Sadece 7 yaşında! Ayağı çıplak, kardeşi ise sırtında...

Myanmar'da ordu ve fanatik Budistlerin saldırılarından kaçan 7 yaşındaki Arakanlı Müslüman Yosar Hüseyin, henüz bebek olan kardeşini sırtında taşıyarak çamurlu yollardan geçip yalın ayak Myanmar'dan Bangladeş'e geçti.

Sadece 7 yaşında! Ayağı çıplak, kardeşi ise sırtında...
Advert

 

Arakanlı Müslümanlar, ordu ve fanatik Budistlerin saldırılarından kaçmaya devam ediyor. Dünya ise bu acı ve zorlu yolculuğu sadece izlemekle yetiniyor.

"İnsan hakları, demokrasi, hürriyet" denilince mangalda kül bırakmayan "modern" Avrupa ülkeleri o kadar aciz ki Myanmar'da yaşanan zulüm karşısında göstermelik kınamaktan başka bir şey yapmıyor, yapmak istemiyor.

Arakanlı Müslümanların, Bangladeş'e uzanan çileli yolculuğu ise dünyanın gözü önünde tüm hızıyla sürüyor.  Myanmar- Bangladeş sınırındaki Naf Nehri'ni ulaşmak bir dert, o katil nehri geçmek ayrı bir dert...

Yüzlerce Arakanlı'ya mezar olan nehirden henüz 7 yaşındaki Yosar Hüseyin ve ailesi geçmeye çalıştı bu kez... 

7 yaşındaki çocuk son iki haftada o kadar büyümüş, daha doğrusu büyümek zorunda kalmış ki..

Babasını kaybetmiş önce, sonra evini ve sonra da ülkesini... 

İki hafta önce Rathidaung kentindeki evlerini gün doğmadan basan Myanmar askerleri, kaçmaya çalışan babasını vurarak öldürdü

Ayağında bizim çocuklarımız gibi bırakın markalı bir ayakkabıyı, ayakkabının esamesi bile yok! Yosar Hüseyin,  henüz daha 7 yaşında, ayağı çırıl çıplak, yollardaki çamura inat tüm gücüyle geçmeye çalışırken sırtında ise koca dünyanın yükü yetmemiş bir de henüz bebek olan kardeşini taşıyor.

Manzara hazin bir manzara...

Manzara 7 yaşındaki bir çocuğun ve ailesinin yaşam savaşını, bizlerin ise insanlığımızdan utanç duymamız gerektiğini anlatıyor.

7 yaşında evin babası olmak zorunda kalan Yosar Hüseyin, sırtında taşıdığı kardeşinin giderek ağırlaştığını, taşırken de çok çok zorlandığını söylüyor. 

Hüseyin'ın annesi Firuz Begüm ise Myanmar- Bangladeş sınırında bulunan Naf Nehri'ne ulaşana kadar ailesiyle 6 gün boyunca yürüdüklerini, yolda ne bulurlarsa onu yediklerini, çok az dinlendiklerini anlatıyor. 

Kardeşini sırtında taşıyarak çamurlu yollardan geçip yalın ayak Myanmar'dan Bangladeş'e geçen Hüseyin ve annesi, oldukça zorlu geçen yolculuğun ardından Bangladeş'teki bir akrabalarının evine sığındı.

Arakanlı müslüman aile yaşam savaşını zor da olsa şimdilik kazanmış görünürken, pek çok Arakanlı Müslümana ise Bangladeş'e ulaşmak için girdikleri bu nehir onların kurtuluşu değil ancak mezarı oluyordu.

Hüseyin'in haberi dünyaca ünlü Amerikan Associated Press kaynaklı bir haber. Yani tüm dünya biliyor yaşanan 7 yaşındaki Hüseyin'in acılarını, orada yaşanan zulmü, sözde "barış dini" budist katillerin etnik bir temizlemeye yaptığının ise adı gibi farkında.. Sudan'ı bir avuç hristiyan zulüm altında bahanesiyle koca ülkeyi parçalayıp müslümanlar için 'Güney Sudan', hristiyanlar için 'Kuzey Sudan' diye ikiye bölen Batı, Arakan'a gelince dili lal oluyor. Neden? Müslüman diye olmasın...

Myanmar ordusunun, silahlı militanlarla mücadele gerekçesiyle Arakan'da sivillere düzenlediği saldırılarda 25 Ağustos'tan bu yana binlerce Müslüman hayatını kaybetti. Bölgeye giriş çıkışlara izin verilmemesi nedeniyle ölen sivil sayısı tam olarak tespit edilemiyor. Son saldırılarda 200'den fazla köy, ordu ve fanatik Budistler tarafından yok edildi.

Myanmar'da 1970'lerden bu yana sistematik saldırılarla etnik temizliğe maruz kalan yaklaşık 2 milyon Arakanlı Müslümanın yüzde 84'ü çevre ülkelere sığındı.

Haber: Yasemin Altun

 

arakan
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500