"Her dönemin yargısının 'kötüsü?suçlusu' olmayı başardım"

Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarına açılan davada tutuklu muhabir Ahmet Şık savunma yaptı. Şık, "Mesleki faaliyetlerim nedeniyle her siyasal iktidarın ve her dönemin yargısının 'kötüsü?suçlusu' olmayı başardım. Kızıma bırakacağım bu mirastan gurur duyuyorum" dedi.
Eklenme Tarihi: 27.07.2017 04:18:58 - Güncellenme Tarihi: 16.01.2020 15:18:22

 

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi?nce büyük salonda yapılan duruşmaya, tutuklu sanıklar Akın Atalay, Ahmet Şık, Bülent Utku, Kadri Gürsel, Mehmet Murat Sabuncu, Önder Çelik, Hacı Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Güray Tekin Öz, Turhan Günay ve "jeansbiri'' hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu ile bazı tutuksuz sanıklar katıldı.

Sanık avukatları, CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ile bazı yabancı heyetlerin de izlediği duruşmaya, firari sanıklar Can Dündar ve İlhan Tanır gelmedi.


CHP Milletvekili Mahmut Tanal, İstanbul Barosu Başkanı avukat Mehmet Durakoğlu, gazeteci Hasan Cemal, yazar Oya Baydar ile çok sayıda yerli-yabancı gazeteci ve sanık yakını da duruşmaya izledi.

İzleyici sayısının çokluğu nedeniyle duruşma salonuna gelen bazı kişiler salon dışında kaldı.


AHMET ŞIK: HER DÖNEMİN 'KÖTÜSÜ-SUÇLUSU' OLMAYI BAŞARDIM


Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarına açılan davada tutuklu muhabir Ahmet Şık savunma yaptı.

Şık savunmasında daha önce yazdığı kitap nedeniyle FETÖ'cü savcı ve hakimler tarafından tutuklanmasını hatırlattı.

Ahmet Şık FETÖ'nün 45 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu son 15 yılda devlet içindeki gelişiminin hızlandığını söyledi. Örgütün devlet içindeki yapılanmasından dönemin hükümet yetkililerini sorumlu tuttu.

Ahmet Şık, mahkemedeki ifadelerinin bir savunma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Şık, "gazetecilik suç değildir. Mesleki faaliyetlerim nedeniyle her siyasal iktidarın ve her dönemin yargısının 'kötüsü?suçlusu' olmayı başardım. Kızıma bırakacağım bu mirastan gurur duyuyorum" dedi.

Duruşmada gazete yazarlarından Hakan Kara ve kitap eki yayın yönetmeni Turhan Günay da ifade verdi. Her iki isim de gazetede terör savunucusu yayınlar yapıldığı iddiasını reddetti.


AHMET KEMAL AYDOĞDU: BYLOCK KULLANICISI DEĞİLİM

Sanık Ahmet Kemal Aydoğdu, FETÖ'nün şifreli mesajlaşma programı olan Bylock kullanıcısı olmadığını iddia ederek, HTS kayıtlarındaki Bylock kullanıcıları olduğu iddia edilen telefon numaralarının tamamının okulundaki öğretmenler, yöneticiler ve öğrenci velileri olduğunu öne sürdü.

Söz konusu görüşmelerin öğretmen veli çerçevesinde gerçekleştiğini savunan sanık Aydoğdu, Twitter'daki "Jeansbiri" hesabının kendisine ait olmadığını iddia etti.

Yakalandığı evde bulunan paranın ise evin sahibi olan arkadaşına ait olduğunu söyleyen Aydoğdu, arkadaşının da bunu gözaltındayken evde bulunan her şeyin kendisine ait olduğunu söylediğini anlatarak, kendine ait evde yapılan aramada ise herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığını savundu.

KHK ile FETÖ ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle kapatılan bir okulda öğretmenlik yaptığına ilişkin beyanda bulunan sanık Aydoğdu, "KPSS?yi kazanamadım. Bu nedenle birçok özel okula başvurdum. Beni bu okul kabul etti, 2011 yılında çalışmaya başladım. Merdiven altı bir okulda çalışmadım, yasal bir okulda çalıştım." ifadesini kullandı.

Aydoğdu'nun savunmasının tamamlanmasının ardından davadaki tüm tutuklu sanıkların ifadeleri alınmış oldu.

Mahkeme heyeti savunmalara ara vererek, duruşmayı 27 Temmuz 2017 tarihine erteledi.


KARASİNİR: HİÇBİR ŞERİATÇI, TERÖRİST VE DARBECİ ÖRGÜTE YARDIM ETMEDİM

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesince büyük salonda süren duruşmada, savunma yapan tutuklu sanıklardan Hakan Karasinir, 34 yıldır Cumhuriyet gazetesinde çalıştığını anlatarak, gazetede bugüne kadar 2 bini aşkın haber, röportaj, söyleşi ve köşe yazısı yayınlandığını ve bunların arasında FETÖ'yü öven tek bir yazının olmadığını savundu.

Gazetecilik yaşamı boyunca ne FETÖ'yü ne de başka bir terör örgütünü öven tek satır yazmadığını belirten Karasinir, "Ne FETÖ ile ne de başka bir dinci cemaat veya tarikat ile hiçbir ilişkim olmadı, olamaz da. Çoğulcu, katılımcı demokrasiyi, laikliği, sağlıklı bir çevrede yaşam hakkını, kadın-erkek eşitliğini, temel hak ve özgürlükleri savunan bir gazeteci olarak bu iddianamede yer alan tüm iddiaları reddediyorum. Hiçbir şeriatçı, terörist ve darbeci örgüte yardım etmedim." diye konuştu.

Karasinir, FETÖ ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını, ByLock kullanmadığını ve Bank Asya'da hesabının bulunmadığını ifade ederek, FETÖ ile hiçbir alanda ortaklık ve alışveriş yapmadığını söyledi.

İddianamede, hakkında bir tur şirketiyle irtibatına ilişkin bir iddianın da olduğunu belirten Karasinir, tatile gitmek için aradığı tur şirketinin reklamlarının da her gün televizyon ve gazetelerde yer aldığını ifade etti.

Karasinir, Türkiye'de FETÖ ile en çok mücadele eden gazetenin Cumhuriyet olduğunu öne sürerek, "Gazete, 40 yıldır FETÖ ile mücadele etmektedir. Bunun 34 yılına ben tanığım. Fakat bugün Cumhuriyet yazar ve yöneticileri hapiste. Hem de FETÖ'cülükle suçlanıyorlar." dedi.

Karasinir, 9 aydır cezaevinde olduğunu anlatarak, "İnsanın özgürlüğünden yoksun kalması, çocuğundan, sevdiklerinden ayrı kalması elbette zor. Fakat benim için bundan da kötüsü, FETÖ'cü terörist olarak suçlanmaktır." ifadesini kullandı. 

Karasinir'in ardından söz alan tutuklu sanık Turhan Günay, diğer sanıkların iddianamedeki iddialara ilişkin savunma yaptığını belirterek, gazetedeki kariyerine ilişkin açıklamalarda bulundu.


274 SAYFALIK İDDİANAME


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca hazırlanan 274 sayfalık iddianamede, sanıklar Can Dündar, Mehmet Murat Sabuncu, Mehmet Kadri Gürsel, Aydın Engin, Bülent Yener ve Günseli Özaltay'ın "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme" suçundan ayrı ayrı 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

Gazetenin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Mehmet Orhan Erinç ve Önder Çelik'in "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme" ve "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçlarından ayrı ayrı 11,5 yıldan 43 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, sanıklar Bülent Utku, Hacı Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Hikmet Aslan Çetinkaya'nın "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme" ve "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçlarından ayrı ayrı 9,5 yıldan 29 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmalarını öngörülüyor.

İddianamede, sanıklar Güray Tekinöz ve Turhan Günay'ın "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme" ve "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçlarından ayrı ayrı 8,5 yıldan 22 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.


Twitter'daki "jeansbiri" hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu'nun "silahlı terör örgütünün yöneticisi olmak" suçundan 15 yıldan 22,5 yıla, firari sanık İlhan Tanır'ın "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, Ahmet Şık'ın "PKK ve DHKP/C'' silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etmek" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.

 

 

http://www.enpolitik.com/haber/145204/her-donemin-yargisinin-kotususuclusu-olmayi-basardim.html

Sizin Yorumunuz:

*
*