Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Gündem Haber Girişi: 07.09.2021 - 14:14, Güncelleme: 07.09.2021 - 14:14

Akşener: Biz “her kafadan bir ses çıkıyor” diye tanımlanan bir siyasi yapıyız, demokrasi bu

 

Akşener: Biz “her kafadan bir ses çıkıyor” diye tanımlanan bir siyasi yapıyız, demokrasi bu

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Siyaset Akademisi Başkanlığı tarafından düzenlenen İyi Siyaset Sertifika töreninde konuştu. İyi Parti lideri, “İlimi de bilimi de bünyesinde barındıran bir siyasi parti olacağız” dedi. "Biz her kafadan bir ses çıkıyor diye tanımlanan bir siyasi yapıyız. Evet demokrasi bu" diyen Akşener, dünyada tartışılmaya başlandığını belirttiği "melez siyaset" kavramına değindi.
Eğitimlerini tamamlayan 245 öğrenciye sertifikaları verildi. Genel Merkez’de düzenlenen törende, eğitimlere tam katılım gösteren 19 kişinin sertifikasını İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener verdi.  Siyaset Akademisi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akalın’ın açılış konuşmasını yaptığı törene, Genel Başkan Yardımcıları Şenol Sunat, Ümit Dikbayır, Bahadır Erdem, Ümit Özlale katılım gösterdi.  Akşener yaptığı konuşmada; ilimi de bilimi de bünyesinde barındıran bir siyasi parti olacaklarının altını çizerek şunları söyledi: “Biz her kafadan bir ses çıkıyor diye tanımlanan bir siyasi yapıyız. Evet demokrasi bu. Bilimsel bir kavram tartışılıyor, bize çok uygun melez siyaset. Dünya bunu tartışıyor şu anda. Ben bir kadın genel başkanım reflekslerim farklı. İlim deniliyor da ben bilim diyorum çünkü ilim demek Müslümanlığın bilimin içerisine konulması demektir. Cumhuriyetin kurulduğu andan itibaren yapılan kavramlar üzerinden, cumhuriyeti kuranlarla ona itiraz edenler arasında bir kavgadır. Bilim denilince pozitivizm anlaşılır ben bilim deyince hocam ilim diyecek sonuç itibarı ile biz her ikisini de bünyesinde barındıran bir siyasi parti olacağız. Dediğim şey hem demokrasi hem melez siyaset. Bu kadın davranışı ile ister siyaset ister başka bir şey erkek davranışı arasındaki farkı incelemeye çalışıyorum. Bu konuda bilimsel ve felsefik bazı çalışmalara rastladım şimdilik bir yere gelmiş değilim. Eğer biz erkek davranışı ile kadın davranışının sebeplerini sonuçlarını ve atılan adımlar noktasını doğru anlayabilirsek bizim partimizin bu ülkeyi tek başına yönetmesinin önünde hiçbir engel yoktur. Kadınların hem en büyük gücü hem de erkekler karşısındaki en problemli alanı empatisi, yer değiştirme, aynı zamanda büyük bir güç. Bunu bir güç haline getirdiğinizde erkeğin o gerekirse bilek bükerek çözümüyle yan yana geldiğinde bu ikisi gerçekten inanılmaz bir güç haline geliyor. Ben bunu öğrencilerle özelikle paylaşmak istedim öncelik sıralamalarını doğru belirlemek lazım kavramsal karmaşa dünyada var Türkiye’de var onlara çok fazla takılmadan ortak noktalarımızla, bizi biz yapan önceliklerimizle, parti aidiyetini böyle yaparak, başka siyasi görüşteki arkadaşlarımıza saygı duyuyorum onların da belki bilmesi, belki bu konuda başka bir şeylere bakması açısından söylüyorum. Daha büyük alanda baktığınız zaman Türkiye’nin bu kutuplaştırılmış, birbiri ile ters düşmüş yani ortak noktalarımızdan ziyade farklılıklarımızın ortaya çıktığı bu dil, bu yeni Türkiye, yani bugünün yeni Türkiye’si bu. Bunu da aşmanın yolu hangi siyasi görüşte olursa olsun bu dediğim farklılıkların enerji olabileceğini, bizi bir yapabileceğini anlayabileceğimiz bir bakış açısını biz büyükler darma duman ettik belki siz gençler bunu oluşturabilirsiniz. Ben bizim partimizin mensuplarına bunu bir talimat olarak veriyorum. Yani fikirlerinizden vazgeçmek anlamını taşımıyor. Bir şeyi daha söyleyeyim, uzun zamandır düşünüyorum Eren Bülbül, Allah rahmet eylesin ama şehit olduğu zaman fark ettik. Eren 14 yaşında bir çocuk ne yazmış, hiç kimse de iyi ki varsın denilmemesi. Algıda seçicilik, utanıyoruz da ondan, şuur altımızda utanıyoruz. Nasıl bir toplum 14 yaşında bir çocuğa şunu yazdırır, ‘Hiç kimse de çıkıp demiyor ki, iyi ki varsın Eren’ şimdi bu kutuplaştırmanın insanları özensizleştirdiği bir alan bu. İltifat etmekten vazgeçtik, güzel söz söylemekten vazgeçtik, övmekten vazgeçtik. Bana bir arkadaşım güzel bir şey söylemeye çalıştığında bir paragraf yağcılık yapmadığını anlatıyor. Yahu niye yağcılık olsun zaten gagalanıp duruyorum ben, bir güzel kelime bir güzel cümle sarf etmek niye yağcılık olsun. Bunların hepsi bu kutuplaşmanın getirdiği tırnak çıkarıp kirpi gibi olmanın sonucu. Benim size söyleyeceğim şey, hayatınızda başarılar diliyorum ama asla vazgeçmeyeceğiniz bir şey olsun, planla, uygula, kontrol et, önlem al. Başarılar diliyorum teşekkür ederim.”   
İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Siyaset Akademisi Başkanlığı tarafından düzenlenen İyi Siyaset Sertifika töreninde konuştu. İyi Parti lideri, “İlimi de bilimi de bünyesinde barındıran bir siyasi parti olacağız” dedi. "Biz her kafadan bir ses çıkıyor diye tanımlanan bir siyasi yapıyız. Evet demokrasi bu" diyen Akşener, dünyada tartışılmaya başlandığını belirttiği "melez siyaset" kavramına değindi.

Eğitimlerini tamamlayan 245 öğrenciye sertifikaları verildi. Genel Merkez’de düzenlenen törende, eğitimlere tam katılım gösteren 19 kişinin sertifikasını İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener verdi.  Siyaset Akademisi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akalın’ın açılış konuşmasını yaptığı törene, Genel Başkan Yardımcıları Şenol Sunat, Ümit Dikbayır, Bahadır Erdem, Ümit Özlale katılım gösterdi.  Akşener yaptığı konuşmada; ilimi de bilimi de bünyesinde barındıran bir siyasi parti olacaklarının altını çizerek şunları söyledi:

“Biz her kafadan bir ses çıkıyor diye tanımlanan bir siyasi yapıyız. Evet demokrasi bu. Bilimsel bir kavram tartışılıyor, bize çok uygun melez siyaset. Dünya bunu tartışıyor şu anda. Ben bir kadın genel başkanım reflekslerim farklı. İlim deniliyor da ben bilim diyorum çünkü ilim demek Müslümanlığın bilimin içerisine konulması demektir. Cumhuriyetin kurulduğu andan itibaren yapılan kavramlar üzerinden, cumhuriyeti kuranlarla ona itiraz edenler arasında bir kavgadır. Bilim denilince pozitivizm anlaşılır ben bilim deyince hocam ilim diyecek sonuç itibarı ile biz her ikisini de bünyesinde barındıran bir siyasi parti olacağız. Dediğim şey hem demokrasi hem melez siyaset.

Bu kadın davranışı ile ister siyaset ister başka bir şey erkek davranışı arasındaki farkı incelemeye çalışıyorum. Bu konuda bilimsel ve felsefik bazı çalışmalara rastladım şimdilik bir yere gelmiş değilim. Eğer biz erkek davranışı ile kadın davranışının sebeplerini sonuçlarını ve atılan adımlar noktasını doğru anlayabilirsek bizim partimizin bu ülkeyi tek başına yönetmesinin önünde hiçbir engel yoktur. Kadınların hem en büyük gücü hem de erkekler karşısındaki en problemli alanı empatisi, yer değiştirme, aynı zamanda büyük bir güç. Bunu bir güç haline getirdiğinizde erkeğin o gerekirse bilek bükerek çözümüyle yan yana geldiğinde bu ikisi gerçekten inanılmaz bir güç haline geliyor.

Ben bunu öğrencilerle özelikle paylaşmak istedim öncelik sıralamalarını doğru belirlemek lazım kavramsal karmaşa dünyada var Türkiye’de var onlara çok fazla takılmadan ortak noktalarımızla, bizi biz yapan önceliklerimizle, parti aidiyetini böyle yaparak, başka siyasi görüşteki arkadaşlarımıza saygı duyuyorum onların da belki bilmesi, belki bu konuda başka bir şeylere bakması açısından söylüyorum. Daha büyük alanda baktığınız zaman Türkiye’nin bu kutuplaştırılmış, birbiri ile ters düşmüş yani ortak noktalarımızdan ziyade farklılıklarımızın ortaya çıktığı bu dil, bu yeni Türkiye, yani bugünün yeni Türkiye’si bu. Bunu da aşmanın yolu hangi siyasi görüşte olursa olsun bu dediğim farklılıkların enerji olabileceğini, bizi bir yapabileceğini anlayabileceğimiz bir bakış açısını biz büyükler darma duman ettik belki siz gençler bunu oluşturabilirsiniz. Ben bizim partimizin mensuplarına bunu bir talimat olarak veriyorum. Yani fikirlerinizden vazgeçmek anlamını taşımıyor.

Bir şeyi daha söyleyeyim, uzun zamandır düşünüyorum Eren Bülbül, Allah rahmet eylesin ama şehit olduğu zaman fark ettik. Eren 14 yaşında bir çocuk ne yazmış, hiç kimse de iyi ki varsın denilmemesi. Algıda seçicilik, utanıyoruz da ondan, şuur altımızda utanıyoruz. Nasıl bir toplum 14 yaşında bir çocuğa şunu yazdırır, ‘Hiç kimse de çıkıp demiyor ki, iyi ki varsın Eren’ şimdi bu kutuplaştırmanın insanları özensizleştirdiği bir alan bu. İltifat etmekten vazgeçtik, güzel söz söylemekten vazgeçtik, övmekten vazgeçtik. Bana bir arkadaşım güzel bir şey söylemeye çalıştığında bir paragraf yağcılık yapmadığını anlatıyor. Yahu niye yağcılık olsun zaten gagalanıp duruyorum ben, bir güzel kelime bir güzel cümle sarf etmek niye yağcılık olsun. Bunların hepsi bu kutuplaşmanın getirdiği tırnak çıkarıp kirpi gibi olmanın sonucu. Benim size söyleyeceğim şey, hayatınızda başarılar diliyorum ama asla vazgeçmeyeceğiniz bir şey olsun, planla, uygula, kontrol et, önlem al. Başarılar diliyorum teşekkür ederim.”   

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve enpolitik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.