yılında üniter devlet haline gelmiştir. Kendi askeri gücünü oluşturarak bölgede etkinlik kurmaya çalışan Alman devleti, kendisine gereken ekonomik gücü sömürge arayarak sağlamaya çalışmıştır. Avrupa kaynaklı iki dünya savaşından da yenilgiyle ayrılan Almanya, kısa süre içerisinde ekonomik yapısını güçlendirerek Avrupa’da güçlü bir devlet olmuştur. Avrupa Birliği içinde de etkinliğini arttırmış ve birlik içindeki ülkelerde siyasi ve ekonomik hakimiyet kurmuştur. Ülkenin federatif yapıda olması nedeniyle tam bir üniter devlet yapısında olmayan Almanya, eyaletlerin bir arada durmasıyla varlığını korumaktadır. Ancak Bavyera Eyaleti’nin ülkeye sağlamış olduğu ekonomik katkı nedeniyle Almanya’dan ayrılma olasılıkları mevcuttur. Bu olası ayrılmanın nedeni ise ülke ekonomisine aktarılan mali kaynakların kötü bir şekilde kullanılması ve Eyaletin bunu sorun haline getirmesidir. Söz konusu ayrılık düşüncesi hararetli olmasa da ileriki zamanlarda hararetli bir şekilde ortaya çıkabilir. Bu durum, Avrupa Birliği’nin kesin dağılması anlamına gelmektedir.
  
Doğu Avrupa’da bulunan Moldova içerisinde Transdinyester sorunu Rusya ve Batı’yı karşı karşıya getirmektedir. Moldova’da çoğunlukta bulunan Rumenlerin kendi dillerini resmi dil ilan ettirmeleri ve eski Sovyet kalıntılarını temizlemek istemelerine karşılık Transdinyester bölgesinde bulunan Rusların bu duruma karşı çıkmasıyla kriz patlak vermiştir. Batı, bu durumu Moldova’nın kendi iç sorunu olarak görmektedir. Ancak Rusya, sahip olduğu avantajı kaybetmemek için çabalamaktadır. Moldova’nın içinde yer alan bu bölgenin ayrılmasıyla birlikte bölünmüşlük Avrupa devletleri arasında artmış olacaktır.
 
Sonuç olarak, Avrupa Birliği içerisinde yer alan devletler kendi üniter yapılarını korumakta zorlanmaktadırlar. Brexit ile Birlik’ten çıkan İngiltere de kendi iç sorunlarıyla mücadele etmektedir. Avrupa Birliği, ortaya çıkan ayrılma isteklerinin karşısında durarak merkezi devletleri desteklemektedir. Ortaya çıkacak herhangi bir ayrılıkta diğer bölgeler de bu yolu takip edebilecektir. Bunun önüne geçmek için merkezi devletler gerekli tüm siyasi, ekonomik ve güvenlik seçeneklerini masaya yatıracaktır.  


1. “Catalonia endorses autonomy plan”, BBC News, 19 Haziran 2006, http://news.bbc.co.uk/2/hi/europe/5091572.stm (Erişim tarihi: 08.10.2017)
2. “Katalonya referandum sonuçları açıklandı”, TRT Haber, 02 Ekim 2017, http://www.trthaber.com/haber/dunya/katalonya-referandum-sonuclari-aciklandi-336033.html, (Erişim tarihi: 08.10.2017)
3. Bilgehan EMEKLİER, “FRANSA’NIN ETNİK KİMLİK SORUNLARINA POLİTİK-PSİKOLOJİK BİR YAKLAŞIM: KORSİKA ÖRNEĞİ”, http://www.bilgesam.org/incele/516/-fransa'nin-etnik-kimlik-sorunlarina-politik-psikolojik-biryaklasim--korsika-ornegi/#.WdpI1mi0PIU, (Erişim tarihi: 08.10.2017)
4. Merve ERDİL, “İskoçya ‘petrol sarhoşu’”, 21.09.2014, http://www.hurriyet.com.tr/iskocya-petrol-sarhosu27225139, (Erişim tarihi: 08.10.2017)
5. Yusuf ÇINAR, ÇATIŞMAYI DÖNÜŞTÜRME SAFHASINDA REHABİLİTASYON SÜRECİ: KUZEY İRLANDA ÖRNEĞİ, İstanbul, Bilgesam Yayınları, 2017, s.196
6. “AVRUPA’DAKİ SORUNLAR: AVRUPA’NIN KALBİ BELÇİKA KÖTÜ DURUMDA”, 26 Ağustos 2012, http://politikaakademisi.org/2012/08/26/avrupadaki-sorunlar-avrupanin-kalbi-belcika-kotu-durumda/, (Erişim tarihi: 08.10.2017)
7. Eren OKUR, “AB'de Ayrılıkçı Bölgeler ve Topluluklar”, 26 Ağustos 2009, http://www.bilgesam.org/incele/812/ab%27de-ayrilikci-bolgeler-ve-topluluklar/#.WdpUKmi0PIU, (Erişim tarihi: 08.10.2017)
8. Christoph Hasselbach ve Sabrina Müller-Plotnikow, “Avrupa'daki bağımsızlık hareketleri”, 02.10.2017, http://www.dw.com/tr/avrupadaki-ba%C4%9F%C4%B1ms%C4%B1zl%C4%B1k-hareketleri/a-40780329, (Erişim tarihi: 08.10.2017)
9. “Avrupa’nın bölünmek isteyenleri”, 20.09.2014, http://aa.com.tr/tr/dunya/avrupa-nin-bolunmekisteyenleri/118388, (Erişim tarihi: 08.10.2017)

 

Haber: Yasemin Altun

 

referandum
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500