Düşmanlarımız, bizim ordu-millet karakterimizden hoşlanmazlar!

Ordu-millet kavramı Türk devletlerinde ortaya çıkmış bir kavramdır. Doğan her Türk erkeği savaşçı özellikle kazandırılarak yetiştirilir. Türkler’de askerlik herhangi bir meslek değil, herkesin bildiği ve gerektiğinde uyguladığı bir kavram olmuştur. İşte bu nedenle Türk devletlerinde ordu-millet kavramı çıkmıştır. Çünkü milleti oluşturan unsur insan, aslında orduyu da oluşturan bir askerdir. Millet ordusuz ordu miletsiz olmaz. Türk İslam Ülküsünün Fikir Babası Çağımızın Yesevî'si büyük mütefekkir Seyyid Ahmet Arvasi'nin 10 Şubat 1986'da yayımlanan makalesini 15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri Anma Haftası vesilesiyle bir kez daha yayınlıyoruz.

Düşmanlarımız, bizim ordu-millet karakterimizden hoşlanmazlar!
Advert

 

Milletlerin, kendilerine mahsus tipik yapıları vardır. Bu husus, birçok ilim ve fikir adamının dikkatini çekmiştir. Nitekim, Alman psikologlarından W. Wundt, bu noktadan hareketle bir “Kavimler Psikolojisi” yazmış; milletleri birbirinden ayıran belli başlı özellikleri belirtmeye çalışmıştır.

Gerçekten de milletlerin, tarihî tecrübeleri neticesinde ulaştıkları “ortak bir şuurları” vardır. Bu şuur, uzun asırlar boyunca ve nesilden nesle devredilen millî bir hayat mücadelesinin mahsûlüdür. Yanlış veya doğru, Batılı birçok fikir adamı, milletleri, psikolojik özelliklerine göre tasnif etmek istemişlerdir. Meselâ, bunlara göre, bazı milletler, “ferdiyetçi, özel teşebbüsçü ve dinamik”; bazı milletler, “cemiyetçi, devletçi ve teşebbüs ruhu zayıf”;  bazı milletler, “kültür ve medeniyet kurmada öncü”; bazı milletler, “taklitçi ve miskin” olurlar.

Bütün bunlar doğru mu? Elbette iddialar, kritik edilmeye muhtaç. Acaba bu hususlar, bir milletin tabiatı ve fıtratı icabı olabilir mi? Yoksa bunlar, şu veya bu zaruretlerle belli bir zaman parçası içinde milletlerin içine düştükleri durumları mı ifade ederler? Öyle anlaşılıyor ki ilim adamları, bu konuda ilmî, daha objektif kriterlere bağlanarak hüküm vermek zorundadırlar.

Bütün bunların yanında, kesin olarak bilinen bir husus vardır. Bu, ortak kültür ve medeniyetten kaynaklanan bir “ortak tavırlar” “meselesidir. Bu ortak tavırlar, bir milletin “ortak temel şahsiyetini” temsil eder. Ve eğitim yolu ile zaman içinde bütün ferdî hayatları da biçimlendirir.

Türk Milletinin de böyle bir temel özelliği var mıdır? Evet, vardır ve bu bizim “ordu-millet” karakterimizdir. Hakanlarını birer “Tanrı-Kut”, (Allah’ın bütün cihana gönderdiği birer ıslahatçı) olarak gören milletimizin en önemli özelliği ordu-mi olmasındadır. Bütün tarihimiz bu millî karakterimizin tezahürleriyle doludur. Üstelik milletimiz, bu ruh ve şuuru taşıdığı müddetçe de başarılı olmuştur. Türk Milleti için askerlik, düzen ve disiplin; onun dışındaki hayat, başıbozukluktur. Batı medeniyetinde sivil, medenî karşılığıdır da bizim dilimizde sivil, başıbozuk demektir. Yani Türk Milleti, disiplin ve hürriyetin dengesi üzerine kurulu bir yaşayışa alışkındır. O, hürriyet kadar disiplini de sever. Bu dengeyi kaybettiği zaman zarar uğrar.

Öte yandan yüce dinimiz cihadı bütün müminlere farz kılarken, bütün inananları Allah’ın ordusu durumuna sokar. İslâm dinine göre her mümin, gerektiğinde mukaddes bir savaşçıdır. İşte Türk’ün kollektif ruhu ile İslâmın buluştuğu güzel noktalardan biridir bu. Nitekim İslâmın cihad farzı, Türkün ordu-millet karakterini bütün haşmeti ile kavramış; onun bütün hayatında etkili olmuştur. Türk-İslâm kültür ve medeniyetindeki alperenler ve dervişgâziler, bu ruh ve şuurun tarihimizdeki ifadesi olmuştur.

Türkün ordu-millet karakterini yalnız savaş meydanlarına has bir şey zannetmeyiniz. Türk mimarken, çiftçi iken, esnaf iken, devlet memuru iken, sanatkârken, bestekâr iken, çini ve halı işlerken, top dökerken, öğretmen, öğrenci, ana ve baba iken, şairken, yazarken… hep bu ruh ve şuur ile hareket etmiştir

Düşmanlarımız, bizim ordu-millet karakterimizden hoşlanmazlar. Onlar, anti-militaristtirler.  Onlar, başıbozuk halk yığınlarından uydurma ordular kurmak sevdasındadırlar. Liberal ve kapitalist çevrelerin de bu konuda başka sıkıntıları vardır. Onlar, dağınık bir cemiyette daha kârlı çıkarlar. 

 

 

 

Seyyid Ahmet Arvasi
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500