Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan uçakta 'Katar' çıkışı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 zirvesi için Almanya’ya giderken uçakta gazetecilere gündeme dair önemli açıklamalar yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan uçakta 'Katar' çıkışı
Haberin videosu için tıklayın!

 

Körfez’deki Katar krizinde Türkiye olarak hassas dengeleri gözetmeye çalıştıklarını dile getiren Erdoğan, özetle şunları söyledi:

Şüphesiz ki biz dostlarımızla münasebetlerin bozulmasını istemeyiz. Ancak zulme de rıza gösteremeyiz. Benim karakterim ve inancım bu. İlkelerimize riayet etmeyeceksek, batsın bu siyaset! Zulme rıza gösterilemez. Doğruları söylemekten çekinmemek lazım. Ben Katar’ın önüne konulan 13 maddeye baktığım zaman, bunu da bir siyasi intihar olarak görüyorum. Bunların ne devletler hukukunda yeri var ne de uluslararası ilişkilerde yeri var. Katar’a adeta ‘sen devlet değilsin’ denilmek isteniyor. Bu iş değil. Hem basın özgürlüğü diyorlar hem El Cezire’yi kapat diyorlar. Basın özgürlüğünü savunanlar nerede? Bir tek Birleşmiş Milletler’den itiraz geldi, ‘kabullenmek mümkün değil’ dediler.

BİRİLERİNE JEST OLSUN DİYE KATAR’DAN ÇEKİLMEYİZ

Mesela “Türk üssü kapatılsın” deniyor. Ama ABD’nin, Fransa’nın üslerine bir şey dedikleri yok. France 24 kanalı bana bu üs meselesini sordu. ‘Jest olsun diye çekilir misiniz’ diye sordu. Ben anlaşmamıza sadık olduğumuzu belirttim. Niye çekilelim? 13 maddeyi verenler istedi diye çekilmeyiz. Bu Katar ile Türkiye arasında bir konu. Dolayısıyla böyle bir şeyi ancak Katar isterse, ancak Katar’a jest olsun diye yaparız. Kaldı ki 2014 yılında Suudi Arabistan için de bir üs önerisinde bulunmuştum. Katar’la ilk adımı attığımız o süreçte, Hadimü’l-Haremeyn Kral Selman’a arzu ederlerse Suudi Arabistan’da da bir üs düşünülebileceğini ifade etmiştim. Muhammed bin Selman da yanımızdaydı. Teklifimizi reddetmediler, değerlendireceklerini söylediler.  Ancak üzerinden 3 sene geçti cevap gelmedi. Katar’ın cevapları yerinde. Mesela, CENTCOM ve Fransa’nın Katar’da üs kurmak için Körfez İşbirliği Konseyi’nden izin almadıklarına dikkati çekiyorlar.
Biz haklının yanında olmalıyız. Uluslararası camia bu gerilime sessiz kalmamalıdır. Bu, uluslararası hukuku da ilgilendiren bir konudur. Katar’a terör devleti demek de büyük iftiradır. Ben Baba Emir’i de hali hazırdaki Emir Temim’i de gayet iyi tanırım, Katar iddiaların tam tersine teröre karşı sürekli mücadele etmiş bir ülkedir.

ALMANYA’NIN İNTİHARI

Almanya’da yaşanan bazı olaylar maalesef üzücü. Mesela, Alman Başbakanlığı’nın önünde bir aracın üzerine benim, Putin ve Suud Kralı Salman’ın resimlerinin konulup suikast çağrısı yapılan bir pankart açılması... Bu Alman polislerinin gözü önünde, medyanın huzurunda yapılıyor. Bu tür şeylere müsaade edilmesi büyük felaket. Hem dost olacağız, hem NATO’da müttefik olacağız hem de bu tür şeylere müsaade edilecek, terör örgütlerine göz yumulacak. Almanya’nın âdeta teröristlere yataklık eden bir ülke görüntüsü vermesi üzücü. Nitekim Alman Gizli Polis Teşkilatı’nın son raporu da bu endişelerimizi doğrular nitelikte. O raporda PKK’lıların mevcudiyeti, orada büyük miktarda haraç topladıkları itiraf ediliyor. Bunu ben de sürekli dile getiriyorum. Almanya Şansölyesi’ne 4 bin 500 dosya verdim, bir netice almış değiliz. PKK’lılar hâlâ Alman polisinin güvencesinde, orada en işlek caddelerde yürüyüşler yapabiliyorlar. Buna karşılık bizim ise orada soydaşlarımızla buluşmamıza engeller çıkarıyorlar. Böyle bir şeye müsaade edemeyiz diyorlar. Ben de tüm bunlar karşısında diyorum ki, bu tutum bir siyasi intihardır! Tüm bunları elbette Merkel’le yapacağım görüşmede de dile getireceğim.

RUSYA AFRİN’DEN RAHATSIZ DEĞİL

Çatışmasızlık bölgelerine ilişkin atılacak adımlar harita üzerinde de belli. Rusya’nın bu konuda bir rahatsızlığı yok. Biz Rusya ile bu bölgeyi belirlemişiz. Afrin’den bize olan saldırılar Rusya’nın kontrolü dışında olan olaylardır. Biz de bunlara angajman kuralları içinde karşılık vermeye devam ediyoruz. Bu Azez bölgesi ve Mümbiç için de geçerlidir. ABD Başkanı Donald Trump’la zaten telefonda yeni görüştük. Hamburg’ta bir görüşme fırsatı olur mu, bilemiyorum. Ama ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ile pazartesi günü İstanbul’da zaten görüşeceğiz.

MÜLTECİ MESELESİ

Mültecilere ilişkin olarak, bizim perspektifimiz, bu meselenin hem orta ve uzun hem de kısa vadeli yönlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğidir. Kısa vadede, uluslararası dayanışma ve yardımlaşmayı bir an önce tesis etmeliyiz. Orta ve uzun vadede ise insanları göçe zorlayan esas sebepleri ortadan kaldıracak adımlara yönelmeliyiz. Yüksek sınır duvarları ve dikenli tel örgüler arkasına saklanarak huzur aranmaz. Mültecilerin dramlarını görmezden gelerek, bu insanları dışlayarak, gettolara mahkum ederek meselenin çözülemeyeceği ortadadır. Hamburg’da da tekrar bu hususların altını çizeceğiz.

TERÖRLE MÜCADELE

Bugün küresel istikrarı tehdit eden en ciddi bela; terördür, teröristlerdir. Son saldırılar, dünyanın hiçbir ülkesinin terör tehdidinden uzak olmadığını göstermiştir.
Bakınız biz yıllardır, terörle mücadelede ilkeli, tutarlı ve kararlı bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurguluyoruz. Farklı gerekçelerle teröre şaşı bakmanın, eli kanlı caniler arasında ayrım yapmanın yanlışlığını ifade ediyoruz. Unutulmamalıdır ki; terörle çuvala giren, ısırılmaktan kurtulamaz. Hiç kimsenin kısa vadeli hesaplar adına geleceğimizi karartmaya hakkı yoktur.

Ülke olarak, gerek DEAŞ, gerek PKK-PYD, gerekse FETÖ konusunda, muhataplarımızı bilgilendirmeye, uyarmaya devam edeceğiz. Her yıl PKK terör örgütü Avrupa’da on milyonlarca Avro para topluyor. Terörün finansmanının engellenmesi noktasında Avrupalı ülkelere önemli sorumluklar düşüyor. Bütün bu hususları inşallah Hamburg’da ayrıntılarıyla ele alacağız.

Kaynak: Türkiye Gazetesi

 

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan G20
Sen de Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500